Henüz 8 yaşındayken içinde bulunduğu çocuk grubu "the eight lancashire land" (Sekiz Lancashireli Delikanlı) ile profesyonelliğe adım attı.


Siyah beyaz filmlerinde belli olmasa da Charlie Chaplin aslında mavi gözlüdür.


1931 yapımı Şehir Işıkları, Charlie Chaplin'in kendi filmleri arasında favorisi olan filmidir. Chaplin, yapımcılığını, yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği bu filmin aynı zamanda müziklerini de bestelemiştir.


1925 yılında yönetip rol aldığı Altına Hücum filminde yediği ayakkabı bağcığı, meyan kökünden yapılmıştı. Sahne 63 tekrar çekildikten sonra Chaplin insülin şokuna girdi ve hastaneye kaldırıldı.


1925 yılında yönetip rol aldığı Altına Hücum filmidir. Film, sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi ikinci filmi olarak kabul edilir.

Charlie Chaplin, 1915 yılında gizlice katıldığı "Charlie Chaplin'e benzeyenler" yarışmasında üçüncü olmuştur.


1940 yapımı "Büyük Diktatör" filminde Adolf Hitler'i canlandırmıştır. Chaplin'in ilk sesli filmi olan bu filmde, Nazizm ve Chaplin tarafından canlandırılan Adolf Hitler, sert bir şekilde eleştirilir.


Charlie Chaplin, 1925 yılında Time dergisine kapak olan ilk aktördür.


Ailesinden para koparmak isteyen hırsızlar, 1977 yılında Charlie Chaplin'in tabutunu çaldılar. Hırsızlar 11 hafta sonra yakalandı. Ardından tabut, yerin 182 santimetre altında üzerine beton atılarak gömüldü.


Charlie Chaplin'in oynadığı filmler arasında "Kid Auto Races at Venice" adlı film oldukça özeldir. Chaplin, 11 dakikalık bu kısa filmde melon şapkasını takmış, bastonunu eline almış, dar ceketi, bol pantolonu ve büyük ayakkabılarıyla penguen yürüyüşü gerçekleştirerek ilk kez "Şarlo" (Chorlat) olarak görünmüştü. Ardından Charlie Chaplin bu karakterle özdeşleşti.


Charlie Chaplin "Şarlo" karakteriyle 60'tan fazla kısa film çevirdi. Bu serseri karakter bir anda çok tutmuştu. Çünkü o, otoriteyi temsil edenlerce hor görülüyor; ancak kendine acırken bile kendisiyle ve otoriteyle dalga geçebiliyordu.

Özellikle Amerika'nın büyük buhran içerisinde olduğu dönemde çektiği, kapitalizme ve sanayileşmeye ağır eleştiriler getiren Chaplin, kült filmi "Modern Zamanlar"da şöyle der: "Makineleşmeyle geliştirdiğimiz hızın içinde sıkışıp kaldık. Bereket bizi terk etti, bilgimiz bizi alaycı kıldı. Aklımız ise anlaşılmaz ve kaba. Çok düşünüp az hissettik. Teknolojiden çok insanlığa, zekâdan çok nezakete ihtiyacımız yok mu?"


Dört defa evlilik yapan Charlie Chaplin'in bu evliliklerden 11 çocuğu olmuştur.


Charlie Chaplin'in kendisi gibi oyuncu olan kızı Geraldine Chaplin, babasının hayatını anlatan 1992 yapımı "Chaplin" filminde, babaannesi Hannah Chaplin'i canlandırmıştır.


Charlie Chaplin, filmlerinde her zaman politik olarak nerede durduğunu belli etti. Büyük Buhran yıllarında hayal kırıklığı yaratan Amerikan Rüyası, ezilen işçiler, devletin ezici iktidarı ve faşizm onun temaları arasındaydı. Bu yüzden bazı çevreler onun açık vermesini bekliyordu.


Charlie Chaplin bazı kesimlere göre epey sivriliyor ve sessiz filmde diretmesini açıklarken bile Amerikan karşıtı duruşundan vazgeçmeyerek "Konuşursam beni sadece İngilizce bilenler anlayacak ama sessiz bir filmi herkes anlayabilir ve dünya Amerika'dan ibaret değil!" diyordu.

ABD'de yıpratıcı argümanlarla tepki gören Charlie Chaplin, 1952 yılında ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. 1973 yılında yaşlılığı döneminde Oscar Onur ödülüne layık görülen Chaplin, 20 aradan sonra ABD'ye döndüğünde kahraman gibi karşılandı. Chaplin, ödül almak amacıyla sahneye çıktığında ise seyirci tarafından tam 12 dakika boyunca alkışlandı. Oscar tarihinde bir daha böyle bir an yaşanmadı.


4 Ekim 1981 tarihinde Charlie Chaplin'in adı bir asteroide verilmiştir.

Yorumlar