Milli Eğitim Bakanlığı’nın Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yaptığı değişiklikler Resmi Gazete’de yayımlandı. Okul öncesi eğitimden öğrenci kayıt ve nakil işlemlerine, devamsızlıktan disiplin uygulamalarına kadar birçok alanda düzenleme getiren yönetmelikte, en çok tartışılan maddelerden biri ise öğrencilerin güvenliği amacıyla okul, pansiyon ve eklentileri ile gerekli görülen yerlerde arama yapılabilmesine yönelik düzenleme oldu.
“OKULLAR AÇILINCA TARTIŞMALAR BÜYÜYECEK”
Düzenlemeyi değerlendiren Eğitim-Sen Sakarya Şube Başkanı Yücel Kaçar, yönetmelikte yer alan birçok maddenin zaten uygulamada bulunduğunu ancak özellikle güvenlik ve öğrenci aramalarına ilişkin düzenlemelerin eğitim camiasında tartışma yaratacağını söyledi. Yaz tatili nedeniyle düzenlemelerin henüz geniş kesimlerin gündemine girmediğini belirten Kaçar, okulların açılmasıyla birlikte tartışmaların artacağını ifade etti.

“DEĞİŞİKLİKLER SAHAYA SORMADAN YAPILDI”
Bakanlığın değişiklikleri öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin ve akademisyenlerin görüşünü almadan hazırladığını savunan Kaçar, “Bu tüm dünyada eğitimle ilgili değişiklikler, sahadan gelen verilerin, bilim insanlarının incelemesiyle ve değerlendirmesiyle ortaya çıkar. Hem sahanın hem akademinin görüşleri alınarak ortak bir çalışma yapılır. Ama ne yazık ki bu çalışmada da, bu değişikliklerde de sahanın görüşleri alınmadan, öğretmenlere ve okul çalışanlarına dönüş olmadan yapılan değişikliklerdi" dedi.
“YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER PEDOGOJİK OLARAK UYGUN DEĞİL”
Nisan ayında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından yönetmeliğe gerekli görülen yerlerde arama yapılabilmesine ilişkin maddenin eklendiğini söyleyen Kaçar, şöyle konuştu:
"Ortaya çıkan güvenlik açığı, okullardaki güvenlik endişesi bazı değişikliklere yol açmış ve bu değişiklikler, pedagojik formasyonu zorlayan değişiklikler. Asıl tartışmanın buraya ilişkin olacağını düşünüyoruz. Örneğin öğrencilerin üst araması söz konusu olacak. Biz çocuklara özellikle özel alanlarını korumalarını, yabancıları, özel alanlarına sokmamaları konusunda uyarırız. Bu davranışı kazandırmaya çalışırken şimdi doğrudan özel alanlarına girip çocukların üst araması yapacaksınız. Bu oldukça sorunlu, oldukça sıkıntılı bir alan."
“ÖĞRETMENLER GÜVENLİK GÖREVLİSİ DEĞİL”
Kaçar, çocukların dijital araçlar, yasaklı yayınlar ile delici ve kesici aletlerden uzak tutulmasının önemli olduğunu ancak bunun pedagojik yöntemlerle sağlanması gerektiğini ifade etti. Öğretmenlerin güvenlik görevlisi olmadığını vurgulayan Kaçar, “Öğretmenlerin güvenlik formasyonu yok. Davranış değişikliğini sağlayacak önlemler almak yerine öğretmenleri polis ya da jandarma gibi çocukların üstünü arayacak bir konuma getirmek oldukça sorunlu bir değişiklik. Bu görevin öğretmenlere verilmesi hem yanlış hem de çözüm üretmeye yönelik değil. Ayrıca çocukların bu şekilde güvenlik uygulamalarına maruz bırakılması çeşitli travmalara ve gelişimlerini olumsuz etkileyecek sonuçlara yol açabilir” dedi.
“VELİLERİN OKULDAN UZAKLAŞTIRILMASI DOĞRU DEĞİL”
Velilerin okuldan uzaklaştırılmasının farklı sorunları beraberinde getirebileceğini söyleyen Kaçar, "Velilerin okula giriş ve çıkışlarının randevuya bağlanması, pozitif düşünülebilir ancak eğitim denen kavramın en önemli üç ayağında öğretmen, öğrenci, veli vardır. Siz birini devrenin dışına bırakıyorsunuz. Bu başka olumsuz sonuçlara da yol açabilir. Yaz dönemi olduğu için şu anda çok fazla gündeme girmiyor, insanların gündelik hayatını çok fazla etkilemiyor ama eylül ayından itibaren okullar açıldıktan sonra çok ciddi tartışmalar yaşanacağı görünüyor” diye konuştu.





