Devlet memurlarının YouTube, web siteleri ve sosyal medya platformlarında içerik üretmesi ile mobil uygulama geliştirmesi ve bu faaliyetlerden gelir elde etmesiyle ilgili resmi değerlendirme yapıldı. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) 17 Haziran 2026 tarihli görüş talebi üzerine Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan değerlendirmede, söz konusu faaliyetlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin görüşlere yer verildi.
Genel Sekreter a. Personel ve Prensipler Genel Müdür V. Ali Yavuz Birincioğlu imzasıyla YÖK'e gönderilen yazıda, memurların dijital platformlardaki kazanç getirici faaliyetlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesinde yer alan "Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" kapsamında olduğu bildirildi.
TİCARİ KAZANÇ
Söz konusu yazıda, Hazine ve Maliye Bakanlığının 20.08.2026 tarihli cevabi yazısı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na da atıfta bulunuldu. Kanunun 37. maddesinde her türlü ticari faaliyetten doğan kazancın "ticari kazanç" olduğu, mükerrer 20/B maddesiyle sosyal içerik üreticileri ve uygulama geliştirenlerin kazançlarına vergi istisnası getirildiği hatırlatıldı.
Ancak vergi mevzuatındaki bu düzenlemenin kazancın niteliğini değiştirmediği vurgulandı. Kanun koyucunun bu gelirleri özünde "ticari kazanç" olarak kabul ettiği, sadece belirli şartlarla gelir vergisinden muaf tuttuğu ifade edildi.
VERGİ İSTİSNASI
Yazıda, sosyal içerik üreticiliği ve mobil uygulama geliştiriciliğinde vergi istisnasından yararlanabilmek için uygulanan mevcut mevzuat kriterleri şu şekilde sıralandı:
Türkiye'de kurulu bankalarda özel bir hesap açılması ve tüm hasılatın bu hesap üzerinden tahsil edilmesi.
Bankalar tarafından bu hesaplara aktarılan tutarlar üzerinden %15 oranında gelir vergisi kesintisi (tevkifat) yapılması.
Yıllık kazancın Gelir Vergisi Kanunu'nun 103. maddesindeki dördüncü gelir dilimini aşmaması. (2026 yılı için bu sınır 5 milyon 300 bin TL olarak uygulanıyor; bu tutarı aşanlar istisnadan çıkarak genel ticari kazanç hükümlerine tabi oluyor.)
Cumhurbaşkanlığı'nın görüş talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen 20.08.2026 tarihli cevabi yazıda kritik bir hukuki değerlendirme yer aldı.
AZANÇ SAĞLAMA
Gelir İdaresi Başkanlığı, bir faaliyetin ticari sayılması için doğrudan kazanç sağlama kastının bulunmasının şart olmadığını belirterek şu tespitte bulundu:
"Ticari faaliyet; bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması, böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin 'ticari faaliyet' olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak bir faaliyetin 'ticari faaliyet' sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte faaliyeti icra edilen organizasyonun bütün unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır."
DİSİPLİN SUÇU
Açıklanan resmi görüşler doğrultusunda, bir devlet memurunun doğrudan gelir sağlama amacı bulunmasa dahi kazanç sağlama potansiyeline sahip bir web sitesi kurması, internet haberciliği yapması, YouTube veya benzeri platformlarda içerik üretmesi ya da uygulama geliştirmesi ticaret yasağının ihlali olarak değerlendirilecek.
Mevzuatta memurlar için özel bir muafiyet düzenlemesi yapılmadığı sürece, dijital ortamlarda içerik üreten veya uygulama geliştiren devlet memurları 657 sayılı Kanun kapsamında disiplin soruşturması ve disiplin cezası riskiyle karşı karşıya kalacak.




