Haberlisin Genel Yayın Yönetmeni Güven Hasbaş’ın sunduğu Ters Açı programına konuk olan Levent Bülbül’ün “Bir tane CHP'li babayiğit var mı ‘ Ekrem İmamoğlu yolsuzluk yapmamıştır’ diyebilecek?” açıklamasına CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent ve CHP Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu tepki göstermişti. Taşkent ve Curoğlu, iddiaların delilsiz olduğuna vurgu yaparak, “TRT ekranlarında, canlı yayında, milletin gözü önünde görülecek bir duruşmayla ele alınmasın” ifadelerini kullanmışlardı.

“CHP’NİN SORUMLULUKTAN KAÇMA ÖRNEĞİ”

Taşkent ve Curoğlu’nun açıklamalarına bu kez AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever’den cevap geldi. Yapılan açıklamaların Sakarya’ya ve Türkiye siyasetine herhangi bir katkı sunmadığını savunan Tever, “Aksine bu tutum, CHP’nin yıllardır değişmeyen sorumluluktan kaçma ve gerçekleri örtme alışkanlığının yeni bir örneğidir” ifadelerini kullandı.

“Son günlerde CHP Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu ve CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent tarafından yapılan açıklamalar, siyasi nezaketten tamamen uzak, gerçeklikten kopuk ve açıkça algı operasyonu niteliği taşımaktadır.” diyen Tever, “Bu açıklamalar ne Sakarya’ya ne de Türkiye siyasetine en ufak bir olumlu katkı sunmamaktadır. Aksine, CHP’nin yıllardır değişmeyen sorumluluktan kaçma ve gerçekleri örtme alışkanlığının yeni bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.” dedi.

“PARMAK SALLAYARAK KİMSE MASUM İLAN EDİLEMEZ”

CHP’nin devam eden hukuki süreçleri itibarsızlaştırmaya çalıştığını öne süren Tever, şu ifadeleri kullandı:
“AK Parti olarak açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz: Cumhuriyet Halk Partisi, kendi içindeki dağınıklığı, yönetim krizini ve siyasi tükenmişliğini gizlemek amacıyla her fırsatta yargıyı hedef almakta, devam eden hukuki süreçleri itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. “Delil yok” söylemleriyle gerçekler ortadan kalkmaz. Yargıya baskı kurarak, sokak diliyle mahkemelere parmak sallayarak kimse masum ilan edilemez.

“MİLLETİN AKLIYLA ALAY EDİYORLAR”

CHP’nin Ekrem İmamoğlu üzerinden yürüttüğü algı operasyonlarının amacı, milletimizin aklıyla alay etmekten başka bir şey değildir. İmamoğlu etrafında koparılan bu yaygara, CHP’nin yıllardır sürdürdüğü “hesap vermemek için bağırma” siyasetinin bir yansımasıdır. Oysa Türkiye bir hukuk devletidir; seçilmiş olmak, hukukun üstünde olmak anlamına gelmez. Kendilerini yargıdan muaf görenlerin, bağımsız mahkemelerin vereceği kararlardan neden bu kadar rahatsız oldukları ortadadır. Sürekli olarak yargıyı hedef almak, adalet arayışı değil, adaletten kaçma çabasıdır.”

SAMİMİYETSİZLİK VE İKİ YÜZLÜLÜK

Tever açıklamalarına şu sözlerle devam etti:

“CHP temsilcilerinin dilinden düşürmediği “yolsuzluk” ithamları ise tam anlamıyla trajikomiktir. Kendi yönettikleri belediyelerde ortaya çıkan usulsüzlük iddialarına tek bir doğru cevap veremeyenlerin; ülkemizi 24 yılı aşkın süredir yatırımlarla, reformlarla ve eser siyasetiyle büyüten Cumhur İttifakı’na yönelik suçlamaları samimiyetsizliğin ve ikiyüzlülüğün açık bir göstergesidir. Millet kimin bu ülke için çalıştığını, kimin boş laf ürettiğini çok iyi bilmektedir. Cumhur İttifakı üzerinden suni tartışmalar üretmek, CHP’nin yıllardır değişmeyen kronik bir refleksi haline gelmiştir. Milletin gerçek sorunlarıyla yüzleşmek yerine algı operasyonlarıyla gündem oluşturmayı siyaset sanan bu anlayış, bugün de aynı sorumsuz çizgisini sürdürmektedir.”

"KAOSU BESLEYEN BİR MUHALEFET ANLAYIŞI"

“CHP, geçmişten bugüne bu ülkenin milli meselelerinde net, kararlı ve yerli bir duruş sergileyememiştir. Devletimizin bekasını, milletimizin birliğini ve ülkemizin geleceğini ilgilendiren kritik konularda hep yanlış yerde konumlanmıştır. Bu tutum, siyasi bir tercihten öte, milletimizin hassasiyetlerinden kopuk bir zihniyetin göstergesidir. Milli birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, CHP’nin ayrıştırıcı ve provoke edici dili toplumsal huzura zarar vermektedir. Milletimizin ve ülkemizin yararına olacak adımlara destek vermek yerine, kaosu besleyen bir muhalefet anlayışı sergilenmektedir.”

“AK Parti olarak, Cumhur İttifakı’nın güçlü iradesiyle; ülkemizin birliği, milletimizin huzuru ve devletimizin bekası için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz.” diyen Tever, “Açıkça ifade etmek gerekir ki; geçmişte olduğu gibi bugün de CHP’nin önceliği terörün tamamen sona erdirilmesi, huzur ve güven ortamının güçlendirilmesi değildir. CHP, istikrarsızlık ve kaos üzerinden siyaset üretmeyi, milletin ortak değerleri üzerinden ayrışma ve kargaşa oluşturmayı tercih etmektedir.” ifadelerini kullandı.

“SANDIK MİLLETİN ÖNÜNE DEFALARCA GELMİŞTİR”

CHP’nin “sandık” söylemine de değinen Tever, “sandık” söylemiyle yapay mağduriyet üretmeye çalışanlara ise cevabımız nettir: Sandık bu milletin önüne defalarca gelmiş, milletimiz de iradesini açıkça ortaya koymuştur. Seçimi kazananı yok sayıp, kaybedeni milletin tek temsilcisi gibi sunmak demokrasi değil, açık bir siyasi manipülasyondur. Milletin iradesine saygı, yalnızca sonuç hoşunuza gittiğinde değil, her zaman gösterilmelidir.” dedi.

“ALGIYLA DEĞİL, ESERLE SİYASET YAPIYORUZ”


AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın hizmet odaklı siyaset anlayışıyla yoluna devam ettiğini vurgulayan Tever, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Cumhur İttifakı olarak biz, CHP gibi boş söylemler üretmek yerine icraatla konuşuyor; algıyla değil eserle, polemikle değil milletimize hizmet için siyaset yapıyoruz. CHP’nin iç çekişmeleri, liderlik krizleri ve ideolojik savrulmaları bizim gündemimiz değildir. Sert ve kirli bir dille gerçekleri çarpıtma çabalarını milletimiz açıkça görmektedir. Sakarya’da da Türkiye genelinde de aziz milletimiz; kimin samimi olduğunu, kimin yalnızca fitne siyaseti yürüttüğünü, kimin provokasyon peşinde koştuğunu çok net bir şekilde görmektedir”

Muhabir: Haber Merkezi