“YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ BASTIRIR”
MHP Sakarya İl Başkanı Oğuz Alkaş, CHP Sakarya İl Başkanı Sayın Oğuz Can Curoğlu’nun, MHP Sakarya Milletvekili Levent Bülbül ve MHP’ye yönelik açıklamalarına cevap verdi. Alkaş, Curoğlu’nun içine düştüğü durumun “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” psikolojisi, CHP’nin içinde bulunduğu siyasi savrulmanın Sakarya’daki izdüşümü olduğunu söyledi. Alkaş, Curoğlu’nun iddialarına maddeler halinde şöyle cevap verdi:
“KANDİL’İN GÖLGESİYLE DANS ETMEKTEDİR”
“Milliyetçi Hareket Partisi’nin çizgisi nettir. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin Türk siyaset tarihindeki duruşu; ne dün, ne bugün, ne de yarın tartışmaya açılmayacak kadar berraktır. Liderimizin “Yeter ki Terör bitsin, Türkiye huzura kavuşsun. Varsın sonumuz darağacı olsun” vizyonuyla attığı devlet adamı adımlarını, kendi içlerindeki “kent uzlaşısı” adı altındaki karanlık ittifakları örtbas etmek için kullanmaya kalkanlar, sadece kendilerini kandırırlar. Bizler silahlarını bırakmış ve kanlı örgütlerini hiçbir şart olmadan teslim etme iradesi gösteren ve bütün bölücü ayrılıkçı iddialarından vazgeçen bir zihniyeti “koltuk için değil” Türkiye’nin aydınlık yarınları için meşru demokratik siyaset zeminine çekme mücadelesi ile uğraşırken. CHP bizzat kanlı örgüt aktif ve faalken onun temsilcileri sadece iktidar hırsları için siyasi ittifak kurmaktan çekinmeyen bir irade ortaya koyarak siyasi siciline uygun hareket etmiştir. MHP olarak bizim kırmızı çizgilerimiz bellidir; anayasanın ilk dört maddesinden, 66. ve 42.maddelerinden taviz söz konusu dahi değildir. CHP ise eski genel başkanları Deniz Baykal’ın FETÖ operasyonu ile devre dışı bırakıldığı günden beri o kırmızı çizgilerin üzerinde Kandil’in gölgesiyle dans etmektedir.”
“MİNİBÜS FİLOSUNUN VE HEDİYE PAKETLERİNİN KESİLMESİNDEN RAHATSIZ OLMUŞ”
Yolsuzluk ve Liyakat Karnesi. CHP’li Sakarya İl Başkanı “yolsuzluk” ithamlarından ve İmamoğlu’nun Sakarya’ya CHP il örgütünün siyasi çalışma ve reklam faaliyetleri için gönderdiği minibüs filosunun ve hediye paketlerinin kesilmesinden rahatsız olmuş olacak ki, hemen karşı saldırıya geçmiştir. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere, CHP’li belediyelerin içine düştüğü ihale usulsüzlükleri, konser harcamaları adı altındaki kamu kaynağı israfları ve liyakatsiz kadrolaşmalar milletimizin malumudur. Ekrem İmamoğlu ve Sakarya ekibinin milletin parasıyla yürüttüğü reklam siyaseti, Sakarya’nın ferasetli insanları nezdinde hiçbir karşılık bulmamaktadır.”
“MİLLET CEVABINI TOKAT GİBİ ÇAKTI”
Hodri Meydan Diyenlere Hatırlatma. Sayın Curoğlu “hodri meydan” diyerek sandıktan bahsetmiş. Şunu unutmasınlar: Bu aziz millet, 14 ve 28 Mayıs’ta sandığı önünüze koydu ve cevabını tokat gibi çarptı. Siz hala o hezimetin tozunu yutarken, sanki millet size yetki vermiş gibi konuşmanız siyasi bir illüzyondur. Milliyetçi Hareket Partisi için meydan da millet de her zaman oradadır; ancak sizin meydanlarınızda yükselen sesler Sakarya’nın milli hassasiyetleriyle değil, marjinal grupların ajandasıyla örtüşmektedir. Sayın Curoğlu ayrıca şunu da hiç aklından çıkarma ki mukaddesat sevdalısı ve vatansever Sakaryalı hemşehrilerimiz ve aziz Türk milleti seçim zamanı camilerde poz verip, seçim sonrası rakı kadehleriyle mezar başı kutlaması yaparak dinimizin bütün değerleri ayaklar altına alan bir zihniyeti iş başına ve iktidara getirmesi asla mümkün değildir.”
“ASIL ALGI OPERASYONU MAHKEMELERE PARMAK SALLAMAKTIR”
Algı Operasyonu Kimin İşidir? Asıl algı operasyonu; kendi belediye başkanlarının hukuk önündeki hesap verebilirliğini “siyasi darbe” olarak niteleyip, bağımsız mahkemelere parmak sallamaktır. Hukuk devleti vurgusu yapanlara tavsiyemiz; önce kendi kapılarının önündeki usulsüzlük dosyalarını temizlemeleri, sonra Sakarya’nın huzur şehri kimliğine yakışır siyaset yapmalarıdır.”
Alkaş, CHP Sakarya temsilcilerine şu tavsiyede bulundu:
“Başkalarına laf yetiştirmek yerine; üzerlerine yapışmış olan ve bizzat CHP’li şahıslar ve bürokratlar tarafından savcılıklara başvurularak ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle ifşa edilen ve ortalığa dökülen kanalizasyon siyasetinin hesabını hem hukuk hem de kamu vicdanı önünde vermeleri ve Sakarya’daki vatansever seçmende yarattığı hayal kırıklığını tamir etmeye çalışmalarıdır. Zira bizim yolumuz millet yolu, sözümüz devlet sözüdür.”





