banner2

banner1

01.11.2019, 17:08

Yılan ve Istakoz Kabuğu

Yılanın derisi ölüdür. Diğer birçok hayvanın ya da insanın derisi gibi canlı değildir ve yılan içinde büyüdükçe derinin içinde sıkışır. Bu sıkışma dayanabileceğinin ötesine geçtiğinde artık ondan kurtulması gerekir. Bu zorunluluğu bir yılanın iç sıkıntısı olarak adlandırsak yanlış bir tanımlama yapmış olmayız.
 
Sosyal medyada Dr. Abraham Twerski’nin olduğu yazan bir kısa ile video ile karşılaşalı çokça zaman oldu. Ancak ara ara açar ve izlerim bu videoyu. Videoda kısa anlatır. Bir gün bir diş doktoruna gitmiştir ve bekleme esnasında bir dergide ıstakozların nasıl büyüdüğüne dair bir yazı okumuştur. Bu yazıda ıstakozların sert bir kabuk içinde yaşayan yumuşak yaratıklar olduğundan bahsedilmektedir. Ve bu sert kabuk genişlememektedir. Peki ıstakozlar nasıl büyümektedir? Istakoz bu sert ve genişlemeyen kabuğun içinde büyüdükçe, kabuk ıstakozu sıkıştırır ve ıstakoz rahatsız olur. Bu rahatsızlık sonrası kendisini avcı balıklardan kurtaracağını bildiği bir kaya oluşumunun altına girerek bu kabuktan kurtulur ve yenisini üretir. Dr. Abraham’ın, bu belki de milyonlarca yıllık doğa olayını okuması ise şu şekilde olmuştur: Istakozun büyümesini sağlayan tetikleyici unsur onun rahatsızlık duymasıdır. Ve ekler: Eğer ıstakozların doktoru olsaydı ıstakozlar hiçbir zaman büyüyemezler, bu rahatsızlık duyduklarında doktora giderler, doktor onlara ilaç verir ve iyi hissederlerdi. Kabuklarını hiçbir zaman çıkarmazlar ve büyüyemezlerdi. İnsan hayatına tatbiki şudur ki, stresli zamanlar büyümenin bir işaretidir. 
 
Öyle ki, insanın stresi, ıstakozun rahatsızlığı, yılanın iç sıkıntısı aynı şeydir. Büyümek için, yenilenmek için birer nimettir. İnsanı duaya yaklaştıran da budur. Stres, güncel bir mefhum. Neler yok ki insandan sonra gelen. Acı, elem, keder, sıkıntı, sorun… Her şey var içinde.
 
Çok zamandır stresin ne kadar büyük bir nimet olduğunun farkındayım. Beni büyüten, kalbimi genişleten ve güçlendiren bu nimete ve bu nimeti verene şükrederim.
 
Bu yazıyı yazarken hiçbir şey düşünmedim ve tasarlamadım. Yazmak, insanın kendisi ile konuşabilmesinin yollarından biridir. Ve belki de en etkilisidir. O yüzden bu bir iç konuşmadır, okunsun ya da beğenilsin diye yazılmamıştır.

Yorumlar (0)