banner2

banner1

29.01.2020, 14:10

YETMİYOR İŞTE!..

Eğer normal seyreden,
Hiç bir problem yaşanmamış bir hamilelik dönemi yaşayıp doğum safhasına gelebildiyseniz,
Sizin için de,
Tüm süreci yönetecek ve doğumu gerçekleştirecek doktor için de her şey çok kolay demektir.
Eğer tablo farklı ise,
Hamilelik sürecinde ya da doğum esnasında beklenmedik durumlar,
Komplikasyonlar söz konusu olmuşsa,
İşte o zaman tüm süreci en iyi şekilde yönetebilecek,
İşini iyi bilen,
İşini iyi yapan,
Fark yaratan,
Öngörüleri olan,
Tecrübelerini konuşturan,
Neye,
Nasıl müdehale edeceğini çok iyi bilen,
Her aşamada,
Hem öncesinde,
Hem sonrasında,
Hem de o anda gereken titizliği gösterebilecek,
Annenin,
Bebeğin sağlığını,
Çıkarlarını,
Kendi ve görev yaptığı kurumun çıkarlarından önde ve öte tutabilecek,
İnsan tarafı ile doktor tarafını aynı kimlikte,
Aynı yürekte birleştirebilmiş,
İş bilir bir doktora ihtiyaç var demektir.
Tıpkı son zamanlarda yaşadığımız şu deprem fırtınalarında,
Öncesi ve sonrasını çok iyi yönetebileceklere duyulan ihtiyaç gibi.
...
Elbet dualar ediyoruz,
Edelim,
Daha da edeceğiz hiç usanmadan.
Yardım etmekse gereken, Elbet yardım edelim hiç düşünmeden,
Elbet el uzatalım kardeşlerimize tereddütsüzce.
Elbet elbet elbet de...
Tüm bunlar şuan ki gereklilikler sadece.
Fakat yeterlilikleri temsil ediyor mu!

Düşünmek gerek belki de!!!
Hiç sıkıntı yok;
Biz bize yeteriz elbet bir şekilde de,
Şimdi birilerinin de yetebilme zamanı değil mi sizce de!
...
Her fırsatta söyleniyor,
Hepimiz dile getiriyoruz yer yer;
"Bunlar herkes için,
Hepimiz için belki de uyarı niteliğinde" diye.
İnsanları,
Bilimin,
İlimin,
Aydınlanmanın gerisinde bırakmayı,
Kendileri de şu an tüm bu olguların gerisinde kalmayı tercih edenler,
Vakti zamanında,
Bilimle,
İlimle,
Aydınlanma ile sahip olunmuş nimetlerin hepsinden sonuna dek,
Sınırsızca faydalanıyor bir şekilde.
Garip değil mi!!!
...
Sıkışılan noktalarda bir çıkış yolu olarak görülen,
Mevcut olumsuzluğun sorumluluğunu almamak,
Bir başka şeye bağlamak,
Bir şeyi başka bir şeyin üzerine yıkmak için sürekli ön plana çıkarılan kaderciliği artık bırakıp uyarılara kulak verme zamanı.
Artık en üst seviyede önlemler alma zamanı.
Artık laf yerine icraat zamanı deprem beklenen her bölgede.
Şimdi her şeyi,
Siyasi kimliği,

Güç tutkusunu,
Mevki,
Makam kavgalarını,
Yerini koruma savaşlarını,
"Takdir-i İlahi..." anlayışı ve aldırmazlığını bırakıp,
İnsan ve memleket sevdasıyla geçmişten bugüne yapılan yanlışlardan dönme zamanı.
...
Gördük son Elazığ Depreminde;
Tüm kural ve kaidelere uygun olarak doğru yapılan,
Zemininde yer alan 872 deprem izalatörü sayesinde,
Elazığ Fethi Sekin Şehir hastanesinde,
6.8' lik deprem 3.1 gibi hissedildi sadece.
Konuyu bir türlü anlayamayanlar için,
Somut ve çok güzel bir örnek niteliğinde gerçekten de.
...
Ey insanlık,
Giden gelmiyor,
Yitirilenler,
Kaybedilenler,
Yerine ya çok zor konuyor,
Ya da hiç konulamıyor.
Kesilen nefesler bizim,
"Sesimi duyan var mı?" soruları bizim.
Alt üst olan hayatlar bizim.
Bilinçsizce yapılan yapılar,
Bir ötesi düşünülmeden kesilen kolonların boşluğunda kurulan boşluklu o yaşamlar,
Anı kurtarmak adına üstü örtülen gerçekler bizim.
Yanan yürekler,
Acıyan içler,
Kanayan yaralar bizim.
Giden bizim,
Yiten bizim,
Kaybedilen bizim...
Giden biziz,
Yiten biz,
Kaybedilen yine biz.
Dikkat ederseniz olan hep bize oluyor.
Bazı tabakalar,
Ultra yaşamlarına ultra ultra devam ediyor,
Hatta ve hatta,
İnsanlıktan çıkıp her felaketi fırsata bile çevirebiliyor birçoğu.
DİKKAT!
Artık gerçekten de,
BÜYÜK BÜYÜK DİKAT!!!
...

"Bundan sonrasında, tüm uyarıları dikkate alabilmek, gereklilikler kadar yeterlilikleri de sağlayabilmek dileğiyle..."

Yorumlar (0)