• Reklam
Reklam
Reklam

Yerli Sanayi ve Teknoloji konuşuldu

Yerli Sanayi ve Teknoloji programında her türlü motoru yerli ve milli şekilde üretebileceklerini söyleyen BMC Power Genel Müdürü Dr. Osman Dur, "Yerli ve milli imkanlarla üretilen 600 beygirlik ağır vasıta motorunu çalıştırdık. Hedefimizde olan bin-bin 500 beygir gücünde ki motorun tasarım ve üretim çalışmaları ise sürüyor" dedi.

Yerli Sanayi ve Teknoloji konuşuldu

Yerli Sanayi ve Teknoloji programında her türlü motoru yerli ve milli şekilde üretebileceklerini söyleyen BMC Power Genel Müdürü Dr. Osman Dur, "Yerli ve milli imkanlarla üretilen 600 beygirlik ağır vasıta motorunu çalıştırdık. Hedefimizde olan bin-bin 500 beygir gücünde ki motorun tasarım ve üretim çalışmaları ise sürüyor" dedi.

Yerli Sanayi ve Teknoloji konuşuldu
16 Aralık 2018 - 15:00

Mimar Sinan Mühendisler Birliği (MSMB) tarafından Adapazarı ilçesinde bulunan bir restoranda 'Sakarya'da Yerli Sanayi ve Teknoloji' konulu program gerçekleştirildi. Toplantıya eski Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Fatih Savaşan, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, BMC Power Genel Müdürü Dr. Osman Dur, birlik üyeleri ve misafirler katılım sağladı. MSMB tanıtım filmiyle başlayan program, MSMB Sakarya Temsilcisi Osman Şahin'in açılış konuşmasıyla devam etti.

“MİLLİ TEKNOLOJİ ARTIK OLMAZSA OLMAZ”
Açılış konuşmasının ardından sunum yapan Dr. Dur, "Konu Sakarya ama aslında genelde Türkiye'nin sorunu. Sorun, milli teknoloji üretmek. Milli teknoloji artık olmazsa olmaz. Türkiye gerçekten çok fırsatları, iklimi, şartları olgunlaştırdı. Bahane kalmadı. Yerli ve milli teknolojinin üretilebilmesi için sihirli bir değnek yok. Türkiye artık aklını başına alıp, bugünlerde de kararlı bir duruş tepe noktalarda olsa da organizasyonel yapı olarak oturmuş değil. Onun için STK'lara, bizlere çok açık, samimi ve bütün yüreğimizle öneri, eleştiri, rapor hükümete sunup doğru bir model bulunması lazım. Milli teknoloji deyince işin içerisinde devlet ve kamu kurumu var, üniversiteler, sanayiciler var. İşlerimizi usulüne göre yapamazsak ne teknoloji geliştirebiliriz, ne bilim üretebiliriz, ne de sanayi. Bilimsel olarak; psikologlar, sosyologlar, eğitimciler, milli ve manevi değerlerimizin temsilcileri, sanayicilerimiz hepimiz işin içerisine yüreğimizi koyarsak biz bu işin altından çok rahat kalkarız" dedi.

“MOTOR YAPMAK SANAYİCİ İŞİ DEĞİLDİR”
Motor yapımının bu zamana kadar sanayici işi görüldüğünü ancak işin asıl beyninin akademik camia olduğunu belirten Dr. Dur, "Biz motor yapıyoruz ve motor için bize bilim adamı lazım. Motor yapmak bu zamana kadar sanayici işi olarak görüldü. Motor yapmak sanayici işi değildir. Motor yapmak bir akademik projedir. 150 yıldır pistonlu motorlar piyasada. Bu kadar ülke de sanayici var. Bu işin beyni akademik camiadır. Bu değeri, bu önemi biz devlet olarak akademik camiaya vermiyoruz. Şu an da Türkiye'de yaklaşık 200'ün üzerinde üniversite var. Devlet TÜBİTAK'a yüklendiği kadar bu üniversitelere yüklenmiyor. Bu ülkeyi battığı bataklıktan çıkarabilecek olan kurumlar üniversitelerdir. Bin bir türlü teknolojiler gelişti artık. Dolayısıyla Türk sanayisinin sıkıntısı bu, önce sanayide gördüğünü yapıyordu şimdi kendi kabiliyeti oralardan aldığı kabiliyetle bir üst seviyeye geldi. Ama tıkandı çünkü buradan öte akademik bir camianın elini tutması lazım, uluslararası rekabette farkın aşılabilmesi için devletin üniversiteleri daha fazla ön plana çıkarabilmesi lazım. Başka türlü üniversitelerin öne geçmediği bir sektör mümkün değil ayakta kalarak rekabet edemez. Yıllardır üniversite-sanayi işbirliği 15 yaşında birbirini sevmiş, 80 yaşında hala evlenememiş bir aşk hikayesi gibidir üniversite-sanayi işbirliği. Bu kavramlar yordu ve hakikaten üniversite-sanayi işbirliği var dediği zaman kaçıyorum. Üniversite-sanayi işbirliği demek gerçekten çok ciddi bir proje. Dolayısıyla bu alanda hem üniversite hem kamu kurumları hem de sanayiciler omuz omuza vermeli. İş başa düştüğü zaman ülke olarak bir olmamız gerek. Sanayici ile üniversite öyle olmadığı müddetçe yani can boğaza geldi bunu bilelim. Gerçekten öyle olmak mecburiyetindeyiz. Başka türlü mümkün değil. Bir şekilde bu model kurgulanmalı. Bir silkelenmemiz lazım. Akademik cami, endüstri, kamu kurumları omuz omuza verip eğer biz bu ülkede bunu yaptığımız takdir de bizi kimse tutamaz ben buna inanıyorum" diye konuştu.

"AKADEMİSYENLER İŞİN İÇERİSİNE GİRİP DİZİNİ BÜKMEDEN BU ÜLKE KURTULMAZ"
Uğraşlarına rağmen yeterli derecede destek ve talep bulamadıkları konusunda da bilgiler veren Dr. Dur, "Motor projesinde Türkiye'de ki bütün üniversitelere ayda 1 gidiyorum. Motorun parçalarını açarak yapamadığımız kısımları gösteriyoruz ve yurt dışından almak mecburiyetinde kaldığımız söylüyoruz. Mastır, doktora da ya da herhangi bir şekilde buralarda temas eden bir hoca varsa bizimle temasa geçsin diyoruz. Yoksa biz bunu öyle ya da böyle yapacağız. Yabancı firmalardan da destek alarak. O yabancı firmalardan destek alırken bu hocalarımız aramıza girsin ve öğrensinler beraber. Bir şekilde akademisyenler işin içerisine girip dizini bükmeden bu ülke kurtulmaz. Üniversitelere giderek bizlerle temasa geçmelerini söylüyoruz. Daha sonra ticaret odalarına da giderek anlatıyoruz. Sanayicileri de geziyoruz yaptıklarımızı anlatıyoruz. Beraber bir proje yapabilmek için o kadar uğraşıyoruz ki buna rağmen yeterli derecede destek ve talep bulamıyoruz" şeklinde konuştu.

"600 BEYGİRLİK YERLİ MOTORUMUZU ÇALIŞTIRDIK"
Yerli motoru tasarlayıp, üretebilecek durumda olduğumuzu ve devam ettirdikleri proje kapsamında 600 beygir gücünde ki bir motoru çalıştırarak TÜBİTAK'a teslim ettiklerini de aktaran Dr. Dur, "Elimizdeki bütün imkanları kullanarak Allah'a şükür ki bizim şu anda 150'e yakın mühendisimiz oldu. Bu emek bu çabalarla bir buçuk, iki sene önce başladığımız proje de 600 beygirlik bir tane motoru 3 ay önce çalıştırdık. İstanbul Teknik Üniversitesi'nin laboratuvarlarında ilk ateşlemesini yaptık ve motor çalıştı. Şu anda motor TÜBİTAK'ta ama bu bizim ihtiyacımız olan motor değil. Bize bin-bin 500 beygir lazım. Yerli ve her şeyi bize ait motoru tasarlayıp, üretebilecek durumdayız. Şu anda bu modelle motoru çalıştırdık. İnşallah AB'nin bazı dayatmaları var. Bunun için de biz jeneratör motorları olarak Afrika'ya sattığımız kamyonlarda kullanılmak üzere ve askeri alanda kullanılmak üzere bu motorun hizmete geçebilmesi için çalışmalar başladı. Seri imalata doğru gidiş devam ederken askeriyeden bir ihale daha aldık 600 beygir motorlar tank taşıyıcı ve 380 beygirlik kirpilerin motorları onun ihalesini de aldık. Bunlar içinde çalışmaları başlattık. Bundan sonra bin - bin 500 beygir var hedefimizde. Ben inanıyorum ki artık Türkiye'de dizel motor problemi bitmiştir, inşallah bunu çözeceğiz. Eğitimimizi aldık, bilgimizi edindik ve motorla ilgili teknolojimizi kazandık. Ve inşallah üretime başlayacağız, seri imalata o da Sakarya'da olacak. İstihdam ve hep birlikte, üreten bir Türkiye'ye gidebilmek adına bu yolculuğu tamamlayacağız" ifadelerini kullandı.
Proje sunum videoları ile devam eden program plaket takdimi ile sona erdi.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ölüm 18. Yılında anılacak
Ölüm 18. Yılında anılacak
'Sarı kart gösterin'
'Sarı kart gösterin'