YEŞİL DÜŞMANLIĞI

Salim Aydın
Salim Aydın

Sakarya Avrupa Şehirleri Arasında” diye bir haber okuyunca heyecanlanmadım değil, çokta merak ettim. Neyimiz ile Avrupa şehirleri ile kıyaslanıyoruz.

Şehircilik, yerleşim konut düzeni yaşam kalitesi ve yaşanılabilir bölgeler değerlendirmesi gibi kriterler üzerinden bir pozisyon oluşturabilmemiz çokta mümkün değil.

Heyecanlanmaya gerek olmadığını gördüm haberi okuyunca. Enerji verimliliğinin ve çevresel etkilerinin değerlendirilmesi hususunda 2030 yılına kadar Avrupa’da 100 şehri kapsayacak ve 36 ay sürecek olan proje konsorsiyumunda Viyana ve Göteborg şehirleri Sakarya Camili bölgesi pilot olarak belirlenerek, enerji üretimi noktası olarak çalışma yürütülecek.

Haberi ve içeriğini küçümsemek kastında değilim tabi ki ancak beklenti yüksek olunca şaşırmamakta elde değil.

Kuşkusuz kendi içerisinde önemli ve sonuçları itibariyle verimli olacaktır.

Daha yaşanır doğal yapısı tahrip edilmemiş, Avrupa ortalamasına yakın yeşil alan ve şehir içi trafiği karbonmonoksit oranı az bir şehir planlanmış olsa.

Yaşanılır kılınacak bir şehir çıkmış ortaya. Buna uygun çevre imkanları yani doğal yapı var ancak her geçen  gün doğal yapıyı tahrip edecek, yaşamı daha zorlu kılacak birçok düzenleme yapılmakta.

Özelliklede Camili bölgesi için bunu söylemek mümkün. Beton yığınına hızla dönen yakın bir zamanda yeşilin tonlarının görünmeyeceği bir manzara ile karşı karşıya kalacağız. Bundan en ufak şüphe duymuyorum.

Haberin içinde bahsi geçen iller ile asla kıyaslanmayacak bir durumdayız.

Hele ki araç trafiği dikkate alınırsa halimiz içler acısı, hafif raylı sistem için ayrılan bölüm imara açıldı ve her gün yeni yeni binalar yükselmekte. Çevre kirliliğinin yoğun yaşandığı bölge halini aldı, son yıllarda.

Elimizin altından kayıp gidiyor ve de göz göre göre. Bir şehre ve geleceğine el birliğiyle yazık ediyoruz. Avrupa şehirleri ile yarışmak bir yana 3. Sınıf Dünya Ülke ve şehirlerinin bile gerisinde kalıyoruz. Yapılması gereken her gördüğümüz yeşil boş alanları imara açmak değil, doğal yapıyı koruma çabasında olmak.

Bu güne kadar uygulamalardan bir an evvel vazgeçmek. Değilse hızla elimizin altından kayıp gidişini kayıtsız izlemek kalacak ve de yazık olacak.

Marmara bölgesinin en yeşil şehri kısa zaman sonra tümden beton yığınına dönmüş olacak, yazık. 

Camili bölgesinin dününü hatırlayanlar ne söylemek istediğimi çok iyi anlayacaklardır. Yani ormanlık ve yeşıl alandan bugün ortaya çıkan manzara sadece beton yığını .Her ikisini , ağacı ve binayı bir arada üretmeyi beceremedik. Beton için güzelim doğayı tahrip ettik.

Biz Avrupa  kentleri ile yarışırsak,  işte bu özelliğimizle yarışırız.

Yeşili katletmekte üzerimize yok.

- Haberlisin, Salim Aydın tarafından kaleme alındı
https://www.haberlisin.com/makale/11592211/salim-aydin/yesil-dusmanligi