Zeytin Ağacı

İlksen Artan
İlksen Artan

“ Bir kitap okudum hayatım değişti “ cümlesini duymuşsunuzdur.

Veya “bir yer gördüm, çok etkilendim”

Son zamanlarda çok popüler olan bir diziden bahsetmek istiyorum bende bugün.

Zeytin Ağacı.

Ağaçların, gökyüzünün, yıldızların kısacası doğanın ruha huzur veren bir yanı olmuştur daima. Yüzyıllar öncesinden, avcı toplayıcı zamanlardan gelen bir tür genetik kodlama gibi.

Kim bir ağacın altına oturup hafifçe esen rüzgarın ruha iyi gelmediğini iddia edebilirki?

Tıpkı fabrika ayarlarımızda olduğu gibi genetik kodlarla atalarımızdan gelen bazı düşünceler, kararlar da bugünümüze ayna tutuyor. Muş...

Ben buna uzunca bir süre inanmayanlardandım.

Evet pek çok kararların ve davranışların sebeplerinin olduğunu biliyordum ama atalarımızın, geçmişte onların yaşadığı travmaların veya yanlış kararların, çözülmeyen olayların bize kadar gelmesi ütopik geliyordu.

Ama dizide şöyle bir cümle ile karşılaştım.

Bir ağaç, eğer köklerinde çürümeler yaşıyorsa, dallarına istediğiniz kadar bakım yapın, iyileşmez.

Tedavi etmeye köklerden başlanmalı.

İnsan da böyle.

Köklerine inmeden ve köklerini şifalandırmadan dallarına istediği kadar bakım yapsın dursun.

Atalarını tanımadan, onları anlamadan ve onların neler yaşadıklarını bilmeden şifa çok zor.

Atalarınıza iyi bakın. Bu hayatlarınızda mutlaka onların ve geçmişte yaşadıklarının izini taşıyorsunuz. Onları tanımak bazı nedenlerin cevabını verir size...

Benim de kendi atalarıma ithafen söylediğim bir cümle vardı. Hakan Günday’ın Kinyas ve Kayra kitabında karşıma çıkan o müthiş cümle...

“Hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. Her yere aitmiş gibi davranırlar”

- Haberlisin, İlksen Artan tarafından kaleme alındı
https://www.haberlisin.com/makale/11568299/ilksen-artan/zeytin-agaci