SUYUNUZ ISINDI

Filiz Toklu
Filiz Toklu

HDP, Kürtlerin değil, teröristlerin partisidir.

Sözüm ona Kürt yurttaşları kullanarak, Ermeni kökenli yurt içi ve yurtdışı bağlantıları bulunan ve ülkemizi parçalamak isteyen teröristlerin partisidir.

Sosyal genlerinde Türklüğün damlası bulunmayan dış kaynaklı bu yapılanma; esasen Türk’ün vatanına ve bayrağına düşman, kahpe namlularını ve şer gözlerini yurdumuza çeviren kalleşlerin partisidir.

Geçtiğimiz pazar günü yapılan HDP 5. Kongre’sinde şunu bir kez daha iyi anlamış olduk ki; parti kapatmak çözüm değildir. Kapatılan parti tekrarında X bir isimle tekrar kurulabiliyor.

Terör ve anarşiye hizmet eden kişiler siyasi yasaklı olmalı, siyasi parti kurmaları ve üye olmaları da yasaklanmalıdır.

Teröre karşı mecliste yasa çıkarken, terör örgütlerinin mecliste olması Türkiye Cumhuriyeti ile alay etmekten başka bir şey değildir.

Bu tablo ile Türk milletinin iradesiyle dalga geçilmekte ve sabrı zorlanmaktadır.

Kongreye HDP’nin bileşeni partiler HDK, DTK ile yine HDP öncülüğüne kurulan 7’li ittifak üyelerinin temsilcilerinin yanı sıra CHP, DEVA, Gelecek, Saadet, Tek Parti, Sol Parti, TKP, “kürdistan” İttifak partilerinin temsilcileri davet edildiler ve kongrede yer aldılar. İYİ Parti'ye ve Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ile MHP’ye davetiye gönderilmedi.

Gelelim bu teröristlerin siyasete ve meclise nasıl girdiğine...

Bugün Millet İttifakı’nın bel kemiğini oluşturan, ittifaktaki diğer ortaklarına “Bizim sayemizde Meclis’e girdiniz, haddinizi bilin” diyen HDP, 2012 yılında kurulmuş olsa da, bu özgüveni aslında geçmişteki tarihinden alıyor.

HDP ilk kurulduğunda çok da ciddiye alınan bir parti olmamasına rağmen, onları bu günlere kadar getiren ve hadsiz dillerinin devlete ve devletin her kanalına uzamasına sebep olan asıl uzantıları olan bugünkü CHP’ye borçludurlar.

PKK’nın henüz ‘demokrasi’ kelimesinin kendisi için daha kullanışlı olacağı talimatını almadan önce kurulan HEP, PKK’nın da Meclis’teki ilk partisiydi. Fakat onun kuruluşu, kendinden sonrakilerin kuruluşundan çok farklıydı. Terör örgütü PKK Türkiye’de ilk defa siyasi arenayı kullanmaya karar vermişti ve Meclis’e girebilmesi için de bir ‘Truva Atı’na ihtiyaç duyuyordu.

PKK’nın Truva atı CHP...

Ve o günlerin ‘Truva Atı’ da, bugün Türkiye’deki terör örgütü temsilcileriyle ittifak kuran CHP’den başkası değildi.

12 Eylül darbesiyle CHP kapatılmış, pek çok yöneticisine yasak getirilmişti. CHP tabanı üzerinde siyaset yapmak isteyenler Erdal İnönü başkanlığında SHP’yi kurdu.

Ve ardından, PKK’lı isimler, SHP listesinden milletvekili yapıldı.

PKK’nın 20 Ekim 1991 tarihinde Meclise giren ilk kadrosundaki 21 milletvekili, seçim barajı engelini aşmak için SHP listelerinden seçime girdi.

Ve böylece CHP (o zamanki SHP), PKK’yı Meclis’e sokan parti olarak tarihe geçti.

"Kongrenin bir diğer gündemi "Kürt sorununun nasıl çözüleceği" ve "bunun iktidarın tekeline bırakılmaması"na yönelik oldu."

Tek bayrak altında yaşayan herkes devletin tekelindedir.

Bunlara sormak lazım: bu ülkeyi babanızın çiftliği mi sanıyorsunuz?

Türkiye Cumhuriyeti’ni dağ kanunlarıyla ve ele başlarınızın takmak istediği tasmalar ile yönetemezsiniz.

Bugün HDP’yi destekleyenler ve ittifak halinde olanlar başta CHP olmak üzere sizler kime hizmet ediyorsunuz?

Vatan için savaşan Atatürk'ü temsil ettiğinizi iddia ederken, vatana düşman olanlar ile nasıl ittifak içinde olabiliyorsunuz?

Vizyonunuza, misyonunuza ve ideolojinize tezat değil midir?

HDP’den önce ‘Truva Atı’ görevi gören CHP’nin siyasal olarak kamu düzenimizden tecrit edilmesi daha doğru olacaktır.

Nerede hain var ise, CHP orada, onlarla birlikte...

Siyasi faaliyetlerini iç kargaşaya ve kaosa çanak tutarak yürüten CHP, görülmektedir ki; her melanetin altından çıkıyor.

Gezi olayları ile talan ettikleri şehri de, şu an oturdukları koltuk ile talan ediyorlar. İstanbul’da her gün bir araç yanıyor, çarpıyor veya patlıyor.

Bunların hepsi tesadüf ve kaza eseri olamaz değil mi?

Sanat adı altında saçma sapan gösterilere ve kişilere ayrılan bütçeler nasılsa devlet hazinesinden çıkıyor.

Onları o koltuğa oturtan terör uzantılarının taleplerine bu şekilde ödeneklerle karşılık ve destek vermekteler.

İstanbul halkı da hizmet göreceğiz diye beklesin, dursun!

İBB’de öncelik dağın talepleri, haberiniz yok!

Bu kadar da devekuşuculuk oynamaya gerek yok.

2023 seçimleri devrim olmalıdır!

Vatan hainlerine, yandaşlarına ve onlarla ittifak edenlere ağır bir ders verilmelidir.

Saf olmadan, safımızı belirlemek boynumuzun borcudur, vesselâm!

- Haberlisin, Filiz Toklu tarafından kaleme alındı
https://www.haberlisin.com/makale/11319618/filiz-toklu/suyunuz-isindi