Ne oldu o iş?

Münir Ali Kara
Münir Ali Kara

Covid 19 başladığında internet üzerinden videolar yayınlanmıştı. Uzak Doğu menşeili videoların bazılarında polis insanları durdurup darp ediyor bazılarında da insanlar kendiliğinden yere düşüp sokak ortasında ölüyordu.

Bu videolar milyonlarca kez izlenirken kimse bu videoların doğru mu yoksa kurgu mu olduğunu söylemiyordu.

Kitleler halinde paniğe kapılan insanlar özgürlüklerinden ve günlük yaşamlarından ödün veriyor, tedbirlere sıkı sıkıya sarılıyordu.

Şimdi pandemi süreci geride kaldığında göre birimizin de çıkıp “Kardeşim sizin bu kadar insana bu paniği yaşatmanızın nedeni neydi” diye sorması gerekmiyor mu?

Hastalıkla mücadele etmek başka hastalıklılarla mücadele etmek başka. Ben senin hastalıklı ruhunun faturasını ödemek zorunda mıyım?

Videoyu kurgulayıp yayınlayan kadar aslında bilinçsizce paylaşan da sorumlu olmalı. Doğru olup olmadığını bilmediğiniz bir bilgiyi yayınlamak sorumluluk gerektirmiyor. İnsanların paniğe sevk edilmesi birilerini mutlu ediyor.

Kim bilir kaç panik atak hastası o videolar yüzünden dengesini kaybetti! Kim bilir kaç kişi o yayınlardan dolayı günlük hayatından ödün verdi!

Peki tüm bu yayınlar paylaşımlar şimdi sorgulanmayacak mı? Kimse sormayacak mı?

Yaşı müsait olanlar hatırlayacaktır. Körfez Savaşı’nın başlamasında en önemli delil olarak petrole bulanmış bir pelikan görüntüsü etkili olmuştu.

Yıllar sonra da o görüntünün bölgede değil Pasifik’te bir petrol gemisinin batmasının akabinde çekildiği ancak Körfez Savaşı öncesinde servis edildiği ortaya çıkmıştı.

Demem o ki her gördüğümüz görüntüyü bilgi diye paylaşırsak farkında olmadan bazı insanların hayatlarına dokunuruz.

Bugün sosyal medyadan yayın yapan herkes yayıncı unvanındadır. Yayıncılık ilkelerini bilmiyorsanız da insani ilkelere göre yayın yapın.

Yoksa bilmeden aldığınız ahlar öbür tarafta sizi yakalar.

 

İşçi fiyatı bellidir

Fındık yevmiye fiyatlarını belirlemek için her sene kurul üyeleri toplanıp karar alıyor. Aslında fındık işçisinin günlük bedelini belirleme yöntemi yasa ila tespit edilmiş durumda. Yani kurulun toplanıp ilan etmesi artık gerekli değil.

Ancak eski bir alışkanlık olarak kurul toplanmaya ve karar almaya devam ediyor.

Okul şimdi başlıyor

Hani “Namaz selam verdikten sonra, hac Hicaz’dan döndükten sonra, oruç Ramazan bittikten sonra” başlar derler ya…

Geçtiğimiz Cuma günü okullar kapandı ve veliler için asıl okul şimdi başladı.

Çocukların eve tıkılıp kalmasını istemeyenler de daha iyi eğitim almasını isteyenler de ya yaz okullarının yolunu tuttu.

Yani veliler için okul şimdi başladı.

Her şeyi bildiğinize emin misiniz?

“Alim bir şeyi bilir cahil her şeyi” demiş atalar. Kahveye gidiyorsun adam bir anlatıyor zannedersin ki her alanın uzmanı. Her konuda bir fikri var. Her şeyi biliyor mübarek. Düşün ki profesör bile sadece bir alanda uzmanlaşmış ama bu tipler her alanda ders verecek düzeyde uzmanlaşmış.

Bu kişilerle karşılaştığımda ataların bir başka sözü aklıma geliyor ve ona göre davranıyorum:

“Uzun konuşanı kısa dinliyorum.”

İşini severek yapmak

Bütün meslekler kutsaldır. Evine alın teri ile helal para getiren kişiler işlerini severek yapan ve haline şükredenlerdir.

Hani bir klişe vardı ya: “Her meslek işe gidiyorum der ama öğretmen asla işe gidiyorum demez. ‘Okula gidiyorum’ der” şeklinde.

Bence öyle değil. Ben hiçbir imamı “işe gidiyorum” derken duymadım. Onlar da “Camiye gidiyorum” diyor.

Ben mesela “Gazeteye gidiyorum” derim. İş kelimesini kullanmam.

Annem çalışmaya giderken “Tarlaya gidiyorum” der. Dolayısıyla işini severek yapanlar aslında işinin adını söyleyenlerdir.

Öğretmenlik elbette kutsal bir iştir ama öğretmenliği övelim derken diğer mesleklere de hakaret etmemek lazım.

- Haberlisin, Münir Ali Kara tarafından kaleme alındı
https://www.haberlisin.com/makale/11256742/munir-ali-kara/ne-oldu-o-is