HUZUR

Yüksel Karahan
Yüksel Karahan

Bu yazıma, Einstein'ın şu sözü ile başlamak istiyorum: “Mütevazı bir hayat, şuursuz başarı peşinde koşulan huzursuz bir hayata göre daha fazla mutluluk verir.”

Dünyada herkes yana yıkıla mutluluk arıyor. Peki zevkin ve ihtişamın bin bir çeşidine batmış şu batı insanı neden bu kadar mutsuz? Nedir bu depresyonun sebebi? Nedir bu yalnızlık? Nedir bu doyumsuzluk? Nedir bu çamura batmış hal tepinip duruyor, neyi arıyor?

Çünkü mutluluk dıştan değil, içten gelir. Bir şeyleri yiyerek, koklayarak, dokunarak, içine girerek, üstüne binerek, pahalı telefonlar ve mücevherat takarak alamazsınız.

Mutluluk, sınırsız harcama ve şımarıklıkla elde edilemez. Kafeterya, kafeterya gezerek, uyuşturucu ve sigara gibi şeylerle elde edilemez.

İçinizi kaynatan şey sevgilinin, çiçeğin, çocuğun, kelebeğin yüzü, gözü, tüyü değil.

Tasarımındaki, yaradanının tasarımındandır. İçinizdeki boşluğu ancak bir dua, bir iyilik, bir samimi sohbet ve dostluk doldurur.

Bazen dağ başında ulu bir ağacın gövdesine yaslanıp o güzelim doğayı seyrederek, o güzel kokuları teneffüs ederek elde edilir. Bazen bir kuş cıvıltısı, bir sincabın yanına gelmesi, o narin ve korkak benlikleriyle sana yaklaşmasının verdiği iç huzuru hiçbir şeyde bulamazsın. Bazen kedi yavrularının bir birleriyle oynamalarının verdiği huzur ve mutluluk hiçbir şey ile ölçülmez.

Bazen sana yanlış yapan dostunu affetmen, bazen sana kazık atan esnafı, bazen hakkını yiyen herhangi birisini affetmenin, bağışlamanın verdiği huzuru, ölçecek ne bir terazi bulunur, ne de kilogram.

Kalın sağlıcakla.

- Haberlisin, Yüksel Karahan tarafından kaleme alındı
https://www.haberlisin.com/makale/11256717/yuksel-karahan/huzur