• Reklam
Reklam
Reklam
Şebnem Cerrah

Şebnem Cerrah

HAYRET! ŞAŞIRMIYORUZ!

26 Şubat 2018 - 16:23

Bilmiyorum bunu söylememe gerek var mı  ama anlaması, yaşaması, katlanması zor zamanlardan geçiyoruz.

Tahammül sınırımız; sevgi nedir, merhamet, saygı nedir bilmeyen insanlar tarafından her gün zorlanıyor.  Ve tüm bunlara maruz kalırken her şeyin normal olduğuna inandırmaya çalışıyoruz kendimizi. Her sabah aynı saatte servise binmeye alışmak bunlardan biri mesela. Kim ne zaman yaptı bilmiyorum ama ben ikna oluyorum aynı saatte kalkıp tanımadığım insanlara, görmek için can attıklarımdan daha yakın olmaya.

Bakın bu en küçük örneği. Hayatimiz rutin şekilde ilerledikçe gerçekte neler oluyor çok az farkına varıyoruz. Bir adam "Afrin’de Mehmetçik Amerika’ya karşı mücadele ederken biz onların dilini nasıl öğretiriz" diyerek bir dil okulunu basabiliyor. Biz ise gülerek izliyoruz olanları. At üzerinde tencere tava ile Diriliş dizisi izleniyor bu ülkede. Çocuklar şehit olacakları günü bekliyor. Vücudu bir yaşamın meydana gelmesine vesile olan anneler ölümü kutsuyor, Çocuklara ölüm vaad ediliyor.

Dini hassasiyetleri olan bir toplum olarak asansörün bir halvet yeri olup olmadığını tartışıyoruz. Kadına bir fitne gözü ile bakan hocalar vaaz ettikleri bel altı hikayelerle çocuk istismarına tecavüzlere kapı açıyor. 

Ülkemiz ekonomisinin ne kadar büyüdüğünü öğreniyoruz televizyon ekranlarından. Aynı zamanda sokakta mendil satan çocukları, çöplerden yiyecek toplayan insanları gördüğümüzde, atanamayan öğretmenlerin fabrikalarda ölüm haberini aldığımızda, aybaşını iple çeker olduğumuzda şaşırmıyoruz.

Yine hassasiyetlerimizden dem vurup kızına tecavüz eden adamın kuvvetli deliller var olmasına karşın tutuksuz yargılanması öfkelendirmiyor bizi. Nasıl öfkelendirsin, haberimiz oluyor mu? Umurumuzda mı? Bize göre adalet, düşünce özgürlüğünü kullanan insanların hayatlarından en az 2 yılın çalınması. O kadar sevinçle doluyoruz ki adalet yerini bulduğunda!

Yozlaşmış toplumumuzda, dini bütünlüğün en büyük göstergesi olarak tayin ettiğimiz başörtüsü ile yaptığı rezillikleri örtmeye çalışan insanları ayakta alkışladığımızın farkında değiliz. Bu zamanın şahsım nezdinde en zor yanı burası. Karşılıklı bir beslenmenin olduğunun apaçık farkındayım. Bir taraf zamanında zulüm görmenin verdiği meşrutiyetle her türlü haksızlığı yaparken diğer taraf eleştirilerini din üzerinden yaparak mevcut sömürü düzenini sürdürmeye devam ediyor.

Velhasıl umudu ve korkuyu bir arada yaşattığımız bir zamandan geçiyoruz. İzliyoruz, tepki veriyoruz sonra hayatımıza tüm normalliğiyle devam ediyoruz. Farkındalıklarımızın önümüzdeki günlerde artmasını tüm kalbimle umut ediyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum