• Reklam
Reklam
Reklam
Özge Günal

Özge Günal

"YIKARSIN GEÇER!.."

11 Eylül 2019 - 00:48

Geçenlerde okuduğum bir haberde,
Bomonti Bira Fabrikası' nın kalan son binalarının Diyanet' e devredildiği, 
Mevcut binaların yıkılarak yerine mescit ve yurt yapılmasının planlandığı yazıyordu. 
Haberin devamında ise, 
Konu ile ilgili bilgi alınmak üzere aranan "Alo Fetva" hattından,
Konuya ilişkin verilen cevabın şu şekilde olduğu belirtilmişti;
“Belgeler fotomontaj olabilir, 
Bu konuyu araştırmamız lazım. 
İnsanlar her duyduğuna inanmamalı. 
Ancak gerçekse de alkol temizlenebilir bir şey. Yıkarsınız ve geçer.
İnsanlar orada gönül rahatlığı içinde namazlarını eda edebilirler".
...
Evet, 
Belgeler fotomontaj olabilir ve bu bilgi doğru olmayabilir elbet.
O kısmına bir şey diyemem.
Fakat verilen cevap,
Oldukça akılcı,
Mantıklı,
Tatmin edici geldi bana gerçekten.
"Alkol temizlenebilir bir şey. 
Yıkarsınız ve geçer."
Güzel bir yaklaşım bence; yıkanan yer arınıyor neticede.
Gerçi bu cevap, 
Kafamda başka başka sorular da oluşturmadı değil hani!
...
Mesela,
Açlık sınırının altının da altında yaşayan,
Yoksulluk sınırının çok çok ötesinde yoksul,
Yarınını bırakın,
Bir kaç saat sonrasının dahi güvencesi olmayan onca insan varken bu memlekette nefes alabilmek için mücadele veren, 
Hal böyleyken bile,
O halka yön veren,
O halkın kaderini çizen kıymetli yetkililerin, Yaşadıkları şaşadan bir türlü vazgeçememesi,
Bu şaşanın, 
Yaşamak için bin bir savaş veren insanlarda yarattığı ağır etki ve o etkiyi yaratanların üzerlerine aldıkları vebal de yıkanıp geçiyor mudur acaba!
...
Milyon korumayla yola çıkıp da,
"Sizin için varız" derken bile, 
Halkla arasına ördüğü etten duvarlardan dolayı kendi halkının arasına bir türlü karışamayan,
Karışmaktan çekinen,
Halktan uzaklaşan,
Uzaklaştıkça da,
Halkın ihtiyaçlarından,
Gereksinimlerinden,
Beklentilerinden,
İçinde bulunduğu hallerden uzak kalan yetkililerin,
Halk üzerinde yarattığı o derin yaralar ve bu yaralara sebep olanların üzerlerine aldıkları vebal yıkanıp geçiyor mudur acaba?
Bir de, 
Onca korumayla, 
Varlıklarına,
Yaşamlarına, 
Kendi hayatlarına,
Kıymetli canlarına,
Tek bir nefeslerine dahi sıkı sıkıya sahip çıkan yetkililer,
Çocuklarının gözleri önende öldürülen onca anneyi,
Sürekli fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalarak yaşamak zorunda bırakılan,
Bu toplumun kıymetli kadınlarını koruyamadıklarında,
Koruyamadıkları onca can ve
o canların yanında yaşananlara maruz kalan onca günahsız yavruda bırakılan onca iz,
Ve o izleri ortadan kaldıramayanların sorumluların, Sorumluluklarını bu denli hiçe sayma hali de yıkanıp geçiyor mudur!
...
Her toplumda, 
Gelişmişliğin bir göstergesi de toplu taşımadaki kalite iken,
Büyük şehir,
Küçük şehir,
Artık hiç fark etmeksizin,
Toplu taşıma ile yolculuk eden insanlar,
Ettiği her yolculukta isyan noktasına gelirken,
Yaşlısı,
Genci,
Çocuğu,
Hamilesi,
Herkesin bu konuda muhakkak sancılı çokça hikayesi olmuş,
Toplu taşıma,
Bu toplumda topluca eziyete dönüşmüşken adeta,
Milletin parası ile millete yatırım yapacakların,
Sürekli kendi konforlarına yatırım yaparak,
Kiraladıkları binlerce aracı rahat rahat kullanırken,
Üzerlerine konforla aldıkları vebal de yıkanıp geçiyor mudur acaba!
...
Eve ekmek götürememenin verdiği acı,
Hüzün,
Sıkıntı,
Yetersizlik duygusu ile kahrolurken evlerde ana babalar,
Hatta, 
Bir yerlerde varken o kahırla canına kıyanlar,
Mevki, 
Makam,
Güç uğruna,
Akrabasını,
Eşini,
Dostunu,
Dostunun dostunu bile,
Yepyeni kimlikler oluşturup çığır açarak, 
Bankamatik memuru,
Bankamatik personeli kimliğine büründürebilenler ve o kimliklere bürünerek gönül rahatlığı ile kul hakkı yiyebilenlerin bünyesindeki kul hakkı da yıkanıp geçiyor mudur acaba!
...
Canına ufacık hastalık değse,
En özel,
En güzel,
En donanımlı,
En konforlu hastanelerde,
Hatta ve hatta, 
Kaynağının nereden geldiği belli olmayan paralarla açtıkları kendi hastanelerinde,
Emirlerine amade doktorları tarafından gösterilen ultra bir çaba ile iyileşirlerken bir çokları,
Doktor ihmali,
Doktor hatası,
Donanım yetersizliği gibi nedenlerle yaşamdan kopup gidenlerin ölümünü öyle uzaktan izlemenin, 
Milletinin sağlığına yapacağı yatırımlarla kendine yatırım yapmanın 
vebali yıkanıp geçiyor mudur!
...
Yokluk içinde,
Bir yerlerde var olmaya çabalayan onca yavru,
Onca genç,
İmkan-sızlıkları nedeni ile potansiyellerini kullanamazken,
Parası olan,
Her türlü eğitimi bastırıp parasını alabiliyor,
Daha da yetinemeyip yurt dışında okuyabiliyorken,
Eğitimde eşitliği sağlayamayanların eşit miktarlarda aldıkları vebal de yıkanıp geçiyor mudur!
Peki ya, 
Eğitim yuvası adı altında açılan bir çok kurumda,
Türlü istismarlara maruz bırakılan onca evladın yaşadıklarına göz yummanın,
Üzerlerini bir bir örtmenin,
Ses etmemenin,
Önüne geçip de "dur" diyememenin vebali yıkanıp geçiyor mudur!
...
Bir yerlerde,
Birileri her şeyin en iyisini,
En sağlıklısını yer,
İçer,
Birinci sınıf beslenirken,
Diğer taraftan çoluğun çocuğun önüne sunulan zehirleri basit bir logo ile masumlaştıranlara ses çıkaramayan,
Kişisel çıkarları nedeniyle bu yanlışlara ortak olup endüstriyel beslenmenin önünü açan yetkililerin, Hücrelerine kadar işleyen o büyük vebal de yıkanıp geçiyor mudur!
...
İnsanlar birbirine el uzattıkça,
Yürek açtıkça,
Birbirine sahip çıkıp, 
Birbirine saygı duydukça,
Birbirlerini sevmeye,
Daha da çok sevmeye yaklaştıkça,
Araya girip girip de,
Yüz yılların kardeşliğini bozmaya çalışmanın vebali yıkanıp geçiyor mudur acaba!
...
Bu kim olursa olsun,
Partilisi,
Partisizi,
Yöneteni,
Yönetileni,
İş vereni,
İş göreni...
Her anlamda,
Her alanda,
İnsanların iyi niyetlerini,
Duygularını sömürerek,
İnsanların emeklerini,
İnsanların paralarını kullanarak,
İnsanı fakirleştirip,
Kendini her anlamda zengin edenler yıkanıp arınabiliyor,
Yıkandıktan sonra da,
Gönül ve vicdan rahatlığıyla yaşamaya devam edebiliyor mudur acaba!!!
...

"İnsanı, insanlığı, dini, inancı bir kaç şeyle sınırlamayıp, asıl olanı görebildiğimiz güzel günler dileğiyle..."


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum