Reklam
Reklam
Reklam
Özge Günal

Özge Günal

Oku...

29 Ekim 2018 - 00:05

Babamın yaşarken iki isteği vardı.
Birincisi,
"Allahı' ım, 
Benim canımı ya 29 Ekim' de ya da 10 Kasım' da al" derdi. 
İkincisi ise Atatürk ile olan hatıralarının güzel bir kitap halinde yayımlanmasıydı.
1979 yılının yaz aylarında babamın durumu iyice ağırlaşmıştı. 
Her gece yarısı gözünü açar,
"Ayın kaçı?" diye sorar ve dalardı.
Bu böyle aylarca devam etti.
Sonunda 28 Ekim bitip,
29 Ekim' in gece yarısının ilk saatlerinde yine gözünü zorla araladı ve günü sordu.
29 Ekim, dememizle birlikte o hep ıstıraplı, acılı ifadesi birden gidiverdi.
Adeta bir nur yüzüne vurdu,
Çok hafif gülümser gibi oldu,
Gözlerini açmak istedi ama açamadı.
Elleri elimizdeydi ama birden bire elleri boşandı ve ruhunu teslim etti.
Evet, 
Birinci arzusunu mucizevi bir şekilde gerçekleştirdi ve 29 Ekim' de, 
Yani Ata' sının "En büyük günümüz, en büyük bayramımız" dediği Cumhuriyet Bayramı günü onun yanına huzurla gitti.
(Alıntı)
...
Böyle başlıyor kitabın hikayesi.
Ve Atatürk sevdalısı babasının ikinci hayalini gerçekleştiriyor Mustafa Kemal Ulusu,
Onun hatıralarını,
Ata ile olan anılarını,
Ata' sının yanı başında dolu dolu geçirdiği 12 yılı kaleme alarak.
...
Eyy Türk Genliği,
Vatanına sahip çıkmanın gerekliliklerini hatırlamak istersen eğer,
Zihninin bulanmasına izin verip de nerelerden geldiğini,
Nereye varman gerektiğini unuttuysan şayet,
Ata' nın sana olan inancını hatırlamak için önce onun sana Hitabesini,
Sonra bu kitapta 34. sayfada yer alan sana özel satırları oku olur mu?
...
Eyy insanlık,
Kuran' da da ilk söylenen bu değil mi?
Ata' mız da dermiş her fırsatta,
Biz de diyoruz nicedir!..
"Oku oku oku..."
Ama her şeyi oku.
Dini oku,
Bilimi oku.
Sanatı,
Siyaseti,
Tarihi oku.
Taraf olduğun yerdeki düşünceleri de oku,
Karşı durduğun görüşleri de. 
Oku ki neye karşı olduğun da çıkmasın hiç bir zaman aklından.
Yaşama sonra;
Körü körüne bağlanmanın,
Ne için savaştığını unutup amacından sapmanın,
Bilinçsizce birilerinin peşinden koşmanın getirebileceği hazin sonu.

Sen bol bol oku.
"...-mış"' lar,
"...-miş"' lerle öğrenilmiş şeyler götürmüyor insanı hiç bir yere.
Kulaktan dolma,
İnsandan uydurulma masalları dinleyerek uyumak yerine,
Gerçek hayatı,
Gerçek hayatın içinden gelenlerden oku.
Sen,
Ben,
Biz olacağız geleceğe yön veren milletçe.
Yaptıklarımızla,
Ürettiklerimizle,
Kazanıp,
Kaybettiklerimizle biz tutacağız ışığı gelecek nesillere.
Işığın ile etrafını aydınlatabilmenin tek yolu da okumaktan,
Daha çok,
Daha da çok okumaktan geçiyor yaz bunu bir yerine.
Ata' nın kitap sevgisini,
Kitaplarla olan dostluğunu yakından bilmek istersen de eğer,
55, 56 ve 57. sayfaları çok iyi oku olur mu?
...
Bugün bizler,
Çok daha kolay öğrenelim diye onca emek ile oluşturulan ilk Türk harfleri, 
9 Ağustos 1928' de İstanbul Sarayburnu Park' ında düzenlenen çok büyük bir şenlik ile halka tanıtılmış,
Atatürk' ün vermiş olduğu ilk Türk harfleri nutku,
İstanbullular tarafından büyük bir ilgi ile karşılanmıştı.
Atatürk' ün nutku bitirdikten sonra,
Gülhane Park' ında devam eden şenliklerde nasıl da halkının arasında,
Halktan biri olarak ne kadar mutlu ve keyifli olduğunu,
Halkına karşı ne denli dürüst,
Riyasız olduğunu bilmek istersen 82. sayfada yer alan samimiyet yüklü sözlerini oku.
...
Allah katında nasıl hesap vereceğini düşünmeksizin,
Atatürk' ü şuursuzca dinsiz diye suçlayarak insanları aldatanlara verecek bir cevabın olmasını istiyorsan şayet,
124. sayfada yer alan Mustafa Kemal Paşa' nın Balıkesir Hutbesini lütfen defalarca oku.
Bizler dinimizi,
Ondan bundan değil okuyarak öğrenelim diye Türkçe Kuran çalışmalarında nasıl canla başla çalıştığını oku.
Camide ilk defa Türkçe Kuran okunduğunda,
"İşte bizim halkımızın da gelecek olan genç nesillerin de Türkçe olarak Kuran' ı okumaları,
Bilmeleri lazımdır.
Dinlerini iyi bildikleri takdirde,
Dinlerine daha çok bağlı ve inançlı olurlar (137. sayfa)" 
diyerek din düşmanlığının aksine,
Halkının dini en doğru biçimde öğrenebilmesi ve en doğru şekli ile dini yaşaması adına verdiği mücadeleyi satır satır oku.
...
Atatürk' ün Ezan sesini ne çok sevdiğini,
Bir bayram gecesi Dolmabahçe' de verdiği bir davetin ardından,
Doğan güneşi izledikten sonra,
O gece yanında olan manevi kızı Nebile' ye dönerek,
"Hadi Nebile, 
Bir Sabah Ezanı oku" dediğini,
Ezan okunurken Ata' nın nasıl da duygulanıp ağladığını bilmek için 139 ve 140. sayfaları çok iyi oku.
...
Ata' ya dair daha nicelerini bilmek, 
Onun milletine,
Türk milletine olan büyük sevdasını,
İnancını tekrar tekrar yüreğinde hissetmek,
En sinir bozucu durumlarda dahi nasıl da sakinliğini koruyup kıvrak zekası ile fark yarattığını görmek,
Onu yaşadığı anlar ve olaylarla,
O anlar ve olaylar karşısındaki duruşu ile tanımak istersen,
Onu,
Onun yanı başındaymış gibi süren,
Bitmesini hiç istemeyeceğin bir yolculuk tadında keşfetmek istersen eğer
"Atatürk' ün Yanı Başında" isimli kitaptan bu satırları,
Kitabın her satırını,
Her bir satırın altını çize çize,
Onu iliklerine kadar anlayana dek oku olur mu?
Lütfen kendine bir iyilik yap insanlık ve oku.
...
Bu değerli anıların sahibi olan Nuri Ulusu' yu rahmetle anıyor,
Bu anılar ile buluşmamıza vesile olan Mustafa Kemal Ulusu' ya sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
...

"29 Ekim tarihinin önemini bilerek ve Ata' mızın milleti tarafından gerçek anlamda en iyi biçimde anlaşılabildiği nice nice Cumhuriyet Bayramları kutlamak dileği ile..."

YORUMLAR

  • 0 Yorum