• Reklam
Reklam
Reklam
Özge Günal

Özge Günal

O zaman başlasın yeni akım...

20 Aralık 2018 - 23:37

Farkında mısınız!!! 
Her yeni güne, 
Yeni yeni akımlarla uyanır olduk.
Varlığımızı ispat etme çabalarımızdan dolayı,
Millet olarak,
Kendimizi akım üstüne akım yaratır halde bulduk.
Bu toplumda, 
Birer birey olmanın,
Değerli olmanın,
Varolmanın tek yolu,
Yalnızca bu akımların içerisinde yer almaktan geçiyormuş gibi,
Bu yönde yaratılan algı oyununun birer parçası haline gelerek,
Kimliklerimizi, o garip garip akımlarla ortaya koyduk.
...
"Köprücük Kemiğinle Meydan Oku",
"Kayan Yıldızlar 2018" gibi sosyal medyada popüler olmuş akımların yanı sıra,
Çeşitli müziklere, 
Anlamsız mimiklerle ya da danslarla eşlik etme akımı,
İki parmağını öpüp,
Öpülen iki parmağı silah şekline getirdikten sonra,

Aynı iki parmakla karşıdakine ateş ederek sevgini gösterme akımı...
Daha niceleri sosyal medyada;
İzleyip de kahrolmak isteyen varsa!
...
Düşündüm de;
Ben de bu modaya uymak ve yeni akımlar başlatmak istiyorum o halde.
Var mısın bana katılmaya sen de?
...
"Bir El Ver Be Kardeş Akımı".
Şimdi şöyle;
Nerede,
Elinde yığınla poşet,
Nefes nefese yol yürümeye çalışan bir insan görsek,
Çocuk olsun,
Genç olsun hiç fark etmez,

Poşetlerin bir kısmını,
Yaşlıysa şayet, 
Koşar adım elindeki poşetlerin mutlaka tamamını alarak, 
Gideceği yere kadar eşlik ediyoruz.
Hem tatlı bir sohbet fırsatı yaratmış,
Hem de birinin yüküne ortak olmuş oluyoruz.
Bir deneyin derim.
İnsanların yüzünde beliren o tatlı tebessüm,
O içten "Allah razı olsun" cümlesini duymak...
Eminim,
Bu akımın sizde yaratacağı hazza bayılacak ve bağımlısı olacaksınız.
...
"Arabamda Size De Yer Var Akımı".
Yolda arabanızla gidiyorsunuz.
Yol kenarında da insanlar var bekleyen,
Hiç tanımadığınız.
Otobüs,
Minibüs vs. gözlüyor her biri.
Yaz aylarında bedenleri sıcaktan kavrulmuş,
Kış aylarında elleri, ayakları buz tutmuş.
Kiminin eli kolu taşıdığı yükten yorulmuş,
Kiminin kucağında çocuğu,
Çocuğunun perişanlığından kendi yorgunluğunu unutmuş.
Kimi işine yetişme telaşında,
Kimi evine biraz daha erken varabilme savaşında.
Kimi hastaneye gidecek belki,
Kim bilir belki de geç kalmış randevusuna!
Gördük ya o manzarayı;
Hemen gazdan çekip frenle buluşturuyoruz ayaklarımızı.
Az biraz geçince mi fark ettik bu insanları;
Yol müsait ise şayet,
Geri vitese takıyoruz hemen o an hayatımızı.
Dönüp alıveriyoruz arabamıza alabildiğimiz kadar insanı.
Mutlaka denemeniz gereken bir akım.
Böylece,
Bu yol arkadaşlığı ile yeni yeni insanlar katılıyor hayatlarımıza.
Aynı zamanda tanıdığımız her yeni hayat, 
Yeni ve çok anlamlı şeyler ekliyor hatıralarımıza.
En sonunda da öyle sıcak,
Öyle samimi,
Öyle içten dualar giriyor ki gönül kapımızdan içeri,
O dualarla başımızı yastığa koyduğumuz gün,

Uyuduğumuz o uykunun unutulmaz tadını arar oluyoruz,
Yaşadığımız her bir yeni gün.
...
"Nerede Yaşlı Görsen, Sor Bir Bakalım Akımı".
Bu akımda,
Nerede bir yaşlı görsek;
Yolda,
Kapı önünde,
Caddede karşıdan karşıya geçerken,
Pazarda,
Markette...
Utanmadan,
Çekinmeden,
Tüm samimiyetimizle, 
Mevcut duruma göre soruyoruz;
"Gideceğiniz yere götürmemi ister misiniz?",
"Yardımcı olmamı ister miydiniz?",
"Bir şeye ihtiyacınız var mı?",
"Sizin için yapabileceğim başka bir şey var mı?" vs.
Bilemezsiniz çünkü,
Yıllardan onca yaş almış o beden için, 
Yaptığınız küçücük bir şeyle,
O gün, 
O saatte,
Onun hayatında ne denli büyük bir sorunu ortadan kaldırdığınızı.
Belki bir ekmek alıp kapısına gelmek,
Belki yalnızlığına ortaklık etmek,
Belki elindekileri alıp yükünü bir nebze hafifletmek,
Belki,
Belki sadece ihtiyacını sormak bile, 
Ona, o gün dünyaları bağışlamak demek.
Belki de sadece,
Hala birileri,
Hatta hiç tanımadığı birileri için dahi değerli olduğunu hissetmek, 
Yetecek o günki mutluluk kotasını doldurmaya.
Bak,
Sen bunu kesin bir dene insanlık.
Bu akımdaki huzur,
Bu akımın yüreğinde yaratacağı benzersiz mutluluk,
İnan ayaklarını yerden kesmeye yetecek.
Ve sen de göreceksin,
Bir anda kalbinin ritminin ne denli anlamlamlandığını.
...
"Çocukları Sev Akımı".
Ne zaman bir çocuk görsek,
Bir küçük "Merhaba",
Ufacık bir sohbet,
"Bugün nasılsın bakalım?",
"Bugün ne kadar tatlı görünüyorsun" demek...
O an,
İçinde bulunduğumuz ortam neyi gerektiriyorsa,
O yönde kurulan üç beş cümle sadece.
O kadar mutlu oluyorlar ki,

Birileri tarafından fark edilen minicik halleri ile.
Toplumda değerli birer birey olduklarının bilincine varıyorlar.
Sadece yaşıtları tarafından değil büyükler tarafından da fark edildiklerini hissediyorlar.
Bunu da bir deneyin derim.
İnanılmaz keyifli bir akım.
...
"Sokak Hayvanı Deyip Geçme Akımı".
İmkanımız varsa eğer,
Özel olarak hazırladığımız bir şeyler koyuyoruz önlerine.
Ya da marketlerdeki mamalardan alıp,
Market çıkışı gördüğümüz yerde onları,
Açıp paketi döküveriyoruz uygun bir yere.
Yoksa özel olarak bir şeyler yapabilme imkanı,
Evde arta kalmış yiyecekleri paylaşıyoruz o gün,
O öğünde.
Özellikle de şu soğuk kış günlerinde, 
Bir lokmacık ekmeğe bile o kadar ihtiyaçları oluyor ki;
Bir dene,
Bir gör,
Sonra kıyamayacak zaten senin yüreğin de.
...
"Elinde Ne Varsa Paylaş Bir Parça Akımı".
Hepimizin etrafında,
Gördüğü,
Duyduğu,
Şahit olduğu,
Yokluk dolu yaşantılar yok mu?
Kiminin evinde sağlık yok,
Kiminin evinde erzağı,
Kiminin yakacak odunu,
Kömürü,
Kiminin başını sokacak bir çatısı bile yok.
Yok...
Yok...
Yok...
Yoklar o kadar çok ki şu hayatta.
Her yokluğa,
Bir nebze varlık katabilmenin,
Var olanı paylabilmenin, yüreklere getirdiği o tatlı doygunluğu bir kere tadanın, 
Bu tadı unutmasına imkan da yok bence.
...
Yaşadığımız hayatlar içerisinde,
Girmiş olduğumuz yaşam mücadelesi,
Vermiş olduğumuz hayatta kalma savaşı ile çoğu şeyi unutuyoruz be insanlık.
Bizi biz yapan,
Bizi insan kılan tutumları,
Davranışları,
Yaklaşımları unutuyoruz maalesef.
Başkalarının hayatına hiç dokunamamış bir hayatın,

Varoluşuna gerçek anlamda sebepler bulabilmesi çok güç değil mi sizce de?
Varlığımızı,
Bu hayatın değerli birer parçası olduğumuzu göstermenin yolu,
O garip garip akımların içerisinde olmaktan ziyade, 
Başka başka hayatlara da değer vermekten,
O hayatlara bir parça dokunabilmekten geçiyor olduğunu unutmamak gerek bana göre.

Hayatın telaşında,
Hayır duası almayı unutmuş tüm gönüller,
Haydi,
Hemen de şimdi,
Evet evet,
Tam da bu vakit,
Hep birlikte başlatıyoruz bu yeni akımı.
Hepimiz,
Hep birlikte oluyoruz bu akımın öncüleri.
...

"Yitirdiğimiz değerleri bulmak ve 'iyilikler üzerine kurulu yeni yeni akımlar' başlatabilmek dileği ile..."

 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • ESRA YAVUZ
    4 ay önce
    Çok güzel, çok anlamlı. Bütün bu akımları içtenlikle milletçe uygulayabilmek dileğiyle...
  • Özge GÜNAL AKGÜL
    4 ay önce
    Çok teşekkür ederim Esra Hanım; yüreğinizin derinlikleri ile okuduğunuz ve bu yaklaşımda olduğunuz için. Siz ve sizin gibi gönlü bu akımlara açık insanlarla olacak elbet. Yürekten inanıyorum. SAYGILARIMLA...