• Reklam
Reklam
Reklam
Özge Günal

Özge Günal

İKİ SINIF!..

31 Aralık 2018 - 10:18

Okullarda,
Genellikle çocukların başarı seviyelerine göre sınıflar oluşturulurdu eskiden.
Bu uygulama,
Doğru ya da yanlıştır!
Onu ben bilemem.
İşin bu kısmına konunun uzmanları karar vermeli tabi;
Elbette ben hadsizlik edemem.
...
O dönemleri süzgecimden geçirdiğimde,
Aklımda kalanlar sadece beni düşündüren.
Öğretmen için iki farklı sınıf tecrübesi söz konusu olurdu bu durumda. Birinde,
Girdiği sınıfta verdiğinden fazlasını bekleyen,
Verileni sorgulayan,
Sebep-sonuç ilişkisi kuran,
Kurmakla da kalmayıp,
Sebeplerden doğabilecek olası sonuçlar için tahminlerde bulunan, Mevcut sonuçları doğurabilecek yeni yeni sebepler sunan,
Bildikleriyle yeni bilgiler ortaya koyan,
Bildikçe,
Öğrendikçe öngörüler oluşturan,
İşledikçe pas tutmayan,
Işıl ışıl parlayan beyinler...
Diğer tarafta ise verileni dahi almak istemeyen,
Sınıf ortamını sadece oturduğu sıradan ibadet bilen,
Kendi içinde yarattığı boşlukta kaybolup giden yitik çocuklar...
Aynı okul,
Aynı koşullar,
Aynı öğretmenler,
Farklı iki atmosfer...
Birinde,
Soran,
Sorgulayan,
Öğretmeni zorlayan ve
"Bilgi bilgi",
"Daha çok bilgi" diye parlayan gözler sarardı öğretenin etrafını.
Diğer yanda ise zaman geçirmeye,
Bazen uyumaya,
Bazen evde bulamadığı huzur ortamını sınıf ortamında yaşamaya gelmiş çocuklar düğüm olurdu öğretmenin boğazında.
Bu çocuklar,
Algıları körelmeye mahkum edilmiş,
Verileni dahi almak istemeyen,
Sormayan,
Sorgulamayan çocuklardı.
Bu tip bir sınıf ortamı öğretmeni hiç zorlamaz bana göre.
İdaresi,
Yönetmesi kolay,
Gidişatı vahimdir böyle sınıfların.
Yönetmesi kolay diyorum;
Çünkü tek istedikleri şey,
Kimsenin kendilerine dokunmamasıdır esasında.
Etraflarına ördükleri kabuk kırılmasın yeter onlara.
"Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" misali.
Öğretmen otursun masasında,
Uzatsın ayaklarını da şöyle bir güzel masaya,
Doldursun ders için verilen süreyi,
Bu arada da kim kime dum duma!
İşte en kolay sınıf yönetimi burada.
Başarılı sınıflarda ise öğretmen sürekli çalışmak,
Çocuklara yetmek,
Kendisini sürekli yenilemek zorundadır.
Yani çokça çaba ister aslında.
İyi bir sınıf yönetimi,
O çocukların beklentilerini maksimum düzeyde karşılayabilmekten geçer çünkü.
Bir sınıfta zaman doldurulur,
Diğer tarafta zaman unutulur.
Bir sınıfta bütünlük her anlamda korunur,
Diğer tarafta parçalardan bütün oluşturabilmek için çabalasan da boştur. ...
İşte sevgili ülkem,
Bizim nasıl bir sınıf olmayı tercih ettiğimiz ile ilgili nasıl yönetildiğimiz de.
Bizler, bu hayatta zamanı öyle ya da böyle,
Bir şekilde dolduranlardan mı olmak istiyoruz milletçe,
Yoksa hep birlikte,
Zamanı en güzel biçimi ile su gibi duru yaşamak mı arzumuz!
Sormayan,
Sorgulamayan,
Verilenden fazlası için karşı tarafı zorlamayanlardan olursak,
Bizi yönetenler de ona göre çizecek hizmet rotasını.
Elbet haline şükreden,
Tamahkar,
Her koşulda mutlu olmayı bilen insanlar olmalıyız.
O ayrı.
Bu hayatın içerisinde olmazsa olmazlarımız olmalı bunlar elbet.
Fakat söz konusu olan nasıl yönetildiğimiz,
Bugünümüz,
Geleceğimiz,
Çocuklarımızın geleceği ve seçtiğimiz kişilerden hizmet beklentilerimiz ise şayet,
Sorgumuzu da,
Beklentilerimizi de,
Gerçekleşemeyen vaatlere karşı tavrımızı da en doğru ve en uygun biçimde ortaya koyabilmeyi bilmeliyiz.
Yani ikisi arasında ki fark çok ince bir çizgide.
Biz ve bizlerin beklentileri,
Neyi,
Ne kadar istediği,
İstedikleri karşısındaki duruşu ile şekilleniyor toplum olarak nasıl yönetildiğimiz de.
O halde yepyeni bir yıla, nasıl bir sınıf olmak istediğimizi çok iyi bilerek girebilmek dileği ile...
 
"Herkese, her anlamda iyi seneler. Sevgi ve saygılarımla..."
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum