• Reklam
Reklam
Reklam
Özge Günal

Özge Günal

Evet biliyoruz...

25 Nisan 2019 - 01:25

Bu kaçıncı taciz,
Bu kaçıncı istismar,
Bu kaçıncı tecavüz olayı kim bilir!
Ama şunu çok iyi biliyoruz;
Siz değerli devlet büyükleri,
Sizlerin evlatcıklarını koruyan onlarca etten duvarlarınız var.
Bizimse bizden başkamız yok işte yavrularımızı koruyacak.
Evet biliyoruz!
Sizin,
Yastıklarınıza koyduğunuzda, 
Çok da rahat uykuya dalıp,

Mışıl mışıl uyuyan başlarınız,
"Acaba akşam eve sağ salim döner mi bu çocuk!" endişesinden çok çok uzak yürekleriniz,
Evlatlarınıza kimsenin dokunamayacağını bilmenizin vermiş olduğu kocaman birer iç huzurunuz,
Evlatlarınıza sağladığınız ultra olanaklar ve süper ötesi güvenle gelen sonsuz bir rahatlığınız var biliyoruz.
Bizimse, 
Her günü kaygılar içerisinde geçen analığımız,
Kendi etten duvarımız,
Evlatlarımızı korumak adına ortaya koyduğumuz kocaman bir yüreğimiz var yalnızca.
...
Kaygılıyız evet;
Bu ülkede neler olup bittiğini görebilen,
Şahit olduğu yaşanmışlıklarla, 
Tanık olduğu mide kaldırmaz olaylarla, 
Aptala dönmüşlüğün zirvesini sonuna kadar yaşayan anneler olarak, Kaygılarla yüklüyüz bu memlekette çocuklarımız adına.
Bir yanımız,
İçine ateş düşen anaların,
Yürek yangını sönmeyecek babaların acısını yaşarken çığ çığ,
Utanıyor işte bir taraftan da,
Kendi evladının başına gelmediğine şükreden diğer yanımız.
Ya sizlerin o diğer yanı!!!
...
Biliyor musunuz!..
Anneleri olarak,
"Bu çocuklar, 
Mutlu olabilecekleri,
Başarı ile yapabilecekleri birer meslek edinebilecek,
Hayatlarını bizden sonra da her anlamda,
Sosyal ve ekonomik olarak güvenle sürdürebilecekler mi acaba?" diye,
O kara kara düşünme kısmına hiç gelemedik bile daha.
Yedikleri, 
İçtikleri ne kadar doğal diye düşünmeyi de bıraktık bir kenara.
Çocuğun çevresindeki insanlar ne kadar "doğal" diye ağlanmaya başladık yaşanan olaylarla.
Gittiği okuldan, 
Akademik başarı,
Sosyal gelişimine,
İletişim becerisine,
Kendini keşfetmeye yönelik katkı gibi temel şeyleri bile beklemekten iyice uzaklaştık.
"Aman başına bir şey gelmeden eve dönebilse bari" diye bekler olduk çocuklarımızın yolunu.
Gelecek kaygılarını yaşamayı unutup,
Bugün başlarına gelebilecekleri düşünür olduk.
Ne garip değil mi!
Halbuki anneliğimizin en telaşlı yanı,
Onları doyasıya sevebilmek,
"Akşama çocuklarıma ne pişirsem" düşüncesinden ibaret kalmalıydı.
...
Bizler, 
Şimdi hayata karşı,
Etrafdaki,
Etrafındaki insanımsı varlıklara karşı bu kadar şüpheci,
Bu denli güvensizken, 
Nasıl olacak da,
Hayata ve kendisine güvenen çocuklar olarak hazırlayacağız onları?
Bu sorunun cevabını bilen var mı!!!
...
Kişisel çıkarlar söz konusu olduğunda jet modunda alınabilen kararlar...
Olası durumlara karşı hızlıca alınabilen önlemler...
Bir çok durum karşısında verilen anında reaksiyonlar...
Düşünüyorum...
Düşünüyorum...
Söz konusu olan bu ülkenin masum evlatları,
Ve söz konusu bu masumların karşı karşıya oldukları böylesi bir tehlikeyken,
Bu denli bir telaşsızlığı aklımın bir yerlerine sığdıramıyorum.
...

"Bu konuda son kez yazmış olmak dileği ile..."

YORUMLAR

  • 0 Yorum