"Dolara göre uzat..."
Reklam
Reklam
Reklam
Özge Günal

Özge Günal

"Dolara göre uzat..."

07 Eylül 2018 - 00:04

Yıllar geçtikçe,
Zaman akıp gittikçe,
Ne çok şey değişiyor beraberinde değil mi insanlık?
Çocukluk değişiyor,
Gençlik başkalaşıyor,
Orta yaş karmakarışık bir hal alırken,
Yaşlılık daha bir zorlaşıyor haliyle.
Hayata dair deneyimler de değişiyor tabi bu sırada.
Hatta,
Deyimler, 
Atasözleri bile ayak uyduruyor bu bitmeyen değişimlere.
...
Sonunu hiç düşünmeden para harcadığımız zamanlarda,
Hani o, 
Azıcık ipin ucunu kaçırdığımız anlarda,
Büyüklerimizin devreye girip de bize dillendirdiği,
Hepimizin çok da iyi bildiği,
"Ayağını yorganına göre uzat" atasözü vardı ya!
İşte onun da yenilenme zamanı artık geldi gibi.
En son durumda,
"Ayağını dolara göre uzat" diyebileceğimiz zamanlara gelindi.
Ama o da öyle hızla değişiyor ki insanlık;
Ya kolumuz,
Ya bacağımız kalıyor dışarda,
Ya da ayaklarımız.
Yani ne yapsak,
Ne etsek de hep açıkta bir taraflarımız.
...
Biz yükselişlere karşı değiliz.
Bilakis,
Bu memkekette yükselsin bir çok şey tabi.
Tıpkı doların yükselişi gibi,
Can sıkan,
Cep yakan,
Olanı daha da oldurup zengin yaparken olmayanı dibe vurdurup nefes aldırmayan yükselişlere bizim lafımız.
...
Yükselsin bu memlekette eğitimin kalitesi.
Özeli,
Devleti aynı kalitede eğitim versin mesela.
Taşralısı,
Şehirlisi,
Aynı şehrin tüm semtleri eşit şartlarda girsin tüm sınavlara.
Hatta,
Test sağnaklarına tutulmaksızın çocuklarımız,
Her biri en güneşli halleriyle koşsun hayallerine canla başla.
Öyle bir eğitim sistemi olsun ki;
Herkes isteği,
İlgi ve yeteneği doğrultusunda belirlediği mesleği edinsin.
Hal bu olunca da biz hiç takip edemeyelim onların dalga dalga büyüyen başarı hikayelerini.
İşleyen beyinler göçmesin böylece yurt dışına.
Ve sürekli üretsin memleketi için beyinlerinin her bir hücresi.
...
Özeli,
Devleti,
Memleketimin tüm hastaneleri,
İstisnasız her kesimden insana aynı kalitede sağlık hizmeti sunsun mesela (Bu arada her kesimden insan ne ya! Ne diyorum ben? Herkes aynı kesimden değil mi hala? Hepimiz aynı gemideyiz sonuçta).
İnsan ayırmaksızın,
Her insanı hayata tutundurmak uğruna tüm doktorlar aynı özenle seferber olsun.
Ay sonu cebine girecek parayı hiçe saysın ki hastanelerdeki şu ticarethane mantığı artık son bulsun.
Hatta sadece hastayı iyi edebilmenin de ötesine geçebilsin doktorlar.
Geçebilsinler ki;
Yeni projeler, 
Buluşlar için çalışabilsinler biraz da.
Öyle şeyler bulsunlar ki paramız akmasın oluk oluk yurt dışına.
Ah şu doktorlar ah...
Duamdır; 
Hipokrat yeminleri her daim akıllarında,
Memleket sevdaları yüreklerinde dura.
...
Memleket toprakları ürün vermede rekorlar kırsın bir taraftan.
Her bir verimli tarım arazisi gerçekten verimli kullanılsın.
Başkalarına değil,
Kendi milletine hizmet verecek şekilde oluşturulmuş tarım politakaları ile çiftçiler tekrar kazanılsın.
Çiftçi kazansın,
O kazandıkça ürün çoğaltsın,
Çoğaldıkça dışa bağımlılık azalsın.
Tarım alanındaki yükseliş göklere ulaşsın da dönüşelim yine kendi ürettiğini en sağlıklı şekilde yiyebilen bir topluma.
...
Sonra,
Elimizde ne var ne yok satıp satıp günü kurtarmak yerine,
Yurdun dört bir yanında üretim tesisleri yükseltelim ya.
Yükseltelim ki;
Üreten,
Kazandığını saray gibi evlere,
Dönüm dönüm arsalara,
En lüks arabalara değil de yine yeniden üretmeye harcayan bir toplum anlayışı da yükselsin beraberinde.
Şaka mıyım neyim di mi ben de?
Bir alemim vallahi!
Hal böyle olsa,
Doların ne haddine bu denli bir yükseliş öyle değil mi ama?
...
"Dolar karşısında değer kaybetmeyen hayatlar yaşamak dileği ile..."

YORUMLAR

  • 0 Yorum