• Reklam
Reklam
Reklam
Özge Günal

Özge Günal

Çelişkiler diyarından...

10 Ocak 2019 - 23:26

Son zamanlarda,

Neredeyse yaşanan her olay,

Yaşadığımız hemen hemen her durum ve

bunların sonuçları ile,

Bizlerin, hayata dair çocuklarımıza anlattıkları arasında büyük farklar olduğunu görüyor ve

"İleriye yönelik,

Acaba kocaman bir çelişkiler yumağı mı yaratıyoruz onlar adına?" diye düşünmeden edemiyorum.

Ve bu çelişkiler diyarında,

Bir gün her şeyi anladıkları,

Algıladıklarında,

Bizlere hesap soracaklar diye de korkuyorum içten içe adeta.

...

"Anne,

Bize biri zarar verdiğinde polise gitmeliyiz değil mi?" diyen çocuğuma; "Elbette anneciğim,

Kesinlinlikle polise gitmeliyiz ve gerekirse işi hukuki yollarla çözmeliyiz. Kaba kuvvet,

Kavga,

Hiç biri doğru bir yol ve çözüm olamaz.

Kişiyi cezalandırma kısmı ise kesinlikle bizim işimiz değil" diyorum. Sonra gazetelerde,

Bir polis çocuğunun,

Üstelik de hukuk fakültesinde öğrenci olan bir polis çocuğunun,

Elinde babasının silahı ile hocasını vurduğunu,

Tam da ortasında yer aldığı adalet ve hukuk sistemini hiçe saydığını okuyorum!!!

...

"Anne,

Kimseye vurmamalıyız değil mi?" diye soran çocuğuma;

"Kesinlikle vurmamalıyız anneciğim.

Doğru bir iletişim kurduğumuz taktirde karşı tarafla,

Çözülemeyecek sorun yoktur aslında.

Kaba kuvvet ise tam olarak bir zayıflık,

Bir acizliktir.

İnsanlarla karşılıklı konuşarak her türlü problemi çözebiliriz" diyorum. Akşamına mecliste kavga eden,

Birbirini, hakaretler sağanağına tutan,

Karşısındakinin de kendisi gibi Allah' ın yarattığı bir varlık olduğunu unutup,

Hiç çekinmeden tekme tokat vuran kocaman insanlar görüyorum.

Ve bu insanlar,

Hem çocuklara göre kocaman,

Hem de bu ülkenin gerçekten kocamanları olan insanlar.

Daha da vahimi,

Bu insanların bizi yönetenler olduğunu kendime dahi itiraf edemiyorum!!!

...

"Anne,

Kalp kırmak kötü bir şey değil mi?" diye soran çocuğuma;

"Bazan farkında olmadan birini incitebiliriz,

Kırabiliriz.

Fakat bunu fark ettiğimiz anda,

Bu bile özür dilenmesi gereken bir durum.

Hele de bilerek,

İsteyerek birini incitmek,

Kalp kırmak çok yanlış anneciğim.

Kimsenin kalbini kırmamalıyız.

Zaten Allah da bu tip insanlardan olmamızı hiç istemez" diyorum.

Diğer taraftan,

Hayatın her yerinde,

Her noktasında,

Ağzından Allah' ı düşürmeyen insanların,

Ağız dolusu kin,

Nefret,

Öfke saçtığına şahit oluyor, 

O kin,

O nefret ve o öfke ile de,

Nice kaplerin yerle bir olduğunu görüyorum!!!

...

"Anne,

Ben bilmem kim arkadaşımı sevmiyorum.

Şöyle yapıyor,

Böyle yapıyor" diyen yavruma;

"Hayır,

Kesinlikle böyle yaklaşmamalıyız bu konuya.

Çevremizdeki her insana,

Her anlayışa,

Her düşünceye saygı duymalıyız.

Bizim gibi düşünmüyor,

Bizimle aynı davranışları sergilemiyor diye onu yargılamamalıyız. Farklılıklara saygı duymaz,

Farklılıkları aramızda barındıramazsak,

Farklı diye karşımızdakini başkalaştırırsak eğer,

Hiç bir zaman bir toplum olamayız.

Toplummuşuz gibi görünsek dahi sağlıklı bir toplum olmayı asla başaramayız.

Farklılıklar besler,

Farklılıklar bakış açısı kazandırır hayatlara.

Farklılıklar saygıyı çoğaltır,

Farklar, bir topluma illaki olumlu bir kimlik kazandırır.

Bizler, istisnasız her varlığı,

Her şeyden önce Yaradan' dan ötürü sevmeliyiz.

Allah' ın yarattığı her varlığın,

Kim olursa olsun bu,

Nasıl biri olursa olsun,

Bu dünyaya gelişinin elbet bir sebebi vardır.

O' nun yarattığı bir varlığı,

Ve o varlığın kimliğini bizler yok sayamayız.

O' nun bir kulunu,

Yine O' nun yarattığı bir diğer kulu olan biz asla yargılayamayız" diyorum. Sonra etrafa bir bakıyorum;

Hangi inanca,

Hangi düşünceye sahip olursa olsun,

Kendi gibi düşünmeyenleri ötekileştirenler,

Ya bizden olursun,

Ya da benim için son bulursun diyenler,

Allah' ın sorgu günü soracağı soruları,

Karşısındakine hesap sorar gibi sorabilmeyi kendine hak görüp,

Nefes dahi almadan karşı tarafı ezmeye meyledenler!!!

...

"Anne,

Ben bazan içimdekini söylemeye korkuyorum" diyen kuzuma;

"Sakın anneciğim,

Sakın diyorum.

Üslubumuzu bozmadığımız,

Karşı tarafı rencide etmediğimiz,

Bir başkasına hakaret etmediğimiz sürece elbette özgürce düşündüklerimizi,

Fikirlerimizi,

Hislerimizi söyleyebilmeliyiz.

Aynı şekilde,

Karşımızdakinin fikirlerine,

Düşüncelerine,

Hislerine de kıymet vermeliyiz.

Farklı fikirler bizi beslemek,

Geliştirmek,

Yanlışlarımızı görebilmek adına da oldukça faydalı olacaktır" diyorum. Çok geçmeden,

Orda burda,

Gündelik hayatta,

Televizyonda,

Yazılı basında,

Söylediklerimin tam tersi tablolorın varlığı ile kahroluyorum!!!

...

Bir çoklarımızın hayatına dönüp baktığımda da,

Çocuklarımıza anlattıklarımız ile hayatın sundukları arasında maalesef uçurumlar olduğunu görüyorum.

Biz şimdi,

Hiç bir şey olmuyormuş gibi,

Bu çocuklara,

Bu ülkede hukuk var,

Adalet var.

Özgürlük,

Bireye saygı,

Karşılıklı sonsuz bir hoşgörü var diye nasıl diyelim!

Hadi dedik!

Diyoruz da!..

Ama yarın öbür gün,

Mevcut haberleri kendileri okuyup,

Kendileri duyacaklar.

Peki o zaman, 

İşte o durumda biz neyleyelim!!!

...

"Çocuklarımıza her anlamda tutarlı bir yaşam biçimi sunabilmek dileği ile..."

YORUMLAR

  • 0 Yorum