• Reklam
Reklam
Reklam
Özge Günal

Özge Günal

Ayna ayna...

12 Haziran 2019 - 16:05

 "Arabamda Size De Yer Var Akımı"...
Yolda arabanızla gidiyorsunuz.
Yol kenarında da insanlar var bekleyen,
Hiç tanımadığınız.
Otobüs,
Minibüs vs. gözlüyor her biri.
Yaz aylarında bedenleri sıcaktan kavrulmuş,
Kış aylarında elleri, 
Ayakları buz tutmuş.
Kiminin eli kolu taşıdığı yükten yorulmuş,
Kiminin kucağında çocuğu,
Çocuğunun perişanlığından kendi yorgunluğunu unutmuş.
Kimi işine yetişme telaşında,
Kimi evine biraz daha erken varabilme savaşında.
Kimi hastaneye gidecek belki!
Kim bilir belki de geç kalmış randevusuna!
Gördük ya o manzarayı;
Hemen gazdan çekip frenle buluşturuyoruz ayaklarımızı...'
...
20 Aralık 2018 tarihinde,
'O zaman Başlasın Yeni Akım' demiştim,
Okuyanlar hatırlar.
Yazının bir bölümündendi yukarıda okuduğunuz satırlar.
...
Bugün, 
Sakarya Yenikent tarafında, 
Öğle vaktine yakın saatlerde,
Aydınlık hava yerini ağır ağır karanlığa bıraktı.
Yavaş yavaş çöken karanlık,
Bir anda hızla bastıran yağmur ile iç içe girdi sanki.
Gökyüzü delinmenin de ötesine geçmiş,
Parçalanmış gibiydi adeta.
Pencerelerden ve kapılardan su sızdıracak kadar şiddetlendi yağmur hatta bir ara.
...
Yaklaşık iki saat kadar, 
Şiddeti azalarak devam etti yağmur.
Hafif hafif dinmeye karar verdiğinde ise çocukları okula götürmek üzere ayrıldım evden.
Çocukları bırakıp arabaya geçtiğimde,
Telaşı henüz bitmemiş gibi tekrar başladı yağmur hızlanmaya.
Köşeyi dönüp ana yola çıktığımda,
Durakta bekleyen bir beyefendi gördüm.
Hiç tereddüt etmeden durdum.
'Ne tarafa gidiyorsunuz?' diye sordum.
"Hastaneye" dedi.
'Buyurun lütfen, 
Bırakayım sizi oraya' dediğimde,
"Teşekkür ederim. 
Rahatsız etmeyim ben" dedi kibarca.
'Lütfen buyurun;
Hiç sıkıntı yok.
Ben bırakırım sizi.
Yağmurda daha fazla beklemeyin' dedim.
Biraz tereddütlü olsa da bindi arabaya.
Bir süre bekledi ve başladı konuşmaya.
"Ultrasonum var da bugün.
Ona gidiyordum.
Öncelikle çok teşekkür ederim.
Bir şey sormak istiyorum size;
Bir bayan olarak, 
Beni arabanıza almanız çok cesurca değil mi?"
'Benim canım da,
Hayatım da Allah' ıma emanet.
Hiç öyle endişelerim,
Korkularım yok inanın bu anlamda.
Siz orada, 
O yağmurun altında otobüs beklerken,
Sizi görmezden gelip,
Araba ile önünüzden öylece geçip gidemezdim.'
"Allah razı olsun ne deyim ki!
O halde bir şey anlatayım size.
Ben bir polis emeklisiyim.
Biliyor musunuz!
Gözün gözü görmediği,
Çok sisli bir gecede görevdeyken,
Hamile bir bayanı doğuma yetiştirmeye çabalayan insanlar görmüştük yol kenarında.
Hemen aldık onları ve hastaneye yetiştirdik.
Ne garip değil mi!
Gerçekten de ettiğini buluyorsun bu hayatta.
O gün biz o bayana,
Bugün siz bana."
'Bu gibi olaylarda, 
Bunun adına bir çok insan,
Bir çok şey diyebilir;
Kader,
Tesadüf,
Şans,
Yürekten istemek,
İşin rast gitmesi...
Ruhunu maddeden uzak tutabilmiş herkes gibi, Hesabım,
Kitabım yok benim hayatla.
Bu tip durumlarda ölçmem,
Biçmem,
Tartmam.
Şartsız şurtsuz, 
İçimden geldiği gibi yaşarım o anı.
Benim için bunun bir adı yok yani aslında.
Allah sizden de razı olsun.
Yardımım dokunduysa bir parça, 
Ne mutlu bana.'
"Tekrar çok teşekkür ederim.
Allah kazadan,
Beladan korusun.
Sevdiklerinize bağışlasın sizi" diye diye indi arabadan beyefendi sonra.
...
İnsanın her bir davranışının,
Gerçek anlamda kişinin aynası olduğuna ve kişiyi yansıttığına inanıyorum ben ayrıca.
Bugün,
O yağmurda,
O insanı bırakıp devam etseydim şayet yola,
Bugün ve bugünden sonra aynada baktığım ben,
Ben olmayacaktım.
Ve biliyorum ki;
Bu beni çok,
Bu beni hep rahatsız edecekti aynama her baktığımda.
...

"Aynalarımızın, yüzümüzden çok yüreklerimizi yansıtması gerektiğini unutmamak dileğiyle..." 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum