• Reklam
Reklam
Reklam
Özge Günal

Özge Günal

Akıl fikir!...

29 Mart 2019 - 00:24

Bazı şeyler bir bütünün parçası aslında.
Ve o parçalardan birinin eksik olması,
Dengeyi bozuyor malum hayatta.
Küçücük bir parça, 
Bütün içerisinde çok şeyken,
Tek başına hiçbir şey oluveriyor işte.
Azı çoğu da yok bunun üstelik.
Her bir parça,
Ait olduğu yerde durduğu sürece anlamlı sonuçta.
...
Tıpkı bir masanın ayakları gibi;
"Varsın olmasın ayaklardan biri,
Diğer üçü ile ayakta kalır bu masa" diyebilmek mümkün mü mesela!
Üç, 
Birden ne kadar büyük de olsa,
Karşısındaki o bir olmayınca,
Büyüklüğü anlamını yitiriyor ve bütünlük bozuluyor işte illa.
...
Akıl ve fikir de benzer değil mi esasında?
Aklın olmadığı yerde,
Neokortekslerden fışkıran o dahiyane,
O çığır açacak gibi patlayan fikirler bir yerlere götürmüyor insanoğlunu sonuçta.
Yok yok...
Aslında götürüyor tabi de!.. 
Ama genelde, 
Felaketlerle buluşulan o bilindik sonlara.
Hatta, 
Akılsız fikirlerin çoğu,
İnceden inceye hazırlıyor gelinebilecek noktayı.
Keskin bir aklın eleğinden geçmemiş her fikir,
Kendisi ile birlikte fikre maruz kalanları da yok ediyor günü geldiğinde acımasızca.
...
Çokça örnek var yaşadığımız zamanlarda bu anlamda.
Yediğimiz bir çok endüstriyel ürünün raf ömrünü uzatmak adına, Onca katkı maddesini gıdalara eklemek gibi ultra süper bir fikirin,
İnsan evladı üzerinde yaratabileceği tahribatları pas geçmek kimlerin akıl eleğinden geçti mesela değil mi!
Fikir oldukça parlak tabi; Hem üretici, 
Hem satıcı adına.
Uzun süre bozulmadan dursun yiyecekler raflarda ilk günki gibi.
Dursun tabi de,
Peki ya, 
O ürünlerin vücutta yarattığı,
Uzun vadede ortaya çıkabilecek o acımasız etkiler kimin umurunda!
Önce ürettiklerinle hasta et,
Sonra hastalıkları teşhis etmek için kullandığın yollarla elde ettiğin onca para ile kendini zengin et,
Ardından ilaç sektörüne hizmet edercesine milleti ilaç manyağı et.
Bu döngüsel fikir, 
Hangi aklın eleğinden geçti de buldu her birimizin hayatını acaba?
...
Her yanı beton yığınına dönüştüren inşaat sektörü de benzer değil mi?
Çocukların çocukluk anılarını iki göz odaya hapsederken,
Ciğerlerinden oksijeni,
Hayatlarından hayallerini almak uğruna kazanılacak onca para fikri, 
Kimlerin akıl süzgeçlerinden geçti de geldi günümüze!
Ve yazık ki doğa da haklı olarak,
Bugün bu durumun intikamı peşinde şimdi!
...
Bitkileri,
Hayvanları,
İnsanları,
Tüm tabiatı,
Allah' ın türlü donanımla,
Türlü türlü sebeplerle yarattığı onca canlıyı hiçe sayarak,
Bilinçten uzak,
Menfaate yakın bir yaklaşımla, 
Termik santrallerin sayısını bir bir arttırmak nasıl bir gereklilik ki?
Nasıl oluyor da, 
Elekten geçemiyor en büyük enerji kaynağı olan güneşten yararlanma fikri!
Yaradanın insanoğluna hediyesi olan güneş,
Bu denli temiz bir enerji kaynağı durumundayken, Dünyayı insafsızca kirlenmeye mahkum etmek niye ki!
...
Ya eğitim!
Nitelikli ara eleman yetiştirmeyi koyduk bir kenara.
Herkes mühendis,
Mimar,
Doktor olsun son durumda.
Memlekette diğer işleri yapacak adam bulunamasın sonra.
Hoş, 
Kazançlar arasında bu kadar uçurum da olunca,
Millet de haklı tabi;
Ne yapsın değil mi ama çiftçilik,
Hayvancılık yapıp, 
İşçi olup da!
Eğer, 
Bir aklın eleğinden geçmeden doğan fikirler ise işte bunlar,
Yaşanılan sonuçlar çok da garipsenmemeli aslında.
...
Akıl da öyle değl mi!
Fikir üretemeyen akılların, Kişileri,
Toplumları götüreceği noktaları tahmin etmek güç değil ki.
Fikirsiz akılların yaratacağı sonlar da her anlamda belli;
Sürekli bir ileri iki geri.
...
Şimdi bu açıdan bakıyorum da duruma;
Fikirden yoksun akıllar bir yerlerde,
Aklın eleği ile buluşamamış fikirler başka başka yerlerde.
Ne deyim!!!
Eskiler biliyorlar da söylüyorlarmış meğer;
"Allah akıl fikir versin" diye.
Her ikisi de, 
Bir bütünün ayrılmaz parçasıymış gerçekten.
İnsan yaşadıkça,
Zamandan yaş aldıkça anlıyor tabi haliyle; 
Geçmişte söylenmiş onca sözün ne ifade ettiğini de.
...

"Akıl ve fikir birlikteliği ile göreceğimiz güzel günler dileği ile..."

YORUMLAR

  • 0 Yorum