Ah şu komşum!
Reklam
Reklam
Reklam
Özge Günal

Özge Günal

Ah şu komşum!

04 Ekim 2018 - 22:34

Ah insanlık ah,
Bir komşum var ki;
Evlere şenlik.
Ne siz sorun,
Ne ben söleyim diyeceğim ama...
Yok yok,
Lütfen sorun da söyleyim.
...
Yıllardır tanırım,
Bilirim kendisini.
Geçmişte aynı noktalar da buluştuğumuz da oldu elbet,
Ayrı düştüğümüz de.
Komşuyuz nihayetinde bazan çıkarlarımız bir oldu,
Bazan de çatışmalarımız bireysel çıkarlarımızdan doğdu işte.
Her neyse...
...
Bu komşum var ya bu komşum,
Karda yürüyüp izini belli etmezlerden.
İçi başka şey derken,
Dili başka başka söyleyenlerden.
Yanındaymış gibi durup da aslında karşında sinsi sinsi diş bileyenlerden.
Hayli zaman aldı tabi tanımak;
Yaşanmış,
Deneyimlenmiş her olayla şekillendi ilişkimiz tekrar tekrar.
Ne de çok şey yapmış aslında;
Şimdi geriye dönüp bir düşünüyorum da...
...
Gelir gelir,
Doldururdu beni diğer komşularıma.
Eğer istediğini yapmazsam şayet başlardı acı acı yaptırımlara.
Ee bir diren,
İki diren,
Üç diren...
Ama işte,
Bir kere vermişim ya tüm ipleri eline,
Yine o ne isterse o oluyordu günü geldiğinde.
Sadece ev halkını oyalıyordum ben o ara,
Araya başka başka şeyler kaynatıp çaktırmıyordum sözde komşuya teslim hallerimi.
Nasıl taktik ama!!!
...
Gün geldi,
Evimin her işine burnunu soktu bu komşum.
Yediğimize,
İçtiğimize,
Giydiğimize kadar karıştı sağolsun.
Evimde kendi yaptığım ne varsa,
En doğalından,
En tazesinden geldi bir çırpıda topladı attı hepsini.
Emek emek yetiştirdiğim,
İlmek ilmek ürettiğim ne varsa yerle bir etti.
Bu da yetmezmiş gibi,
Sanki,
Bizi çok düşünüyormuş ayağı ile getirdi de getirdi tüm ailemin önüne;
İçinde ne var ne yok hiç belli olmayan,
Ay hangisinden yesek bağımlılık yapan,
Eee tabi hazıra da alıştıran yiyecekleri.
Vallahi ne yalan söyleyim;
Şimdi kalkıp bir tas çorba kaynatmak zor geliyor hani.
Ya ne oluyor bana böyle!
Anlayamıyorum ki!!!
İnan bu komşu beni iyice tembel etti.
Bizim evde üretim adına her ne varsa hepsi bitti,
Her konuda başladı tüketim deliliği.
Sonra...
Sonra ben severdim mesela eskiden haber falan izlemeyi,
Belgesellerle yeni şeyler keşfetmeyi.
İnsanlarla bir araya gelince bilimden,
Kitaplardan konuşup ufkumun sınırlarını genişletirken,

Diğer tarafta sanatla iç içe olup ruhuma başka başka tatlar eklemeyi çok severdim önceden.
Bir gün,
Komşum yine çıkıp geliverdi.
Bizim evde o güne dek hiç bilmediğimiz bir program açtı televizyonda.
Böyle gelinli,
Kaynanalı,
İçinde bol bol safsatalı.
Kavga gürültünün ön plana çıkarılıp,
Değerlerimizin ayaklar altına alındığı. 
Şaşıp kaldık inan.
Ama bilemedik de işte;

İzleyenin devrelerinin yandığını.
Başka gün yine geldi. 
Bu kez sözde bir yemek programı açtı bize.
İnanan bir ülkede,
İnanan insanların oturduğu bir sofrada,
Allah' ın onca verdiğine sonsuz şükür,
Yapanın emeğine derin bir saygı yerine,
Her şeye burun kıvıran,
Olmadık laflarla iç daraltan insanlar yığını vardı ekranda.
Ayyy o günden sonra,
Bizim beyinler iyice uçtu mu!
Ah bu komşum ah,
Bu program saçması şeylerle iyiden iyiye bozdu bizim duruşu.
Sanki,
Ailece düşünen yerlerimize bir kapak kapatıldı,
Altından da bir güzel ateşlenip beyne giden tüm hatlarımız yakıldı.
Bizim evde saygı,
Sevgi,
Merhamet,
İyi niyet,
Ahlak,
Ne kadar bizi biz yapan,
Değer verdiğimiz şey varsa hepsi eskide kaldı.
...
Dur dur!
Bitmedi insanlık,
Biter mi hiç bunun yaptıkları!
Zamanla hiç anlamadan bizim evin ekonomisine de iyice hakim oldu bu.
Ne yaptı etti,
Bizi başkalarına,
Bizi kendisine bağımlı etti.
O ne verirse onu yer-içer,
O ne derse yapar olduk sonunda.
Ama ne oyuncuymuş,
Hiç anlamadık da ha.
En son benim adamın işlerine de taş koydu.
Hangi işe elimizi atsak bir bir kurudu.
Küçüldük!
Küçüldük! 
Küçüldük iyice.
Bizim ev ekonomisi de tepe taklak oldu mu!
Şimdi en son çare yine ona sığındık.
Napalım!!!
Evet evet,
Şu bahsettiğim bizim komşuya işte.
Yapsa yapsa o yapar,
O kurtarır bizi dedim tüm ev halkına;
Nasıl düştüğümüzü bilemediğimiz bu bataktan!!!
Ay yoksa biliyor muyduk nasıl düştüğümüzü bu batağa!
Ay yok yaa... 
Bilsek,
Birazcık anlasak,
Aymaz mıydık hiç daha en başında.
Ben anlasam,
Teslim eder miydim ona hiç varı mı yoğumu!
Gel sen bir el at,
Yönlendir bizi de çıkalım şu dar boğazdan der miydim!
Yok yook nerden bileceğiz canım!
Çok sinsice olmuş olan.
Ay gerçekten bilsem de der miydim acaba bizi kurtar diye!!!
Ay benim devreler yandı ya iyice,
Ay bak şimdi bilemedim ben neyi,
Niye anlatıyordum size!
...

"Devrelerimizin yanmaktan kurtulduğu günleri görebilmek dileği ile..."

YORUMLAR

  • 0 Yorum