• Reklam
Reklam
Reklam
İlksen Artan

İlksen Artan

Nazım Hikmet Ran

15 Ocak 2019 - 13:59

 “Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın.
Yok edin insanın insana kulluğunu.
Bu davet bizim” demiş Nazım.
 
Ve eklemiş…
 
“Yaşamak,
Bir ağaç gibi tek ve hür,
Ve bir orman gibi kardeşçesine.
Bu hasret bizim…”
 
Bugün, 117 yaşında Nazım Hikmet.
Tüm dünyanın tanıdığı, eserleri birçok dile çevrilmiş Türk şairi Nazım Hikmet.
 
1902’den 1963’e yaşadığı yılların 13’ünde yargılandı, hapis yattı.
Geri kalan yıllarında da sürgün hayatı yaşadı. Çocuk oldu, genç oldu, aşık oldu, hapis yattı.
Yargılandı…
1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarıldı. 58 yıl sonra, - yani öldükten sonra- Türk vatandaşlığı geri verildi.
 
61 yıla birçok şiir sığdırdı. Çokça hasret, bir dizi aşk…
 
Hayatı filmlere konu oldu. Bir sürü şiiri bestelendi. Yıllarcaaramızdadolandı.
117 yıldır dolanıyor, dolanacak da… Ömür boyu.
 
Bir vasiyeti vardı. “Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni” dedi. Mezarı Moskova’da.  
 
Yaşamaya dair ne demişti Nazım?
 
Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın.
Bir sincap gibi mesela,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden.
Yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.
 
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
 
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından.
 
Anadolu’da  bir köy mezarlığında yaşadığın hatıramızda.
İyi ki doğdun Nazım Hikmet.
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum