• Reklam
Reklam
Reklam
İlksen Artan

İlksen Artan

George Orwell

25 Haziran 2019 - 10:55

“Özgürlüklerini savunmayanların ödedikleri bedel ağırdır”
Hayvan Çiftliği kitabında söylemiş George Orwell bu cümleyi. Kitap tamamen fabl türünde yazılmış bir eser ve o incecik kitabı okurken sürekli kendinizi durup düşünürken bulursunuz. Ara ara hatta açıkçası sıklıkla kendinizi acı acı gülümserken de bulursunuz.
George Orwell eserlerinde net ifadeler, keskin bir zeka, sosyal eşitsizliğe ve adaletsizliğe müthiş bir farkındalık çabası ve totalitarizme karşı duruş vardır ve onları öyle bir işler öyle bir anlatır ki, kitabın sonuna nasıl geldiğinizi hiç anlamazsınız ve çok eminim uzun bir süre de etkisinden çıkamazsınız.
1984 ve Hayvan Çiftliği kitapları Orwell’ın  en ünlü eserlerinden.
1984; distopik bir dünyada geçen politik bir roman. Müthiş bir distopya. Büyük Birader ne istiyorsa o oluyor bu dünyada. Nefes almayacaksınız dese halk nefes alamıyor. Evler de, sokaklar da, bakkallar da, market de kısacası tüm yaşamsal alanlarda kameralar mevcut ve parti halkı 7/24 izliyor. Onlara karşı cümle kurma cüretinde bulunanlara da hemen bedelini ödetiyor.

"Kaç parmağımı görüyorsun, Winston?"
"Dört."
"Peki, Parti dört değil de beş diyorsa, o zaman kaç?"
"Dört."
dedin,  yandın. İşkencelere hazırlıklı ve dayanıklı olmanı temenni ederiz!
O yüzden diyor Orwell 1984’de;
 "insan insana nasıl hükmeder, Winston?
Winston biraz düsünüp "Acı çektirerek " dedi.”  

Sevginin olmadığı, kendi anne babasını Düşünce Polisi’ne ihbar eden çocukların yaşadığı bir dünya Okyanusya. İnsanların robotlaştırıldığı, totaliter rejime karşı olan Winston Smith’in isyanını çok net ve çarpıcı dile getiren bir eser.
Aslında 1984’de ve Hayvan Çiftliği’nde anlatılmak istenen şey özetle bence ortaktır. Çünkü çiftlikte insan sahiplerine karşı özgürlükleri için mücadele eden hayvanların kurduğu “Bütün hayvanlar eşittir” ilkesinden “Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha da eşittir” ilkesine varan serüvendir. Çıkılan yolu kendi çıkarları için, yalanlar, iftiralar ve ucuz oyunlarla değiştiren, baskı, korku, yıldırma ve karalamalar ile çiftlikte ki diğer hayvanların kafalarını karıştıran, sonunda da bize tek bir cümleyi yüksek sesle söyleten bir roman.
“Özgürlüklerini savunmayanların ödedikleri bedel ağırdır”
İyi ki doğdun George Orwell. Ve iyi ki sosyal adaletsizliğe karşı farkındalık yaratmak için bize çok güzel eserler bıraktın.  1984 için, Hayvan Çiftliği için, Aspidistra ve diğer tüm eserlerin için teşekkür ederim.
 
Kazım Koyuncu
Çok küçük yaşlarda müzikle tanışan, Karadeniz müziği ile Rock’n Roll’u harmanlayan müzisyen, Karadenizli ve bir devrimci. Çevre sorunlarına, toplum sorunlarına duyarlı gerçek bir sanatçı.
Kazım Koyuncu’yu böyle uzun uzun, satır satır, her şarkısının her bir sözünü tane tane cümle kurarak anlatmaya çalışmayı isterdim açıkçası ama, yine O, kendini, yaşadıklarını, hayatını, beklentilerini ve dik duruşunu öyle güzel anlatan satırlar kurmuş ki… Asıl biz teşekkür ederiz Kazım KOYUNCU. Rahmetle…
“Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya."
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum