Reklam
  • Reklam
Reklam
İlksen Artan

İlksen Artan

ATATÜRK İLE BÜYÜYEN BİR ÇOCUKSANIZ...

09 Kasım 2017 - 12:22

ATATÜRK İLE BÜYÜYEN BİR ÇOCUKSANIZ

MASAL KAHRAMANLARINA İHTİYAÇ DUYMAZSINIZ

 

 

Nasıl anlatılır ki sevgisi, özlemi, o asil duruşu, sezgileri…

Saymakla bitmez asla. Öylesine özel ve önemlidir ki söylediği her cümle, attığı her adım, düşündüğü her şey. O’nu öylesine sevemezsiniz. Çünkü eğer yakalamışsa sizi fikirleri bir şekilde. Araştırmadan, okumadan, öğrenmek isteğiyle yanıp tutuşmadan yaşayamazsınız artık.

 

Benimsemişseniz ta çocukluktan O’nu. Bağımsızlık karakteriniz olur.  Göz dikmeye kalkanla çarpışmaya hazır halde beklersiniz. Eşitlik anlayışı rehberiniz olur. Korkup, sinmek asla size göre değildir. Doğru bildiğinizi savunmaktan asla yılmazsınız.

 

“Akıl ve mantığın halledemeyeceği mesele yoktur” dersiniz.

 

“Ben manevi miras olarak hiçbir dogma, hiçbir donmuş, kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar” diyen bir önderiniz olduğu için gurur duyarsınız.

 

“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız bu kafidir” sözüyle asıl önemli olanın somutluk olmadığını anlarsınız.

 

Devam edelim öyleyse söylenmiş daha nice önemli sözlere;

 

“Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.”

 

“Bizce, Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın düzeyde, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır.”

 

“Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın”

 

“Gerçeği konuşmaktan korkmayınız.”

 

“Çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı, bu yaptıklarımın hiç birini yapamazdım.”

 

“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en gerçek tarikat, uygarlık tarikatıdır.”

 

Ve elbette;

 

“Benim naçiz vücudum bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır”

 

Bugün, 79 sene sonra ve nefes aldığımız sürece her 10 Kasım’da saat 9’u 5 geçe o siren sesinde burnumuzun direği sızlıyorsa ve bir damla yaş akıyorsa gönülden gelen, asla ölmedin ve ölemezsin.

 

Biz, gençlerin seni sonsuza kadar yaşatmaya söz verdik, birbirimizden habersiz hem de. Ortak paydamız hep sen ve senin fikirlerin oldu. Öyle de kalacak ilelebet.

 

Rahat uyu sen Ata’m.

 

Senin fikirlerin hala dünyanın dört bir yanında özgürce dolaşıyor. Senin hayat hikayen, bıraktığın o ilim ve bilim mirası en kıymetli ellerde güvenle harmanlanıyor. Zor günler geçiriyoruz, acı çekiyoruz. Hiç olmayacak şekilde ölüyoruz. Öldürülüyoruz.

 

Ama biz küllerinden doğmayı iyi biliriz. Yılmayız, yıkılmayız.

 

Üstelik muhtaç olduğumuz kudretin, damarlarımızda ki asil kanda mevcut olduğunu çok iyi biliriz.

 

Bu yüzden işte;

 

ATATÜRK İLE BÜYÜYEN BİR ÇOCUKSANIZ

MASAL KAHRAMANLARINA İHTİYAÇ DUYMAZSINIZ.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar