• Reklam
Reklam
Reklam
Güzin Balçık

Güzin Balçık

HİKAYEMİZİ NASIL YAZARIZ?

28 Ağustos 2017 - 11:42

Hikâyemizi yazmada birçok parametrelerimiz vardır. Bunların her biri başlı başına bir eğitim sürecidir. Ancak ben her okuyana biraz ışık tutması ve farkındalık getirmesi açısından, diyorum ki; madem hikaye yazacağız. Yani anı yaşayamıyorsak varsayımlarımızla aslında olmayan bir şeyi senaryolaştırmayı seçiyorsak bari olumlu hikaye yazalım.

Ne dersiniz?

Olumlu hikaye yazalım ve hikayenin olumlu olanının üzerinde düşünceyi güçlendirerek duyguyu oluşturalım.

Uzmanlar bilimsel ölçümler yapmışlar ve günde 60.000 düşünce ürettiğimizi tespit etmişler ve bunların %90 – 95 ‘inin olumsuz olduğunu tespit etmişler. Ürettiğimiz olumsuz düşünceler önceki yazımda örneklerle anlatmaya çalıştığım olumsuz bir gerçeklik oluveriyor.

Üst bilinçle düşündüğümüz her şey bilinçaltına iner ve bilinçaltı, iyi – kötü ayrımı yapamadığından düşündüğünüz her şeyi emir olarak alır. Her düşüncemiz gerçek olur mu?

Duyguya dönüştürdüğümüz herşey duygunun gücü oranında gerçekliğimiz olur. Zihnimizde canlandırdığımız olumsuz bir olayı düşündük  ve hemen farkına varıp “amaaan yok canım bu sadece bir varsayım, aklımın oyunu..” deyip olumsuz düşüncemizi iptal edebiliriz,  ya da bir düşünce gelir ve bir anda dikkatimizi çekip gider, ya da düşünce gelir… 

Önceden oluşmuş inanç kalıplarımızdan arşivde alabildiği olumsuz kalıpla duyguyu güçlendirir. Derken kurban psikolojisi de işin içine girdiğinde ( bunu hak etmedim, herkese elimi uzatırım ve elimi kırarlar….Gibi kendimize acıyarak) daha da güçlenen olumsuz duyguya esir olmuşuzdur.  Ve en olumsuz olanı yazmaya başlarız. Bu düşünce şeklini defalarca tekrar ederek depresyon dediğimiz olguya gireriz.  Ya da;  olumsuz bir düşünceyi ilk söylemdeki gibi fark ettikten sonra , bu sadece bir varsayım….

Diye başlayıp güzel bir varsayımla yeni bir senaryo hazırlayabiliriz. Bu olumlu senaryoyu olumlu bir duyguya da bağladığımızda olumlu gerçekliğin tohumunu atmaya başlarız.

Yaşamda herkesin hayatında sorun olarak adlandırdığı bir şeyler vardır. Biz bunları sorun olarak gördüğümüzde sorun olmaktadır. Beynimiz hayal veya gerçeği ayırt edemez yaratımında bulunduğunuz her düşünceyi gerçek olarak alır yineliyorum önemli olan bu düşünceyi duyguyla birleştirmektir. Duygusal durumunuzu motive etmektir.

Sizi olumsuz düşündüren her neyse onu bir başka açıdan, olumlu açıdan görün ve sizi mutlu edecek senaryoyu hayal edin. Bir sonraki sefere hayalinizde olan bu senaryonun bilfiil içinde olun ve duygularıyla yaşayın. Ve ilk fırsatta tekrar ve tekrar…

En az günde bir kez, gün atlamadan tekrar ederek hayal etmeyi imgelemeye dönüştürün. İkisi arasındaki fark; imgelemeyle hayalini duyguyla bütünlemendir.

Duygusal durumu kontrol edebilme yeteneğiniz bu şekilde gelişir. Bu beceriniz ile yaşamınızın her alanında başarıya ulaşabilirsiniz.

Bir sonraki yazımda duygusal durumun derinine inip duygularımızı kontrol etmede özellikle stresle baş etmede izleyeceğimiz yol ile ilgili paylaşıma hazır olun

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum