• Reklam
Reklam
Reklam
Güven Hasbaş

Güven Hasbaş

Yüzüstü çok süründün...

13 Temmuz 2019 - 18:19

Gözünü sevdiğimin Sakarya’sında iyi şeyler yazmak ne zor!
Negatif konuları değil övgüyle bahsedilen bir meseleyi yazı dizisi haline getirmek nasip olmayacak kalan ömrümde.

Seçilmişi, atanmışı “Allah Rızası” için bir iş yapsın diye beklemek yordu.
Belki biz göremeyeceği güzellikleri ancak çocuklarımızdan umutluyum.
Gelecek daha güzel olacak.

Bugünün idarecilerinden eser kalmadığında rahat edecek şehrimiz.
Merak edenlere; Atanmışından seçilmişine herkes birini mutlu etmenin peşinde. Kimsenin derdi Allah rızası, kul hakkı, millet falan değil...

Seçilmiş milletvekili, şehrinin menfaati, milletin derdine derman olmak için adım atmıyor. Bir tek derdi, bir sonra ki dönem kendini listeye yazacaklara şirin görünmek. Onların işini çözmek.
Belediye başkanı içinde durum farklı değil.

 Akyazı Belediye Meclisi bir karar alarak Alparslan Türkeş adını cami bahçesinde ki çay bahçesine verdi. Yemin ediyorum okuduğum, anlatılanlarla tanıdığım Rahmetli Türkeş yaşasaydı yapılana asla rıza göstermezdi.

Cevat Ayhan Cami’nin bahçesindeki çay bahçesine sosyal tesis denildi ve adı Alparslan Türkeş Sosyal Tesisleri oldu.  Allah aşkına birilerine şirinlik yapmak için Türkeş adını kullanmayın. Cevat Ayhan bu şehrin önemli bir değeri ve camiye adı verilmiş. Caminin bahçesine de Cevat Ayhan adı verilseydi daha şık olurdu. Camiye Cevat Ayhan bahçesinde ki tesise Alparslan Türkeş yazmak bence hiç şık olmamış. Alparslan Türkeş adı başka bir tesise verilmeliydi.

Rahmetli Türkeş Akyazı’daki tiyatroya müdahale edemez. Peki ya Türkeş’in maneviyatını koruması gerekenler neden böyle bir talepte bulunur? Caminin bahçesinde ki tesise Türkeş adı yazılınca kazanım elde ettiğini sananlara sadece “yuh olsun” demekle yetiniyorum. Şimdilik.
Atanmış bürokratı da farklı değil Sakarya’mın.

Yine güncel konulardan örnek vererek neden umutsuzluğa kapıldığımı anlatmaya çalışayım.
Sakarya Üniversitesi’nin bir rektörü var. Arkası sağlam olduğu için şehrin siyasilerini, kamuoyunu falan tanımayan rektör. Hani üniversiteyi büyütmesi için göreve getirilen ancak kendi dünyasını oluşturmaya çalışan Rektör Savaşan’dan bahsediyorum.

Kendini şehrin üstünde gören Rektör Savaşan, eğitim ve bilimle anılması gereken kurumu, kantin işletmeciliği, fotokopicilik gibi işlerden sebep uçuruma sürüklüyor.

Üstelik bütün bunları yaparken de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’dan güç aldığı söyleniyor. Bilal Erdoğan ve kayınpederi Orhan Uzuner’den güç aldığı söylenen Rektör Fatih Savaşan sizce başka şehirde bu kadar rahat at koşturabilir mi? Savaşan siyasi erk falan kazımaz tavrını başka şehirde sürdürebilir mi? Elbette hayır. Şehre rağmen ‘dediğim dedik’ diyen bir rektör sadece Sakarya’da görev yapabilir.

Siyasette, bürokrasi de durum böyle peki ya diğer konularda nasıl benim güzel şehrim.
Cumhurbaşkanına yakınım edasıyla Büyükşehir Belediyesi’nde başkan değişikliklerinde ‘Sakarya Sevdası!’ depreşen Bülent Uygun’u örneklesem. Yönetim Sakaryaspor’u yönetecek diye seçildi. Yönetimi de Bülent Uygun yönetiyor adeta.

Dün tarım arazilerini mahvedecek diyerek izin verilmeyen Çimento Fabrikası için izin çıktı ağalar. Yakında şehrin kuzeyinden toz solumaya başlayacağız.
Örnekler çoğaltılabilir.

İçinizi daha fazla karartmamak adına yazımı;

Üstat Necip Fazıl Kısakürek tarafından 1949 yılında yazılan Sakarya şiirinin bir dizesiyle tamamlamak istiyorum.
Yüzüstü çok süründün ayağa kalk Sakaryam...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum