• Reklam
Reklam
Reklam
Güven Hasbaş

Güven Hasbaş

Vah benim garip şehrim...

25 Ağustos 2018 - 14:44

‘Sakarya sahipsiz’

Şehir milliyetçiliği yok. Dolayısıyla da ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ mantığında yürüyor işler.

Sakarya ülkenin hatta dünyanın birçok yerinden insanı içinde barındıran bir kent.  Kimine göre ‘Kültür mozaiği’ bana göre ‘memleketlerinde barınamayanların buluştuğu geçimini sağladığı yer’...

Sakarya’nın sahipsizliğinin yegane nedeni, şehirde ki eşraf yapısının olmaması. Kimler şehri bölüp parçaladı? Birlikteliğe dinamit koyanlar bu durumda ne kazandı?

Bunları açıklamak veya suçlu aramak değil niyetim.

Şehrin seçilmiş ve atanmış yöneticileri şehirde ki ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ kültürünü suiistimal ediyor. Yaşadığımız kente sahip çıkmadığımız için herkes işine geldiği gibi davranıyor.

Örneklerle nereye varmak istediğimi daha iyi anlatacağım...

Karasu’nun yaz nüfusunun milyona dayandığını bilmeyen var mı?

Kışın 65 Bin yazın 650 Bin nüfus olan bir ilçeyi yönetenler, ne yaptıklarının farkında mı?

Belediye ile mensubu bulunduğu partinin ilçe teşkilatı kavgalı. Hal böyle olunca olan vatandaşa oluyor.

Hastanenin acili patlıyor, nöbetçi eczanesi patlıyor. Çöp toplama işi ve daha bir sürü sorun yaşanıyor.

Sorarım size; Eğer Karasu’ya sahip çıkan eşraf olsa, yaz döneminde hastanede görev alacak hekim sayısından nöbet tutacak eczaneye kadar gereken tedbirler alınmaz mı?

Siz yorulmayın ben cevap vereyim. Alınır...

Şehrin eşrafı yeri geldiğinde kaymakamdan, belediye başkanından, iktidarın ilçe başkanından daha etkili ve yetkili olur.

Bırakın ilçede ki yöneticileri İl Sağlık Müdürlüğü bu kadar rahat hareket edebilir mi? Milletin hastaneye akın ettiği, acilde ki sağlık hizmetlerinin patladığı basın-yayın kuruluşlarında haber olmasa kimsenin umurunda olmayacak mevzu...

Bütün olumsuzluklar yaşanırken iktidarın ilçe başkanı, sanırım yerel seçimlerde belediye başkanlığına oynayacak, ilçesine ikinci nöbetçi eczaneyi açtırdığı için sosyal medyada hava atıyor. Yahu başkan millet muayene olamıyor, tedbir almadığınız için. Sen hala neyin peşindesin...

Karasu’yu bir kenara bırakalım.

Şehrin merkezinde aylardır bitmeyen çileyi ele alalım...

Erenler’de SASKİ alt yapı çalışması yapıyor. Gereken tedbir alınmadan ve ne zaman biteceği belli olmayan alt yapı çalışması nedeniyle batan esnaflar var.

Sakarya’da bir eşraf yapısı olmuş olsa ve SASKİ yönetimine ‘Kardeş kafanıza göre iş yapıyorsunuz. Bölge esnafının ekonomisini düşündünüz mü? Neden ulaşımda aksama olmamasını planlamıyorsunuz? Esnafın kaybını maaşından mı karşılayacaksın?” dese fena mı olur. Meseleyi siyaset üstü düşünen bir kurumun olması, Sakarya’nın menfaatine ağalar, beyler...

Alt yapı hizmetleri elbette önemli ancak bölge esnafının da ayakta kalması lazım.

Örnekleri çoğaltabiliriz. Sanırım meramımı anlatmak için iki örnek şimdilik yeterli olacaktır...

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin çok güçlü olduğu şehirlerden birisinde yaşıyoruz.  Yetkiyi eline alan AK Partili her şeyi bildiğini düşünüyor. Bireysel olarak dile getirilen meseleleri duymazdan geliyor.

Şehirde siyaset kurumunun üstünde bir yapı oluşmalı ki bu durum tersine dönsün.

 Şehir eşrafı belki de en çok iktidar partisine hizmet edecek. Yanlış adamlara makam mevki verilmesinin önüne geçecek. Sakarya’nın sivil toplum kuruluşları, iş adamları ve diğer yerel dinamikleri yerel seçimlerde sorumluluk alıp belediye başkanları belirlenirken fikir beyan etmeli.

Her birimiz farklı illerden Sakarya’ya göç ettik.  Para kazanıp evimizi geçindiriyoruz. Karnımızı doyurduğumuz şehrimize karşı sorumlulukta almalıyız.

Bugünün Sakarya’sı sahipsiz. Eğer bu şehirde yaşayanlar sorumluluk alır ise şehir sahipsizlikten kurtulmuş olur. “Vah benim garip şehrim yerine, Sakarya sahipsiz değil” diyeceğimiz günleri görebilmek dileğiyle..

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum