• Reklam
Reklam
Reklam
Güven Hasbaş

Güven Hasbaş

Suçlu kim?

31 Ocak 2018 - 11:26

Yavuz hırsız ev sahibini bastırır’ hikâyesine benzer bir durumla karşı karşıyayız.

Şifa bulmak için hastaneye gelenler dahil 309 kişi gıda zehirlenmesi yaşıyor. Normal şartlarda olması gereken yemek tedarikçisine yol verilip işini düzgün yapan bir firmayla anlaşmaya varılır. Ancak Sakarya’nın sağlığını yönetenler işlerini düzgün yapmadıklarından olsa gerek yemek firması “olayda suçlu aranacaksa bu biz değiliz” diyerek sıyrılıp çıkıyor.

Teşbihte hata olmaz. “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” sözüne uygun bir durumu yaşamıyormuyuz…

Meseleyi biraz daha irdeleyelim.

Sakarya’da iki hafta önce gıda zehirlenmesi olayı yaşandı.

Hastane çalışanları hastanelik oldu.

Sağlık yöneticileri önce sessiz kalmayı tercih ettiler. Olay unutulur gider. Ölen olmadı nasılsa diye. Zehirlenen kişi sayısı bile günler sonra yazılı bir açıklamayla kamuoyuna duyuruldu.

Ardından yemeklerden numune alındığı ve incelenmeye gönderildiği söylendi.

Adli ve idari soruşturma dendi.

O dendi bu dendi. Ama kimse çıkıp bu işin sorumlusu şu diyemedi.

Yemek şirketi hijyen kurallarına uygun davranmadı diyecek babayiğit çıkmadığından yemek şirketinin yetkilisi sahneye çıktı. ‘Olayda bizim suçumuz yok’ deyiverdi….

Peki olayda kimin kusuru var?

Hastanede çalışanlar yemekten zehirlendiği için suçlanamaz sanırım. Şifa bulmak için hastaneye yatanlar veya onlara refakat edenler de suçlu ilan edilemezler. Öyleyse bu işin sorumlusu kim?

Aşçı yardımcısıyken hastaneye müdür yardımcısı yapılanı mı suçlayalım. Yoksa hastaneye yönetici atayanı mı?

Madem yemek şirketi masum o halde 309 kişinin hastanede hastanelik olmasının sorumlusu kim?

Biz sorularımızı sıralayacağız da çıkıp cevap verecek birisi yok.

Bundan sonra neler olabilir…

Sakarya Valiliği yazılı açıklamanın ötesinde bir adım atabilir mi? Hiç sanmıyorum.

İl Sağlık Müdürü aralarında kendi çalışanlarının da olduğu zehirlenme vakasıyla ilgili kamuoyunu tatmin edici bir beyanda bulunabilir mi? Böyle bir beklentim yok.

Peki sağlıkçıları temsil ettiğini iddia eden sendikanın yöneticileri olaya müdahil olur mu? Elbette ki hayır.

Muhtemelen…

Hastanede görevli bir iki kişi yeterince denetim yapmadıkları için görevden uzaklaştırılır. Aynı yemek şirketi dün olduğu gibi yarın da ticaretini devam ettirir. Gıda zehirlenmesi yaşayanlar arasında olayın takipçisi olacaklarını söyleyenler mahkemeye gider. Tazminat davası açarlar. Hastane de paşa paşa bedelini öder.

İşin özeti;  Neredeyse dokunulmazlığı olan yemek şirketi para kazanmaya, hastane çalışanı dışarıdan yemek sipariş etmeye devam eder.

Hasta ve refakatçiler mi? Onlar kimin umurunda ki… Şans eseri bir daha zehirlenmezler ise yaşayıp giderler.

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum