• Reklam
Reklam
Reklam
Güven Hasbaş

Güven Hasbaş

Polyannacılığı bıraksak artık…

12 Kasım 2017 - 19:25

Polyanna’nın hikayesini çoğu kişi bilir sanırım. En kötü zamanlarında bile babasının kendisine öğrettiği mutluluk oyununu oynayan küçük bir kızın hikayesidir.

Polyannacılık iyimserlik değildir.

İyimser olan bir insan aynı zamanda Polyannacılık davranışı içerisine de girer olayların iyi tarafını görür ama pembe gözlükle değil gerçekçi gözlerle görür.

Sakarya’da cinsel istismar, taciz vb olayların sayısında ki artış endişe verici. Dışarıdan bakıldığında muhafazakâr görünen bir kentte bu kadar çok sersemletici vakanın oluyor olması düşündürücü…

Silahlı yaralama, vurgun gibi olaylarda da hatırı sayılı artış var. Sadece son haftaya bakıldığında işlenen cinayetlerin sayısı ortada…

Uyuşturucu bulmak neredeyse bakkaldan şeker almaktan daha kolay olmuş.

Sakarya’nın yaşanabilir kentler sıralamasında ki son durumu nedir bilemiyorum ama, “kültür mozaiği”, “huzurun merkezi” gibi söylemlerin artık çok fazla inandırıcılığı kalmamaya başladı. İnandırıcılığını yitirmemesi açısından veya siyaseten artı değer katacağı düşünülerek dillendirilmemeli bu kelimeler…

Sakarya elbette birbirinden farklı ve güzellikleriyle birçok kentten avantajlı. Ancak bizim kentin güvenlik ve asayiş sorunu var. Sakarya’da olay olmadan önlem alınamıyor mu? Sorusuna ciddi cevaplar aranmalı…

Huzurun başkentinde yaşıyor olmayı çok isterdim. Amma velakin şehirde yaşanan olaylara bakıldığında kendimi huzur içinde hissetmiyorum. 

Cinayetler, uyuşturucu kullanımı, cinsel istismar gibi mevzuların bu denli yoğun olduğu bir şehirde insanın kendini huzurda hissetmesi pek olası görünmüyor.

Olayların üstünü örterek bir yerlere varamayacağımızı görelim artık. Emniyet cinsel istismar vakalarını basına bildirmiyor. Polisin bu haberlerle alakalı bilgi vermemesinin nedeni iğrenç olayın özendirici olmasını engellemekmiş.

Basın-yayın organlarına bilgi verilmemesine rağmen çocukların taciz edilmesi, istismar edilmesinin önüne geçilebiliyor mu? HAYIR

Cinayetleri, uyuşturucu komasına giren çocukları velhasıl bütün olumsuz haberleri gizleyelim. Olup biteni gizlemekle sorun çözülebiliyor mu?

Bu kadar ağır olayları bir kenara bırakalım. Okuldan kaçmaya çalışırken bacağını kıran öğrenciyi ambulans yerine özel aracıyla hastaneye götürsün okul idarecileri, yeter ki kamuoyu duymasın. Cinsel istismar vakalarında ki artışı kamuoyu duymasın. O duyulmasın, bu duyulmasın.

Bütün kirlilikleri halının altına süpürüp, huzur kenti Sakarya’da yaşıyoruz diyerek kendimizi kandırmaktan vazgeçelim.

Yaşadığımız şehir gerçekçi olalım. Bugün önleyici güvenlik hizmetlerinin yeterince alınmadığı gerçeğini gizlersek yarın önüne geçilemeyen daha vahim daha üzüntü verici olaylarla karşı karşıya kalacağız.

Polyannacılık iyimserlik değildir.

Bilmem anlatabildim mi?

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum