• Reklam
Reklam
Reklam
Güven Hasbaş

Güven Hasbaş

Ben Ali İhsan Yavuz olsam...

16 Ekim 2018 - 21:38

Malum siyasetin gündeminde yerel seçim var.
Herkes bir yerlere talip, gönlünden başkan adaylığı veya meclis üyeliği geçenlerin en büyük derdi Ali İhsan Yavuz’un desteğini almak...
Ali İhsan Yavuz aday belirleme sürecinde nasıl davranır orasını bilemem. Amma velâkin siyasetin içinde olsam hele ki Genel Başkan Yardımcısı olsam nasıl bir yol izlerim diye birkaç kurgu yaptım.
Defaten yazıp çizdim, dost sohbetlerinde dile getirdim “Benden başgan falan olmaz” diye.
“Benden başgan falan olmaz” diyen birisi nasıl Genel Başkan Yardımcısı gibi davranıp yol haritası çizer açıkçası bilemiyorum. Ancak yinede kurgu yapmaktan da geri duramadım..
“Ben Ali İhsan Yavuz olsam” yerel seçimlerde nasıl davranırım düşüncesinin temelini siyaset sahnesinde ki isimlerin genel davranışlarından esinlenerek yaptığımın bilinmesini isteyerek başlıyorum.
Ben Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz olsam; Siyasi hedeflerim arasına Büyükşehir Belediye Başkanlığını da dahil etmişsem eğer kesinlikle ona göre bir yol çizerdim. Zeki Toçoğlu’nun bir dönem daha devam etmesini isteyerek işe başlayıp merkezde ki ilçelerde de gerekli adımları atardım.  
Büyükşehir’de tercihim kesinlikle Zeki Toçoğlu olurdu. Tercihimin en önemli sebeplerinden birisi ise “son dönem” olurdu. “10 yıldır risk almadan başkanlık yapıyor ki son döneminde de risk almayacağını, süreci idare edeceğini öngörmek için dahi olmaya gerek yok. Toçoğlu etliye sütlüye dokunmadan bir beş yıl daha geçirip kenara çekilir” diye düşünürdüm...
-Kimse bana yani Ali İhsan Yavuz’a mevcut başkandan yana tavır sergilediğim için kırılmaz diye düşünürdüm... Genel Başkan Yardımcılığı görevinde biraz daha popülaritem artar, bir sonra ki seçim döneminde herkes benim aday olacağımı konuşur nasıl olsa diye düşünürüm...
Ben Ali İhsan Yavuz olsam; Adapazarı, Serdivan ve Erenler hatta Arifiye Belediye Başkanlıkları için sözümden çıkmayacak, kadrolaşmamı sağlayacak isimlerin aday gösterilmesi için özel bir çalışma yapardım. Nasıl olsa şehirde AK Parti’nin adayı yarışa 8-0 önde başlıyor. Dolayısıyla kimle seçim kazanılır, kim daha çok hizmet üretir? Gibi telaşem de olmaz dı...
Tabi bütün bunları siyaset arenasında olmayan hatta hiçbir dönem olmayacak Güven Hasbaş olarak kurguluyorum.
Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile aynı masa etrafında toplantılara giren, seçim işlerinde bir dizi yeniliklere imza atmaya hazırlanan Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz böyle düşünür mü? Orasını bilemem...
Gönlünde başkan adaylığı veya meclis üyeliği geçen kiminle sohbet etsem hepsinin ortak görüşü “Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz belirleyici olur. Ankara O’nun görüşünü çok ciddiye alır” şeklinde.
Öyleyse “Ben Ali İhsan Yavuz olsam” siyasi geleceğim için böyle bir yol haritası çizerim.
Yukarıda yazdıklarım tamamen Ali İhsan Yavuz’un yerinde olsam kurgusu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz yılların siyasetçisi. Teşkilatçılığı da kendisinden önceki genel başkan yardımcılarının yaptıklarını da biliyor.
Ali İhsan Yavuz muhtemelen benim yazdıklarımla alakası olmayacak bir davranış sergileyecektir. Küçük olsun benim olsun mantığından uzak, partisinin ve şehrinin menfaatleri doğrultusunda hareket edecektir. Hukukçu olması sebebiyle de olabildiğince adil olacaktır.
Kim bilir belki de hiç alışık olmadığımız şekilde ‘benim adamım’ devrini bitirecek altın vuruşu yapıp, liyakati ön plana çıkaracak adımlar atarak mevkidaşlarına da örnek olacaktır.
“Siyasette 24 saat bile uzun zaman” söylemini de dikkate alarak Ali İhsan Yavuz’un nasıl bir tavır sergileyeceğini bekleyip göreceğiz.
Bakalım Ali İhsan Yavuz siyasette “liyakat dönemini” başlatan mı yoksa; “benim adamım” mantalitesini devam ettiren mi olacak...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum