• Reklam
Reklam
Reklam
Betül SARAY

Betül SARAY

Taksiciye alan dışı şoku

18 Mart 2018 - 17:33

Uber, tercih edilen ulaşım aracıyla müşteriyi buluşturan bir uygulama. Kişi bulunduğu konuma istediği bir aracı telefonuna indirdiği uygulamadan çağırabiliyor ve taksinin plaka bilgileri, varılacak yerin ücreti, aracın kaç dakikada müşteriye ulaşacağı uygulama üzerinden rahatlıkla görülebiliyor. Araca binildiğinde de varılacak adres navigasyon üzerinden takip ediliyor, yani yolu gereksiz uzatma gibi bir durum yok. Yolculuktan herhangi bir şikayette bulunmak isteyen kişi şikayetini yine uygulama üzerinden gerekli birimlere iletebiliyor.

Uygulama ülkemize gelmeden önce de birçok ülkede ciddi tartışmalara ve eylemlere sebep olmuştu. Sonuçta ya uygulama ülkeden kaldırıldı, ya da ülkenin yasalarına uygun şekilde düzenlendi. Buna rağmen eylemler devam etmekte çünkü Uber sürücüleri taksiciler gibi eğitimden geçmiyor ve onlar kadar vergi vermiyorlar.

Ve elbette ülkemizde vergi vermediği, haksız rekabet oluşturduğu ve taksicilerin ekmeğine engel olduğu için istenmeyen Uber’e eylem, grev, şikayetlerin dışında alternatif tepkiler de verildi. Uber’i müşteri gibi çağırıp taciz etmek, trafikte aracın üzerine sürmek, araçtan müşteriyi almaya çalışmak, darp girişiminde bulunmak birtakım yaratıcı tepkiler arasında. Çünkü biliyoruz ki istemediğimiz durumu dayakla bir güzel halledebilir, hatta günün sonunda haklı bile olabiliriz.

Öfkeli taksicilerin haberlerini takip ederken PDR camiası olarak benzer sancılar yaşadığımızı fark ettiğimde yüzümde acı bir tebessüm oluştu. Yıllardır alan dışı atamaların olumsuz etkileriyle mücadele ediyoruz. Biz dört yıl boyunca işin eğitimini alırken PDR’ye dair yeterli donanıma sahip olmayan, başka bölümlerden mezun kişiler kontenjanları bir güzel doldururken aynı bu şekilde eylem yapıldı, imzalar toplandı, şikayet dilekçeleri dolduruldu. Bunca savaşın sonunda da çok şükür bir dönüt alındı ve rehberlik kurslarının açılması engellendi, rahat bir nefes aldık. Birkaç aylık kursla rehber öğretmen atamadığınız için Allah razı olsun, gerçekten. Size ne kadar teşekkür etsek az. (Düştüğümüz şu duruma bakın…)

Haliyle taksicilerin bu tepkisine (itiraz, eylem, grev vb) sempatiyle yaklaşabiliyorum. Sempati kurmak istemediğim şeyse sorunun şiddet gibi aşağılayıcı yöntemlerle çözülmek istenmesi. Yahu darp nedir… Uber sürücüsünün suçu ne? Adam kafasına göre bir araba alıp müşteri avına mı çıktı da öylece saldırıyorsunuz? Sonuçta ortada –haksız rekabet var ya da yok- bir iş alanı var ve insanlar da bu işe yöneliyor.

Kaldı ki bu iş sadece taksicilerle Uber sürücülerini ilgilendiren bir şey değil. İşin en önemli boyutunu müşteriler oluşturuyor bence. Yolculuğunun sanal ortamda kayıt altında olması, sürücünün bilgilerinin açık oluşu, yol takibinin sistemli yapılması, ücretlerin daha az oluşu ve önceden belirlenmesi doğal olarak Uber’in seçilmesiyle sonuçlanıyor. Şahsen büyükşehirde yaşamadığım için aktif bir taksi kullanıcısı değilim, bindiğim taksilerde de hep gayet sıcak karşılandım. Hatta İstanbul’da Unkapanı’ndan geçerken taksicinin çok kibar bir üslupla Unkapanı’nın tarihi önemini açıklaması, bize ulaşımda epeyce yardımcı olması çok hoşuma gitmişti. Şimdi kalkıp da “Taksiciler hep müşteriyi sömürüyordu, Uber gelince herkes derin bir nefes aldı” diye peşin hükümde bulunursam başta o taksici olmak üzere meslekteki herkesin hakkına girmiş olurum.

Ha, illa içimizde biriken öfkeyi fiziksel yolla dışarı vurmak istiyorsak –bakın asla dayak demiyorum, mesleğime ters- elimde hoş bir liste var: Turiste daha çok para yazan, bilerek yolu uzatan, müşteriyi önemsemeden sigara içen, müşteriyi huzursuz eden taksiciler. Böyleleri mesleğinin adını lekelemenin yanında sağlam bir fiziksel dışavurumu hak ediyor. Hem de şöyle en okkalısından…  

En büyük sorunlarımızdan biri –özellikle kadınlar için- güvenlik olduğundan dolayı müşteri kendini Uber’de daha güvende hissediyorsa uygulamanın komple kaldırılmasından ziyade şirketle anlaşmaya varılarak ülke kanunlarına uygun şekilde düzenlenmesinden yanayım. Zaten yabancı ülkelere ait birçok uygulama ya da marka ülkemize girdiğinde buradaki standartlara uygun olacak şekilde değişikliğe uğruyor. Mesela McDonalds’ın Ramazan menüsü çıkarması gibi. Bunun gibi Uber de taksicileri mağdur etmeyecek şekilde, müşteri memnuniyetini ön planda tutarak ülkemizde varlığını sürdürürse güvenlik açısından önemli yollar kat edileceğine inanıyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum