• Reklam
Reklam
Reklam
Betül SARAY

Betül SARAY

Sihirli değnek

13 Ocak 2018 - 19:44

Geçen hafta Sakarya Anadolu Lisesi’nde (mezun olduğum okul) düzenlenen kariyer günlerine katıldım. Elbette halihazırda bir kariyerim olmadığı için izleyici olarak orada bulundum.

Eşit ağırlık kısmında dış ilişkiler şube müdürü, terapist, halkla ilişkiler uzmanı, avukat ve turizmci vardı. Her biri kendileri ve meslekleri hakkında akıcı konuşmalar yaptı ve sıra öğrencilerin sorularına geldi.

Soruların merkezinde ağırlıklı olarak şu talep yatıyordu: “Bana öyle bir formül söyleyin ki gösterdiğiniz yolda ilerleyip başarılı olayım.”Öğrenciler karşılarında yaşamlarında belli başarılara ulaşmış kişileri gördüklerinde onların yaptıklarını yaparak, belli formülleri takip ederek aynı konuma gelmenin yollarını sormaya başladılar. Öyle ki, sanki ortada gizli bir denklem var da denklemi çözen kişi bir üst basamağa çıkıyordu.

Bu durumu fark ettiğimde içimden geçen cevapların aynısını konuşmacılar benim yapabileceğimden daha net bir şekilde çok da güzel ifade etti. Dış İlişkiler Şube Müdürü Neriman Hanım bir noktada müdahale edip şunları söyledi:

“Siz istiyorsunuz ki yaşamınızın belli dönemlerinde gerekli zorlukları aşmadan, o hataları yapmadan, engellerde tökezlemeden çok düzgün bir şekilde ilerleyip mesleğimize kavuşalım. Ama öyle bir dünya yok. Size gösterebileceğimiz, bunu yaparsanız hedefinize ulaşırsınız diyebileceğimiz bir yol da yok. Kendiniz deneyimleyecek, zaman zaman da başarısız olacaksınız. Başarısızlıkları aşmanın yolunu da kendiniz bulmanız gerekecek. Size verebileceğim tavsiye seçeneklerinizi artırmanız ve kendinizi tanıyarak adım atmanızdır.”

Neriman Hanım’ın bu cümlelerinin ne derece kıymetli olduğunu öğrencilerin fark etmiş olmasını umut ettim, çünkü hata yapmanın ve öznel deneyimlere ulaşmanın önemini o kadar güzel açıklamıştı ki bu tarz konularda üniversitede hoca ve arkadaşlarımla sık sık tartışmışolmama rağmen ilk defa duyuyormuş gibi heyecanlanmıştım. Konuşmasının bu kadar etkilemesinin en büyük sebebi aynı zamanda iletişim becerisinin yüksek olması ve söylediğine sonuna kadar inanmasıydı. Yani sırf öğrencilere öğüt vermiş olmak için konuşmamıştı.

O seminerde, her konuşmacıdan apayrı şeyler öğrendim. Hepsi farklı karakterdeki bir bireydi ve meslekleri de karakterlerine göre şekillenmişti. Belki mezun olarak çağrıldım ama o gün fark ettim ki öğrencilik hiçbir zaman bitmeyen, bitmemesi de gereken bir süreç.

YORUMLAR

  • 0 Yorum