• Reklam
Reklam
Reklam
Betül SARAY

Betül SARAY

Öğretmen savaşları

18 Eylül 2017 - 18:22

 

            On altı yıllık eğitim hayatımı bu yıl sonlandırdım ve yavaş yavaş meslek hayatı için hazırlanıyorum, yani öğretmenliğe (Bu sıfat hala tartışmalı). Okul yıllarımda da sayısız farklı öğretmen çeşidiyle karşılaştım ve genel çerçeveye baktığımda aslında öğretmen konusunda ne kadar şanslı olduğumu gördüm. Bir insanın hayatı doğru öğretmenlerle tamamen farklı yönde değişebilir ve buna yakından şahit olma fırsatı elde ettim.

            Böyle bir ortamın içerisindeyken onların da herkes gibi kişisel sorunlarla uğraştığını unutmamakla birlikte, birbirlerinin konumlarını eleştirebilecekleri hiç aklıma gelmemişti. Ki, eleştirme ifadesi durumun en hafifletilmiş hali (Bir nevi sansür). Artık resmin diğer tarafındayım ve öğretmenlik gibi bilge bir mesleğin kişisel hırslar karşısında ezilmesine her gün şahit oluyorum.

            Yazılarımda çok net ifadeler kullanmaktan çekinsem de bu konuyu üstü kapalı işleyemem. Yeni yönetmelik karşısında rehber öğretmenlerin ve branş öğretmenlerinin arasındaki anlamsız çekişmeden bahsediyorum. Kısaca tartışma sebebini özet geçmek gerekirse; rehber öğretmenler için yeni bir yönetmelik hazırlandı ve genel bakış açısıyla yönetmelik, rehberlik ilkelerinin dışına çıkacak şekilde nöbet tutma, boş derslere girme gibi maddeler içeriyor. En başta psikolojik danışman veya danışman sıfatları alması gereken rehber öğretmenin, isimden dolayı öğretmenlerle aynı göreve sahip olacak olması koca bir camiayı ayağa kaldırdı. Branş öğretmenlerinin büyük çoğunluğundan yönetmeliğe destek gelince de iki farklı taraf oluştu.

            Derdim yönetmelik değil, bunun hakkında zaten her gün bir şeyler yapılıyor. Yönetmeliğin ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğunu tartışmak sayfalar sürer. Derdim, aynı okulun bünyesinde bir bütün olarak çalışması gereken bireylerin sanki farklı amaçlara hizmet ediyormuş gibi bir tavır takınmalarını kabullenemiyorum. Okul, farklı görevlerdeki birçok yetkin insanın –müdüründen temizlik görevlisine kadar- kaliteli insan yetiştirmek için bir arada çalıştığı son derece değerli bir kurum – olmalı. Merkezde öğrenci varsa, her şey çekirdekten doğru birey yetiştirmek içinse bu rekabet nereden geliyor?

            Mesleğimizin öneminden haberdar olsaydık kişisel hırslardan, statüden, eksiklik hissinden kendimizi arındırıp asıl önemli olana odaklanabilirdik. Hem rehber öğretmenlerde, hem de branş öğretmenlerinde hata var. Branş öğretmenlerinin zihninde tüm gün odadan çıkmayan, tembellik yapan biri şekilleniyor. Çünkü neredeyse hep kötü örneklerle karşılaşmışlar. Rehber öğretmenlerse yetkinliğin verdiği bir kibirle kendi alanlarını okulun diğer bütün bölümlerinden üstün görme eğiliminde. Bu da diğer tarafı daha çok kızdırıyor. Halbuki aynı okul içerisinde aynı amaçlarla çalışıyorsak odaklanmamız gereken şey diğerlerinin konumu olmamalı. Herkes kendi görevi doğrultusunda en iyisini yapmak için çalıştığında ortaya çıkacak olan şey o kadar kıymetlidir ki, böyle tartışmalara gerek bile duyulmaz.

            Bu yazdıklarım her meslek alanı için geçerli olmakla birlikte konu öğretmenliğe gelince daha fazla özen gerekiyor. Önemli olan yetiştirme sorumluluğunu üstlendiğimiz insanlar. Ha, üstlendiği sıfat icabı hangi tarafta olduğum zaten anlaşılsa da söylememeyi tercih ediyorum. Öğretmenseniz ve merak ettiğiniz tek nokta tarafımsa zaten mesajım olması gerektiği gibi ulaşmamış demektir.

            Yeni eğitim-öğretim yılında tüm okul çalışanlarına ve öğrencilere verimli bir ders yılı dilerim. Sağlıcakla kalın.

           

YORUMLAR

  • 0 Yorum