• Reklam
Reklam
Reklam
Betül SARAY

Betül SARAY

Bir fikrim var...

28 Aralık 2017 - 20:04

Fikirlerimiz bize mi ait?

Yoksa başkasının fikirlerini kendi üretimimiz mi zannediyoruz?

            Bugün okuduğum bir tweet fikirlerimizin kaynağını sorgulamamı sağladı. Aslında tweetin baştan savma olduğunu düşünüyordum: “Herkes beğendiği fikirlerin heterojen bir karışımını yapıp bunu kendi aklı diye sunuyor. Özgün insana hasretiz.”

            Baştan savmaydı, çünkü fikirlerin doğası üzerine fazla düşünülmemiş olduğuna inanıyordum. Ki aslında tweetler üzerine bu kadar düşünmek de pek mantıklı işi değil de, oraya başka bir zaman değiniriz.

            Hepimiz bir toplumun içerisine doğduğumuza ve her daim insanlarla çevrili halde büyüdüğümüze göre çevremizdeki insanların fikirlerini bünyemize katmamız kaçınılmazdır. İletişim halinde olduğumuz kişinin ikna yeteneği, dili kullanma becerisi savunduğumuz fikri bize kolaylıkla bıraktırabilirken fikirlerimizi illa özgün hale getirme çabası aslında anlamsız kalmaktadır. Çünkü bizim özgün fikir anlayışımız daha önce kimsenin düşünmediği ya da çok az kişi tarafından düşünülerek, tamamen kendi yaşam deneyimlerimiz sonucu oluşmasından öte gelir. Böylelikle kendimizin olana sıkı sıkıya bağlanır, fikri kutsal bir konuma yüceltiriz.

Oysa özgün fikir –bence- bu şekilde oluşmak zorunda değildir. Yukarıdaki tweette geçenbeğendiği fikirlerin heterojen karışımı ifadesinde bir özgünlük görebilmek çok mu zor gerçekten? Bir fikir alışverişi sonucunda karşımızdakinin anlattıkları mantığımıza uymuşsa onu alıp deneyimlerimizle harmanlayarak yaşamımıza katmak neden birebir kopyalamak olsun ki? Ki, beğenip heterojen karışım haline getirmek zaten yapabileceğimiz tek şey. Bütün fikirlerimizin bu şekilde oluştuğuna inanıyorum. Hiçbir fikrim olmadı ki, herhangi bir etkileşim sonucunda olmadan birdenbire zihnimde beliriversin. Konuşuyoruz, tartışıyoruz, deneyimliyoruz ve hepsinin bir karışımı olarak da olaylara karşı bir duruşumuz oluyor. Özgün fikir de bu olmalı zaten: fikrin aynısını alıp kullanmaktansa karakterimize, yaşam tarzımıza uyacak şekilde onu şekillendirmek.

            Bu tutum aynı zamanda bizi farklı düşüncelere karşı kapalı olmaya da itebilir. Özgün olmaya, eşsiz olmaya takılıp kaldığımız sürece diğer fikirleri tehdit olarak algılamamızın önüne kim geçebilir? Başkasının düşüncesi bize uygunsa neden onu kendimize almayalım?

            Fikirlerim bu yönde ve bu yazının oluşumu bile aldığım eğitimin, hocaları dinlememin, okuduğum kitapların birbirlerinin içerisinde erimesinin bir sonucu. Ama bana uymayanları da belli bir süzgeçten geçirmeyi ihmal etmiyorum tabi. Yarın aynı konu hakkında bambaşka fikirlere de sahip olabilirim. Belki farklı kişileri dinleyerek üzerine yeni bir şeyler katabilirim. Neden olmasın?

YORUMLAR

  • 0 Yorum