• Reklam
Reklam
Reklam
Ali Çiydem

Ali Çiydem

Okullar üzerine kışkırtıcı ve riskli bir yazı...

20 Eylül 2018 - 22:31

Okullar açıldı. Yüzlerce devlet okulu ve onlarca özel okul ilan edilmemiş bir yarışın startını verdi. Peki, çocuğunuzun hangi okulda eğitim görmesini isterdiniz? İşte yazının kışkırtıcı ve riskli tarafı da buradan itibaren başlıyor.

Ömrünün yirmi yılından fazlasını devlet okullarında geçirmiş benim gibi öğretmenden, hele hele öğretmenlerin hakkını savunmak için kurulan bir sendikada yıllarca mücadele vermiş bir kişiden beklenen bir yazı olmayacak muhtemelen... Ama mahallenin delisinin de söyleyeceklerine bir kulak vermekte fayda var.

Yıllarca yaptığınız öğretmenlikten sonra idareciliğe geçtiğinizde resmi biraz daha yukarıdan görme şansınız oluyor. Eleştirdiğiniz ve zorladığınız öğretmenlerin içinde bulunduğu durum aslında sizin geçmişinizin de bir çeşit fotoğrafı oluyor. Belki bu açıdan bakıldığında size teslim edilen çocuklar üzerinde yaptığınız hata ve gevşekliği, idareciliğinizde öğretmenlere çeki düzen vermeye çalışarak bir nevi mesleki tövbe ediyor bile sayılabilirsiniz.

Müdürlük yaptığım bir okuldaki öğretmenler kurulunda, çocuklarının çoğunluğunun özel okula gittiği öğretmenlere yönelik "Neden çocuğunuzu özel okula gönderiyorsunuz, birlikte görev yaptığınız öğretmenlere mi güvenmiyorsunuz?" diye sormuştum. Öyle ya, aldığı maaşları belli olan bir öğretmenin özel okul ücretini ödeyebilmek için hayatlarındaki birçok konfordan vazgeçmeleri gerekecekti. Bu bedeli ödemenin mutlaka iyi bir açıklaması olmalıydı...

Sinir bozucu sorularıma devam etmiştim: "Bir özel okul müdürü olsaydınız, bu seneki performanslarına bakarak buradaki kaç kişinin sözleşmesini yenilerdiniz? Ya da sizin sözleşmeniz yenilenir miydi?"

Bu sorulardan sonra zaten beni sevmeyeceklerdi. O yüzden bir soru daha sormanın bir mahsuru yoktu: "Bize teslim edilen çocukların suçu, babalarının onları özel okula gönderecek kadar varlıklı olmamaları mıdır?"

Zor sorular... Doğal olarak da cevapsız kaldı. Başkasına cevaplanması neredeyse imkansız olan bu soruların cevaplarını kendimize vermeli ve üzerinde düşünmeliyiz.

Bence sorun öğretmen kalitesinde değil... Sorun; tecrübeli öğretmenlerin yoğun olarak bulunduğu ilimizde öğretmenlerin kapasitelerini ve enerjilerini tam olarak kullanma konusunda isteksiz davranmalarıdır. Bu yüzden devlet okullarındaki öğretmenler bile, tecrübeleri daha az olmalarına rağmen, enerjisini ve kapasitesini sonuna kadar kullanan ya da kullanmaya mecbur edilen özel okullardaki öğretmenlere çocuklarını teslim ediyor.

Kendimizde mevcut olan kapasiteyi, bir dayatmanın ortaya çıkartmasını beklemeden biraz silkelenebilsek, bize teslim edilen çocuğun yüzünde kendi çocuğumuzun yüzünü görebilsek belki eğitim sisteminin birçok sorunu hallolmuş olacak.  

Yazılanlara kızarak mevzuyu geçiştirebilir ya da bir babanın çocuğuna " Paramız yok ki seni nasıl özel okula verelim!" çaresizliğindeki bizi utandıracak sesi duymaya çalışarak yeni bir başlangıç yapabiliriz...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum