• Reklam
Reklam
Reklam
Ali Çiydem

Ali Çiydem

Memleketin varlığını ve yokluğunu paylaşabilmek

16 Ekim 2018 - 20:18

Bu yazı aslında içinde bulunduğumuz krizden önce "Memleketin nimetlerini paylaşabilmek"  başlığı ile düşünülmüş bir yazı idi... Çünkü yatırımlar göğsümüzü kabartacak şekilde devasa bir görünüme bürünmüş, kişi başına düşen milli gelir sürekli yukarıya doğru bir grafik çiziyordu. İstatistiklerde görünen bu zenginleşme her nedense bir türlü alt kademeye doğru inmiyordu. 

Büyük büyük holdinglerin zenginlikleri artarken, zenginin parası matematiksel  olarak benim kelle hesabıma bölünüyor ve kişi başına düşen milli gelir gibi bir şeyler hesaplanıyordu. Kelle başına düşen para bir türlü cebe girmiyordu. Devlet babanın mal paylaşımında çocukları arasında pek adil davranamadığı gibi bir görüntü vardı sanki...

Memleketin nimetlerinden daha fazla faydalanmaya başlayan ülkenin eski ve yeni zenginleri ülkenin geri kalanı ile bunu paylaşma konusunda oldukça isteksizdi. Bu konuda devlet babanın zengin ve şımarık çocuklarını terbiye etmesi gerekiyordu.

Tam da "Şu memleketin nimetlerini adil bir şekilde paylaşsak nasıl olur acaba?" diye konuşacakken kriz patlak verdi. Hem de ne kriz... Sadece cepleri değil, moralleri de vurdu.

 Memleketin varlığını paylaşma konusunda sıranın en sonunda bekleyen sıradan vatandaşlar, bu sefer krizin vurduğu  sırasının en önündeydiler. Çünkü memleketin varlığını paylaşma konusunda isteksiz olanlar, yokluğunu paylaşmaya da yanaşmıyorlardı.

Yokluğuna yokluk eklenen vatan evladı bir de krizde etiketle oynayan, gramajı düşüren, krizi fırsata çevirip pastadaki payının düşmemesi için her türlü dümeni çeviren diğer vatan evlatları (!) ile de boğuşmak zorunda kalıyordu.

Ayın sonunu zor getirebilen insanların vatan için seferberlik ilan ettiği, tek vatanlarının para olduğu anlaşılan bazı ultra zenginlerin çeşitli dalavereler çevirdiği günlerden geçiyoruz. Varlıkta babaya küsmeden sırasını sabırla bekleyen evlat, yoklukta mutfaktan yiyecek çalan, belki de sıkışınca kapıyı vurup çıkacak evlada karşı çaresiz...

Biz Anadolu'da devlete "Devlet Baba" deriz... Çünkü baba güven demektir, sığınabileceği bir liman demektir.

Artık baba gereğini yapmalı. Varlığı paylaşma konusunda isteksiz olan obez evlat, yokluğu paylaşma konusunda zorlanmalı. Bu sadece krizi daha kolay atlatmak için değil, evine sahip çıkan evlada vefa için yapılmalı.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum