Çocuklarınız yanınızda güvende mi?
Reklam
Reklam
Reklam
Ali Çiydem

Ali Çiydem

Çocuklarınız yanınızda güvende mi?

06 Temmuz 2018 - 16:59

İnsanlar evlenmeden önce kendileri için, evlendikten sonra da çocukları için yaşarlar. Her zaman kendi isteklerinden, çocukları lehinde fedakarlık yaparlar. İstisnai durumlar söz konusu olsa da, her aile için çocuklar birinci önceliktir.

Son zamanlardaki haberlerde küçük yaşlardaki çocuklarımızın ne büyük tehlikeler içinde olabileceğini gördük. Ya biraz daha büyüdüklerinde bu tehlike azalacak mı? İşte yazımızın konusu da tam burada başlıyor.

Küçükken güvenlik endişesi nedeniyle yanımızdan ayırmadığımız çocuklarımızı büyüdüklerinde de fazla göz önünden ayırmak istemeyiz. Nedenleri değişse de gerekçe hep aynıdır: "Ya başlarına istemediğimiz bir şey gelirse?"

Sokakta yeterince sahip çıkamadığımızı düşündüğümüz çocukları hep yanı başımızda görmek isteriz. Peki, onların yanı başımızda olması yeterli mi? Yanı başımızda gördüğümüz çocuklarımız ya bizden fersah fersah uzaklardaysa!...

Zaman iletişim çağı... Anne-babaların çoğunluğu bilgisayar çağının hızına yetişemediler ve yabancı kaldılar. Bu nedenle internet ve diğer iletişim araçlarının yan etkilerini tam olarak hesap edemedikleri ortada... Buna bir de çocuklarımızın yaptıklarını saklamadaki kıvrak zekalarını da katarsak, iş iyice içinden çıkılamaz bir hal alıyor.

Aynı ev ortamında bulunduğumuz çocuğumuz, biz televizyona dalmışken o, acaba nereden, kiminle ve nasıl bir iletişim içinde? Bir arkadaşı ile masum bir sohbet içinde olduğunu düşündüğünüz ya da internetten bir ödevi araştırdığını zannettiğiniz çocuğunuz telafisi mümkün olmayan bir sürecin içine girmiş olabilir mi?

İnsanoğlu yaratılıştan gelen bir özellikle; yenilemez bir merak duygusu ve yasaklara karşı sınırları zorlama eğilimindedir. İşte bu özellik onu bir bakıma hep şüpheli konumunda tutar. Bu da "Ben çocuğuma çok güveniyorum" sözcüğünü hep boşa çıkartır. İster kabul edin ister etmeyin, ben de dahil olmak üzere bir çoğumuz, günün birinde büyük bir şaşkınlık içinde "Bunu hiç beklemiyordum" diyecek.

Bazılarımız böyle bir durumla karşılaşmamak için gardiyan rolünü oynamaya çalışıyor. Ancak; anne ve baba rolünü tam olarak üstlenemediğimiz bir ortamda, diğer rollerin hiç bir geçerliliği olmayacaktır.

Teknoloji düşmanı değilim... Ama teknolojinin yan etkilerini kontrol edemediğimiz sürece, bizim hayatımızı kolaylaştırması gereken teknolojinin,  hayatımızın çekilmez bir hal almasına da yol açabileceğini görmemiz gerekiyor. Bunu sadece internette çocuğumuzun tanışmış olabileceği ve sonunun nerelere varabileceğini tahmin edemediğimiz ilişkileri için dile getirmiyorum. İnternetteki sosyal ortam dediğimiz ortam, kişiyi tamamen sosyal yaşamdan kopartıyor ve sanal ilişkilere atıyorsa ne olacak?

İnternetin yan etkisi sadece tehlikeli arkadaşlıklar mı? Tabi ki hayır...

Son zamanlarda internette artan "Sanal oyunların" insanlarda karakter bozulmasına yol açtığı bir gerçek... Günümüzdeki oyunlar, bizim zamanımızdaki basit atari oyunlarının çok ötesine geçmiş, internet ortamında her bir kişinin canlandırdığı karakter oyunlarına dönmüştür. Tabi, bu karakterlerin ilgi çekmek için kan dökücü karakterler olduğunu söylemeye gerek yok. Oyunda öldürdüğü her bir kişinin, başka bir bilgisayarda oyun oynayan canlı bir kişiye karşılık geldiğini düşünürsek, sanal dünyanın tehlikeli boyutu daha iyi anlaşılabilir.

Bu oyunların bir de yıllar süren bağımlılık boyutu var. Bilgisayar başında geçen saatlerin, ayların ve  yılların sonrasında , kişilik bozukluğunun yanında, elinizde kalan tek şey; boşa geçmiş yıllar olacak. Geleceğinin inşa edilmesi için çocuğunuza lazım olan o altın yıllar, artık onun hiç bir işine yaramayacak.

Çocuğunuzun kendini kontrol edebilecek gücü olmadığı ortada. Ama sizin onu kontrol edebilecek gücünüz var.

Tabi siz yine de televizyon seyrederken çocuğunuzun sizi rahatsız etmemesi için tehlikeli sularda yüzmesini görmemezlikten gelebilirsiniz !

Karar da sizin, çocuk da...

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum