banner2

banner1

24.11.2020, 09:37

Yaşanılabilir şehir: Sakarya

İnsanoğlu yaşamı boyunca hep sahip olduklarından daha fazlasını ve daha iyilerini ister; yaşam standardının üst seviyede olması arzusundadır.

Sakarya şehri gerek nüfusu ve gerekse coğrafi konumundan dolayı her geçen yıl büyümektedir. Dolayısıyla bu büyüme birçok sorunu da beraberinde getirmektedir.

 Bakıldığında şehrimizin sorunlarının başında trafik yoğunluğu geliyor. Hemşerilerimizin çeşitli sosyo ekonomik sorunlarının üstüne bir de trafik yoğunluğu eklenince istenmeyen vakalar ortaya çıkıyor.

Trafik yoğunluğunun rahatlatılmasının en etkili yöntemi:

Hafif raylı sistem.

Ulaşımda “raylı sistemlerin” güvenilirliği tartışılmaz bir gerçektir. Ancak kabul etmemiz gerekir ki raylı sistem uygulamalarında geç kalınmıştır. Bu hususta dünyaya ayak uydurulamamıştır. Dünyada şehir içi ulaşım oluşumunun omurgası raylı sistemler üzerine dayanırken ülkemizde senelerce “karayolu” ve “lastik tekerlekli” ulaşım teşvik edilmiş, yatırım genelde karayolu ulaşımına yönelik oluşturulmuştur.

Asrımızın modern şehir hayatı şehirleri toplu taşıma vasıtalarını kullanmaya mecbur etmektedir. Karayolu ve lastik tekerlekli vasıtalar üzerinde kurulu bir ulaşım modelinin ülkemiz ve şehrimizin menfaatlerine uygun olmadığı aşikardır. Bu sebeple ulaşım meselesinin uzun vadeli ve köklü bir şekilde halledilmesi için, genel olarak planlanması açısından “hafif raylı sisteme” öncelik verilmelidir.

Ülkemizde şehir içi “yük” ve “yolcu” naklinin %95’ i karayolu ve dolayısıyla lastik tekerlekli araçlarla yapılmaktadır. Bu çarpıklığın çok ağır sosyo ekonomik faturası geçmişte ödenmiş ve günümüzde de ödenmeye devam edilmektedir. Gelişmiş ülkelere bakıldığında raylı ulaşım sistemlerinin toplu taşımacılıkta ana unsur olduğu, elektrikli ulaşım sistemlerinin büyük şehirlerde şehir içi ulaşım sistemlerinin önemli bir parçası haline geldiği, diğer taşıma sistemlerinin ise hizmet tamamlayıcı yardımcı unsurlar olduğu görülmektedir.

Neden popülerdir?

Kentsel çevreyle entegre olabilme kabiliyetine sahip, orta ölçekte yolcu taşıma kapasitesine sahip, diğer raylı sistemlere göre daha basit ve ucuz  yapı maliyeti olan raylı bir sistem olarak tanımlanabilir. Bu sistemin yapımında keskin virajlar, dik eğimli güzergâhlar kullanılabildiği için ilk yaptırım maliyetleri de düşüktür.

Diğer ulaşım türlerine göre Düşük altyapı maliyetleri sebebiyle günümüz yoğun trafikli şehirlerimizde ulaşım ve erişimin etkin ve verimli yapılabilmesinde son derece önemli ve anahtar role sahiptir.

• Lastik tekerlekli ulaşım araçlarından daha yüksek hizmet kalitesine ve kapasitesine sahiptir.

• Güvenli ve güvenilirdir.

• Ticari ve eğlence amaçlı aktivitelerin gelişiminde rol oynar.

• Mevcut ulaşım sistemine kolayca entegre olur.

• Enerji tüketimi açısından son derece ekonomiktir ve neredeyse çevreye 0 kirliliğe sebep olur.

• Trafik kazalarını ve bu kazalarda yaşanan kayıpları azaltır.

Her ne kadar sistemin kendisi çevre ile son derece barışık olsa da sistemin işletimi sonucu ortaya çıkacak yeni trafik düzenlemeleri (yeni kavşaklar, diğer araçlar için ekstra beklemeler) sonucu dolaylı olarak çevreye olumsuz etkisi olabilir. Bu sistem bazı sektörlere olumsuzluk getirebilir fakat şu akıldan çıkarılmamalıdır ki, elde edilecek toplumsal fayda bireysel ve grupsal faydalardan daha önemlidir. 

Ayrıca şehrimizde mevcut olan vagon fabrikası düşük maliyetli sistemlerin oluşturulması için avantajdır.

 Sistemin kurulması için gereken arazinin boyutu diğer ulaşım sistemlerine göre çok daha azdır. Şehrimizin topografyası göz önüne alındığında alt yapı ve işletme maliyetimin çok düşük olduğu aşikardır.

Şehrimizdeki trafik sorununu çözmesi hem de tren seferlerine olacak olumlu etkiler göz önüne alındığında şehrimizde hafif raylı sistemlerin gerekliliği artık tartışılmaz bir gerçektir.

Raylı sistemlerden bahsetmişken haftalarca yapılan eylemler sonrasında büyük bir şaşaa ile “biz yaptık oldu” der gibi “Ada trenini getirdik” kutlamaları yapıldı. Sonuç olarak gördüğümüz şey ise ada treninin çalışmadığıdır.

Adapazarı-Sapanca arasında belli bir yatırımla hizmete alınarak kısa bir süre kullanılan “Adaray’ a” ne oldu acaba? Çalıştırılmasında ne gibi bir kaygı var ki atıl durumdadır. Günümüzdeki pandemi şartlarında Ada treni ve Adaray hijyenik şartlar oluşturulup çalıştırıldığı taktirde toplumsal faydası tartışılamaz.

Tüm Öğretmenlerimizin Öğretmenler gününü kutlar saygılar sunarım.

Sevgiyle kalın.

Yorumlar (14)
Gülhan Eren Kılıç 5 ay önce
Şehrimizin en önemli sorunlarına parmak basıyorsunuz, Tebrikler
Güntaç ONAY 5 ay önce
Başkanım tebrik ederim. Kentimizin depremden sonraki ve ulaşım sorunlarını, aynı zamanda çözümlerini anlaşılır bir şekilde dile getirmişsiniz.
Dilek Özlem Esen 5 ay önce
Çok doğru bir tespit hafif raylı sistemler gerekli ve önemlidir.
Kenan Akyüz 5 ay önce
Güzel
Mahmut TEKE 5 ay önce
Hayırlı olsun sevgili dostum.
Metro,hafif raylı,deniz,metrobüs,otobüs. Bunlar ulaşım metodları. Bunların yapılması kadar önemlidir, bu sistemin otomasyonu eşgüdümlü çalışması. Ulaşım sisteminin tüm bileşenlerinin dahil olduğu işletim sistemi gereklidir.
İbrahim Kaçmaz 5 ay önce
Salim bey, gündemin en önemli sorunlarından birine; şehiriçi ulaşım sorununa el attığınız için teşekkürler.
Sorun şu ki: aslında anlatılan sadece Sakarya'nın değil, tüm kentlerin hikayesidir. Raylı taşıma sistemi...
Sakarya gündeminden devam edersek, raylı sistemin en güzel, en verimli çalışabileceği, topografik yapı itibariyle bir uçtan bir uca kot farkının neredeyse sıfır olduğu bir kenttir Sakarya. Fakat bunca kaba saba sürücülerin olduğu, hiçbir trafik kurallarına uymayan dolmuş, taxi ve özel halk otobüsleri baronları, köşe başlarını ve kaldırımları işgal etmiş olan mafya kılıklı ticari araç sahipleri, toplu taşım araçlarına müsaade eder mi sanıyorsunuz? Bence en önemli konulardan birisi de bu sanırım; bu tip insanların yerel yönetimler üzerinde baskı oluşturması... Çünkü rant kapıları kapanacak.
2. bir mevzu: raylı sistem olur ise halk, toplum, doğa, çevre, ekosistem kazanır. Belediye yönetimi bu anlayış ile kâr zarar maliyeti hesabı mutlaka yapmıştır; otoparklardan vurduğu vurgunu bir düşünün, taxi, dolmuş, özel halk otobüslerinden sağladığı gelire bakın; sizce bu keşmekeşten vaz geçer mi?
Sağlıcakla
Sevgi Sarier 5 ay önce
Sakarya'yı tanımam ama sayenizde fikrim oldu
Adnan 5 ay önce
Çok güzel konulara değiniyorsunuz. Teşekkürler
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın