banner2

banner1

23.11.2020, 23:26

YA TUTARSA!..

Hepimiz biliriz;

Nasrettin Hoca' nın o güldürürken inceden inceye düşündüren fıkralarını.

Hatta fıkraların birinde de hoca göle yoğurt mayası çalıyordu hani hatırladınız mı?

Fıkrada,

Tam da hocanın göle yoğurt mayası çaldığı sırada,

Yanına yaklaşan köylülerden biri,

-Hayırdır Hocam?

Ne yapıyorsun böyle? diye soruyordu.

– Göle yoğurt mayası çalıyorum, diyordu hoca da.

– İlahi hocam, hiç göle maya çalmakla göl maya tutar mı?

Hoca Nasrettin ise o nüktedan cevaplarından birini daha vermişti gelen soru üzerine;

– YA TUTARSA!..

...

Nasrettin Hoca bu davranışıyla,

Yaşadığı toplumda kimseye faydası olmayan,

Olmadık işlerle uğraşan,

Boş hevesler peşinde koşan kişilere ders vermek istemiştir bakıldığında.

...

Pandeminin başından bugüne kadar olan sürede,

Tüm süreçler,

"YA TUTARSA!!!" mantığı ve anlayışıyla yönetildi sanki.

Zor ve dar zamanlarda,

Halka yetebilecek gücü bulamayanlar,

"Evde kal" deyip de kimseyi besleyebilecek durumda olamadığından da tabi bir miktar da,

Sırf insanları,

Yükselen sesleri susturabilmek için,

Sırf birilerine,

Bazı sektörlere iyi gelinebilsin diye,

Çarkı bir şekilde döndürebilmek üzerine kurulu olan günü birlik hamlelerle,

Günü kurtarabilme çabalarıyla sokağı açtı millete.

Yasaklar,

Yaz aylarıyla birlikte bir bir kalktı ve turizm şenlensin,

Kaymaklı kesim daha da kazansın diye,

Oteller biraz kurallı,

Biraz kuralsızca açıldı.

Cafe ve restoranlar,

Mesafeli mesafesiz hizmet vermeye başladı.

Günlerce,

Haftalarca evde kalan,

Sosyal bir halk olmasına rağmen,

Tüm sosyalleşme eğilimini bir kenara bırakmış,

İşin ciddiyetini algılamaya başlamış insanlar,

Bir anda her şey bitti sanıp normal normal yaşamaya kalktı.

Sıcaklıklarla birlikte sayılar baya düşmüştü ama

aslında yaz aylarında da epey vaka vardı.

İnsanların rahatını bozmak istemeyen,

Panik havası yaratıp da akışı durdurmaktan çekinenler,

O zamanlarda da rakamlarla oyunlar oynuyorlardı.

Haliyle koca yaz,

Sanki hiçbir şey yokmuş gibi yaşandı geçti.

Havalar biraz biraz soğumaya başladığında, Mevcut durumun ciddiyeti su yüzünde belirmeye başladı.

Tabi bu durumda,

Ortaya çıkan resmi görünce,

Biraz öngörüyle,

Biraz etrafa kulak vererek,

Sürecin seyrine bakıp okulları açmamak lazımdı.

Hatta önümüzde hali hazırda yaşanan örnekler bile vardı.

Yurt dışında birçok yerde okullar açıldıktan sonra oluşan tablolardan da dersler alınmalıydı.

Ama ne oldu!

Vakti gelince,

Okullar açıldı ve kademeli olarak eğitim-öğretim de başladı.

Hatta başlarda,

"Okullar açılmaz bu sene" diye çocuklarını özel okullardan alıp devlet okullarına verenler,

Zaman içerisinde,

"Galiba bu yıl okullar hep açık tutulacak" kanısına varıp kayıtlarını tekrar özele yaptırdı.

Kim bilir!

Belki bu defa tutardı!!!

Olmadı,

Yine yoğurt tutmadı.

Vaka sayıları alıp da başını gidince,

Okullar girdiği tatilden çıkamadı.

...

Bunca zaman,

Her alanda genellikle,

"Ya tutarsa" diye diye ilerlendi.

İyi de bunun da bedelini en çok sağlık çalışanları,

Hem de fazla fazla ödedi.

Hâlâ da ödüyorlar ve görünen o ki daha da artarak ödeyecekler gibi.

Önceleri, kayıp sayısı çok daha azdı fakat şimdi dikkat ederseniz,

Her yeni gün sağlık çalışanlarından gelen kayıp haberleri sayıca yükseldi.

Bu insanlar kendi hayatlarını tehlikeye atarken,

Canlarından olma riskini yüreklice göze alırken,

Birçoğu anasından babasından,

Yavrusundan vazgeçerken her gün yeni baştan,

Ne yaptı büyük büyükler,

Bu insanları biraz motive edebilmek uğruna alkışlamaktan,

Alkışlatmaktan başka!

Evet,

"Hiçbir şey onların ortaya koyduğu onca emeğin karşılığı olamaz" tabi ama gerçekten de HİÇBİR ŞEY YAPILMAMASININ sebebi bu inanış olabilir miydi acaba!!!

Sürekli,

Bir yerlere saray yavruları yapıp yapıp içlerini de belli aralıklarla yenilemeye,

Şaşalı belediye,

İhtişamlı valilik,

Gösterişli kaymakamlık binaları yapmaya,

Yepyeni, gıcır gıcır makam araçlarını,

Sırf gönül istiyor diye habire değiştirmeye paramız varsa,

Bu çılgınlıklar ve daha niceleri yerine,

Bu sene o bütçelerle,

Sağlık çalışanlarına ek ek maaşlar verilse,

Hatta ve hatta,

Bugüne kadar,

Bu toprakların hep kaymak kısmı ile beslenmiş olan yöneticilerimizin,

Milletvekillerimizin hepsi,

Gönüllü olarak örnek bir davranış sergileyip birer aylık maaşlarını ortaya koyup da tüm sağlık çalışanlarına üç beş ay güzellik yapsalar,

Moral ve motivasyonları için ne gerekiyorsa ortaya koysalar ya.

Algılarını bir parça açıp da,

Sağlık çalışanlarının,

O yükselen seslerini duyuramamanın verdiği sancıyla kahroluşlarını,

Söylemlerinin dikkate alınmamasından dolayı kırılmışlıklarını,

Giderek ağırlaşan yükleri altında nasıl da ezildiklerini,

İçinde bulundukları zor koşulların getirdiği tükenmişliklerini bir görebilseler ya.

...

'Başta tüm sağlık çalışanları olmak üzere,

hepimizin sağlıcakla kalabilmesi dileğiyle...'

Yorumlar (0)