banner2

banner1

30.08.2020, 16:48

Vizyonsuz ne demek?

Hadi biraz ironi yapalım. Pazar Pazar keyfimiz yerine gelsin.

Şehri tanımlarken sıkça duyduğumuz cümleler şöyle sıralanıyor…

Denizi, gölleri, yaylası, doğal güzellikleri, coğrafi konumu… Diye uzayıp giden övgü dolu sözler.

Övgü dolu cümlelerin sonrasında gelen cümleler neler?

Şehrin önceliklerinin belirlenmesi, parlatılıp turizmden hak ettiği payı alması, sanayi de tarımda daha da büyümesi… Falan filan.

Yukarıda yazdıklarım hepimizin çoğu kez duyduğu sözcükler.

Şehirde söz sahibi olanlar özellikle siyasi kanattan meseleye olumlu tarafından bakan cümlelerini olumlu yönde sürdürüyor. Yine siyasi kanattan meseleyi şehri yönetenlerin beceriksizliğine getirmek isteyenler ise eleştiriyor.

Dedim ya ironi yapalım. Şehrin gelişiminde söz sahibi olanları eleştirenlerin tezlerini çürütelim!

Kim demiş şehri yönetenlerin vizyonu yok diye.

Son dönemin en popüler ilçesinden başlayarak sıralayalım.

Bir avm vardı iki oldu. Şimdi altı dükkan üstü ilerleyen zamanda ne olacağı belli olmayan bir yer daha bitmek üzere. Özel imar çıkartılması, yeşil alanın okulun bulunduğu bölgeye kaydırılması bir vizyon meselesi. Altı dükkan olan işletmeye öte yandan giriş lazım. O proje büyüyecek. Yatırımcı kazanacak. Okul olmasa da olur. Önemli olan popüler ilçeyi yönetenlerle iş yeri sahibinin muhabbetinin bozulmaması…

Bir düşünün mevcut AVM’ye jest yapılıp yeni dükkan yeri açmasına olanak tanınmasa hemen yanı başına açılan özel imarlı altı dükkan üstü her ne olacaksa o beton yığını olmasa gelişmişliğimizi ne simgeleyecek?

Yok kamp alanıymış, yok doğa turizmiymiş… Bırakalım şehir dışından gelecek günübirlik ziyaretçilere yönelmeyi. Yeni alanlar oluşturarak o bölgede ki kazancı dağıtmayalım! Hep onlar kazansın…

Şehrin merkezinde de vizyonel işler oluyor. İki yılda yapılanları görmezden gelmeyin lütfen. Deprem bölgesinde olduğumuzdan belediye eliyle yapılacak yeni proje öncesi risk alınıp devasa yapıya dokunulmuyor.

 Sordunuz mu sebebini? Ben cevaplandırayım. O bina şehir insanının buluşma noktası. Ayrıca nasıl olsa ilk depremde yıkılacak. Bugün neden binanın yıkımı için enerji harcansın ki. Depremi yaşamış o bina durmalı ama hemen yanı başına deprem öncelikli denilerek bir projeye başlanmalı. Bundan daha iyi vizyon mu olur?

En büyük belediyemiz belediyecilik anlamında bütün eksiklikleri giderip süt, bal satıyor. Bunlar gelişmişliğin göstergesi değil mi? Avrupa’da olsa alkışlarız hepimiz. Belediye eliyle yapılacak başkaca işler olsa emin olun onlara öncelik verilirdi. Ulaşım sorunu çözülmüş. Sakarya Nehri ile şehir bütünleşmiş. Şehrin çevresi raylı sistemle örülmüş. Üstelik bütün bunlar belediye bütçesinden değil, kamu kaynakları kullanılarak yapılmış. Şimdi birileri çıkıp “şehrin vizyon problemi var” diye yaygara koparıyor.

Yok efendiler yok. Sizi anlamakta güçlük yaşıyorum.

Bu şehre vizyonsuz demek ayıp. Şehri yönetenlerin vizyonu o kadar geniş ki, bakın yangında itfaiyenin giremediği bölgede kentsel dönüşüm dillendirilmiyor. Başka bir bölgede ki dönüşüm projesi rafa kaldırılıyor.

Vizyonu yok diye eleştirdiğiniz, aday olduğu ilçeyi beğenmeyen ama milletin oy vererek başkan seçtiği başkanımızın hayalleri var. Milletvekili olacak. Vekillik en çok onun hakkı. Bu arada millete kızmak gibi bir hakkımız yok. Adamın başkan olması için muhalefetin üstün gayretini de unutmadan belirtmek lazım.

Meseleyi çok uzatmaya gerek yok.

Şehrimizi yönetenler vizyon sahibi, etrafını kollayan, yakınındakilerin yakınlarına kadro veren kıymetli isimler. Bu şehrin vizyon sorunu var diyenleri şiddetle kınıyorum.

NOT; Umarım anlatmak istediklerim doğru anlaşılmıştır. Benimde yazan-çizen olarak vizyonum bu kadar…

Yorumlar (0)