banner2

banner1

02.10.2020, 10:54

“Vaka” Bulmacası

Yazmış olduğum son yazının üzerinden neredeyse bir ay geçti. Eylül ayını çok seven biri olarak keyfini çıkarmak istedim sonbaharın gelişinin. Son yazımda iyi eylüller temennisinde bulunmuştum herkes için.  Fakat hiç umduğum gibi gitmedi eylül ayı. Doğu Akdeniz’de meydana gelen olaylar, döviz kurunun durmak bilmeden artışı, Azerbaycan – Ermenistan gerilimi derken dün akşamda sağlık bakanımızın açıklamış olduğu “her vaka hasta değildir” söylemi…

Gündemi fazlasıyla meşgul ettiği için son olay üzerinde biraz durmak istiyorum. Bakanımız yapmış olduğu açıklamada kısaca belirti göstermeyen ama test sonucu pozitif çıkan vakaların ayrı bir kategoride değerlendirildiğini ve bu kişilerin tabloya işlenmediğini belirtti. Bu söylemin ardından akıllara şu soru geldi.

*** Türkiye’de gerçek vaka sayısı kaç? ***

Tablolarda belirtilen rakamların doğru olmadığı nisan ayından beri söylenen bir durumdu. Tabi resmi makamlarca açıklanan rakamlar üzerinden konuşmak zorunda kalıyorduk. Artık vaka sayılarının tahmin ettiğimiz gibi yüksek olduğunu anlamış olduk. Peki, idareciler neden böyle bir strateji izlemiş olabilirler? Teorik olarak cevap aslında çok basit. Ekonomik anlamda iyi günler geçirmiyoruz. Coğrafyanın dört bir yanında hareketlilik söz konusu. Bakan bugün attığı tweet ile durumun ulusal çıkarları korumak adına yapıldığının mesajını verdi. Bu anlaşılabilir bir durum mu emin değilim. Özellikle çoğu kesim tarafından bağımsız şekilde başka bir noktaya koyulan sayın bakanın bu açıklamaları biraz hayal kırıklığına neden oldu.

Her türlü nedene rağmen yoğun bakım servisleri dolmaya devam ediyor. Hastalanan kişi sayısı artıyor. Ölümler devam ediyor.

Ve biz sadece kafelerde canlı müzik yapmıyoruz, nargile satışına izin vermiyoruz.  

Düğün salonlarına nikah dışında izin vermiyoruz. (bazı vekillerin cüzi cezalar karşılığında bu kuraldan muaf tutulduğunu biliyoruz!)

Ne olduğu belli olmayan ateş ölçerlerle ateş ölçtürüyoruz.

Kalitesiz maske takıyoruz.

Ve en önemli önlemimiz okulları uzaktan eğitime çeviriyoruz.(tablet ve internet konusuna başka bir zaman değineceğim!)

Bunun yanında barlara, gece kulüplerine, otellere ve önlemsiz şekilde işçi çalıştıran tüm işverenlere izin veriyoruz.

Pandemi bahanesiyle ücretsiz izne çıkarılan binlerce insanla önlem alıyoruz…

Sürecin en başından beri bilim kurulu açıklamaları siyasi faktörlerle çelişiyordu. Ama böylesi bir durum izah edilmesi gereken bir mesele haline geldi. Kendimizin ve sevdiklerimizin sağlığı söz konusu olduğunda geri kalan hiçbir şeyin önemi kalmıyor artık. Bu konuda daha şeffaf ve gerekirse daha sert kurallarla önlemler almalıyız. Çünkü bu konu fazlasıyla can yakmaya devam ediyor.

Farkında mısınız bilmiyorum ama insanlar artık çok şükür en azından “hayattayız” diye birbirlerini telkin ediyorlar. Eğer sırf birileri mutlu olsun, birileri daha çok kazansın diye o insanlar “hayatlarını” kaybederlerse bu yük hepimize ağır gelir şimdiden söylemiş olayım.

Sağlıcakla kalın…

Yorumlar (1)
Gölge Can 6 ay önce
Pandemi sürecini herkes kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyor..!
Devletin zayıf kalabileceği yerler olsada, herşeyi Devletten beklemek de hata olur..!
Millet olarak vurdum duymazlığı, bana bişey olmaz, Devletin işi ne deyimlerimizi bırakıp Devletin yanında olmamız gerek.. hele ki 7 düvelle mücadele verdiğimiz bir dönemde..!
BAKÎ (ESAS) OLAN DEVLETTİR.
Saygılar sevgiler