banner2

banner1

06.12.2020, 14:43

UZAYDAN YÖNETİLMEK!

Hangi tip ilişkide olursu olsun,

Alan hep aynı taraf,

Verense diğer taraf oluyorsa genellikle,

Bir yerden sonra başlar zedelenmeler.

Zedelenmelerin sonucunda da,

Açılır orda burada yara bereler.

Sonrasında büyür,

Daha da büyür yaralı kısımlar.

Gün olur,

Artık hiç kapanamaz hale gelir ve iyice derinleşir yara alan yerler.

...

Memleketimde de durum farklı değil bence.

Bir yanda sürekli veren taraf olmak zorunda bırakılanlar,

Diğer tarafta almaya doyamayanlar.

Fedakârlıksa şayet bizi içinde bulunduğumuz bataklıktan çıkarıp rahat bir nefes aldıracak olan,

En küçüğümüzden,

En büyüğümüze,

Ne gerekiyorsa yaparız biz elbette hiç düşünmeden.

Ama çıkıp da,

Birileri de diyebilsin yeter ki bize;

"Biz de bunları bunları feda ediyoruz bu ülke için,

Sizin için,

Milletimiz için.

Yaralarınız yaramızdır,

Bunlarla bunlarla saracağız yaralarınızı,

Yaralarımızı.

Siz meraklanmayın..." diye.

...

Biz sokağa çıkmayalım,

Biz,

Çocuklarımızı doğadan,

Güneşten,

Temiz havadan,

Bol oksijenden,

Dışarıda koşup oynamaktan,

Sevdiklerinden,

Arkadaşlarından,

Okullarından,

Eğitim haklarından mahrum bırakalım,

Biz,

Hayatla tek bağı,

Eşi dostu,

Torunu,

Evlatları olan büyüklerimizin,

Hayatla olan bağlarını kökünden koparalım,

Onları evlerinde yalnızlıkları ile arkadaş yapalım,

Biz,

Dükkânlarımızı kapatıp ekmeğimizden olalım,

Biz,

Sağlık çalışanları olarak kendi canımızı tehlikeye atalım,

Bir hayata biraz daha nefes verebilmek adına kendi nefeslerimizden vazgeçelim,

Bir anayı,

Bir babayı yavrusuna,

Bir insanı eşine kavuşturabilelim,

Bir evladı anasına babasına hediye edelim diye kendi evlatlarımızı,

Eşlerimizi,

Analarımızı,

Babalarımızı,

Sevdiklerimizi bir kenara koyalım,

Biz milletçe, hayatımızın tüm akışını değiştirip de evlerimizde oturalım,

Biz tüm kaygılarımızı içimize gömüp "Yeter ki bu süreç asgari kayıplarla atlatılsın,

İnsanların canı yanmasın,

Sabredeceğiz biraz daha" diyerek,

Üzerimize düşeni yapalım,

Diğer taraftan da,

Hep alan taraf konumunda olanların,

Yaşam biçimleri,

Söylemleri,

Tutumları karşısında sürekli olarak şaşkınlığa uğrayalım.

...

Burada,

Bizim ülkemizde,

Burnumuzun dibinde,

Giderek yok olan bir sürü hayat var.

Etrafımız,

Ekonomik zorluklarla boğuşan insanlarla dolu.

Her yerden,

Her gün,

Bugünkü koşullara dayanamayıp mevcut sorumsuzlukların kurbanı olmuş insanların haberlerini alıyoruz.

Kiminle konuşsak,

Herkesin kaygı duyduğu bir şeyler var mutlaka.

Ve tüm bu olanlara rağmen,

Ben gerçekten de uzaydan falan yönetildiğimizi düşünüyorum son zamanlarda.

Uzaydan bakınca,

Buradaki tablo farklı görünüyor zannımca.

Kendi yaşadığımız topraklarda,

Aynı coğrafyayı yaşadığımız,

Aynı havayı soluduğumuz insanların sayısız dertleri varken,

Corona salgını sonrası dertler kat kat katlanmış,

Yaralar daha da açılıp büyümüşken,

Kendi halkının yaralarını sarmak,

Ciğerlerini yamalayıp nefes aldırabilmek yerine,

İnsanlar çıkıp tüm gerçekliğiyle,

"Eve ekmek götüremiyoruz" demesine rağmen,

Bu cümleleri yok sayıp sırf dostlar alış-verişte görsün diye,

Sırf dışarıya "güçlüyüz" imajını çizebilmek uğruna,

Yakınındakiler dururken,

Başka yerlerdeki insanlara el uzatmaya çalışmak,

Vicdanın hangi adresinde ikamet ediyor acaba!!!

Biz kendi söküklerimizi dikemezken daha,

Salgın nedeniyle ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalan bazı ülkelere bütçe desteği vermeye çalışarak, Başkalarının söküklerini nasıl dikebiliyoruz!!!

Uluslararası takdir toplamak için koca bir ulusu mağdur bırakmak!..

Ben aklımın hiçbir noktasına sığdıramıyorum bu yaklaşımı gerçekten de.

Düşünüyorum,

Düşünüyorum...

Varlık içinde yokluğa mı mahkum edilmeye çalışıyoruz acaba halkça!!!

Eğer,

Ellere var ama bize yoksa,

İnsan ne düşlenebilir ki olanlara baktığında!!!

Biz el açıp da Allah' a,

Yardım dileyelim bolca.

Vaziyet ortada,

Böyle giderse şayet,

Varacağımız noktayı ise düşünmekten bile çekiniyor insan aslında.

...

'Uzaydan değil de bulunduğumuz noktadan halimize bakılabilinmesi dileğiyle...'

Yorumlar (0)