1976’da bir adam Trabzon’dan Sakarya’ya geldi. Taş ocağı kurdu, sonra yol müteahhitliğine geçti. Sakarya’da Asfalt Şantiyesi yokken bölgenin yol, altyapı ve birçok köprülü kavşak projelerinde onun ekibi vardı. Bu adamın adı Bayram Halil’di. 2021’de aramızdan ayrıldı. Elli yıllık tecrübesini, saha bilgisini torununa bıraktı. O mirasla sektöre giren isim bugün 17. Komite’ye aday: Murat Özer.
Dede altyapıyı ve üst yapıyı kurdu. Dayı Kemal Halil enerjiye yöneldi — Doğu Karadeniz’de HES projelerine imza attı, hâlâ aktif. Murat 2015’te İstanbul Bilgi Üniversitesi AB İlişkileri’nden mezun olup dayısıyla birlikte enerji alanında beş yıl çalıştı. İki kuşaklık birikim arkasındaydı; 2020’de Serdivan’da kendi firmasını kurdu: Alanur Yapı.
“Ben bu sektöre CV’yle girmedim. Dedemin şantiyelerinde büyüdüm. Tozu da yuttum, sahayı da gördüm. Üyelerimizin neredeyse tamamı bu işin içinde büyümüş. Sorunları gerçek, beklentileri somut. Bunları taşıyacak kişinin de sahayı bilmesi lazım — bir makine almakla ne üyenin derdini anlarsın ne sesini duyurursun. Birinin bu adamları bir araya getirip dinlemesi lazım.”

Kooperatifler, Enerji, Altyapı, Hafriyatçılar — 17. Komite’nin dört ayağı. Özer ailesi üç kuşaktır bu işin içinde. Dört sektörün dört ayrı derdi var: enerji tarafında dağıtım şirketlerinin haksız rekabeti, hafriyatta izin belgesi tıkanıklığı, altyapıda ruhsat gecikmeleri, kooperatiflerde finansman sorunu. Sorunlar biliniyor — sahip çıkan eksik.
“Bu dört iş kolu çocukluğumdan beri evimizde konuşulur. Dedemin taş ocağı vardı, dayımın HES’leri var, ben şantiyedeyim zaten. Komitede söz sahibi olacak kişinin bunu içeriden bilmesi lazım.”
Murat’ın listesinde sektörün içinden, komitede ve mecliste görev yapan isimler var. Murat bu ekibin sahadaki yüzü. Kendi işini yürütüyor, üyeyle de oturuyor, kurumlarla da muhatap oluyor — iki tarafın arasında köprü olabilecek yetkinliğe sahip.

“Tecrübeli isimlerle birlikteyiz. Ben en genç ismiyim — benim işim üyenin arasında olmak, derdini taşımak. Zaten oradayım, komitede de orada olacağım.”
Özer’in vaadi kısa ve net: üyeyi beklemek değil, üyeye gitmek.
“Biz üyenin ayağına gideceğiz. Sorun ne, beklenti ne — sahada konuşacağız. Komite masasına oradan gelecek.”
1976’da Trabzon’dan inen bir kök, 2026’da aynı sektörde.
“Üç kuşak bu işin içindeyiz. Şimdi komitenin de içinde olacağız.”





