banner2

banner1

10.06.2020, 15:36

TOPRAĞIN SESİ!..

"Ey insan,

Eskiden ne de güzel

anlaşır,

Çok da iyi anlardık birbirimizi.

Öyle değil mi!!!

Bilirdik birbirimizin kıymetini.

Sen, başka bir özenle bakardın hep bana,

Bense kıymet verirdim her zaman aramızdaki kuvvetli bağa.

Kıyamazdık hiç birbirimize,

Hiç zarar vermez,

Kirletmezdik birbirimizi.

Ben bir çok canlı için,

Senin için,

Bitkiler için,

Hayvanlar için,

Doğrudan veya dolaylı olarak beslenme kaynağı,

Yaşamın sürekliliği için olmazsa olmazlardandım.

Ve sen de,

Bu duruma çok büyük saygı duyardın.

Ben tüm canlıların,

Ben hepinizindim ve hepinizin eşit hakları vardı üzerimde.

Sonra sonra ne oldu bilmem!

Nasıl olduysa değişti tüm düzen.

Ben, başka başka şeyler oldum daha ne olduğunu bile bilemeden.

Şehirlerde evlere,

Devasa devasa binalara,

Büyük büyük sitelere arsa oldum mesela.

Sanayi için koca koca alanlara dönüştürüldüm zamanla.

Daha ne çok amaçla,

Ne çok defa ismim değişti benim.

Neler neler oldum senin için!

Senin de anlayacağın,

Ben benlikten çıktım adeta.

Park oldum,

Bahçe oldum,

Yol oldum,

Köprü oldum,

Tünel oldum,

O oldum,

Bu oldum.

Oldum da oldum,

Oldum da oldum.

Keşke ben de olduğum gibi doğal,

Keşke ben de neysem öyle kalsaydım.

...

Beni bilirsin aslında;

Üzerime bassan çıplak çıplak ayacıklarınla,

Hiç gocunmam,

Alınmam,

Darılmam.

Üstelik de hoşuma gider bu durum.

Ve

hiç de üşenmeden,

Tüm negatifliğini,

Stresini,

Kaygılarını,

Üzüntü ve kederlerini alırım bir çırpıda.

Şunu da iyi bilirsin ki sen;

Üzerime yağmur düşse,

Senin için mis gibi kokarım,

Sararır sonbaharda,

İlkbaharla yine senin için yeşil yeşil açarım.

Yaz ayrı bir güzel durur üzerimde,

Kış ayrı,

Mevsimler değişse de,

Ben hiç mi hiç yılmam,

Yeter ki sen bir parça mutlu ol diye,

Dört mevsim sana kendimi başka başka sunarım.

Huzur veririm bazı sana,

Dinginlik olurum sonra ruhunda,

Sakinliğimle örnek olur,

Sabrı öğretirim sıra dışı sabrımla.

...

Hatırlar mısın bilmem o eski günlerimizi!

Atardın elindeki tohumları üzerime sen çocuksu hevesin,

Büyük büyük coşkunla,

Beslerdin sevginle her defasında.

Beklerdin ardından da heyecanlı bir sabırla günlerce.

Bense,

Tüm samimiyetim,

Tüm saf ve temizliğim, İçimdeki türlü türlü minerallerimle,

Emek emek yetiştirdiğim sebze,

Meyveleri sunardım sana özene bezene.

Tabi bu arada,

Çocukların için de iyi bir oyun arkadaşıydım bir dönem bol bol.

Hatırladın mı!

Azıcık su döküp de üzerime,

Ne çok şey yaparlardı benden öyle.

Hani laf aramızda,

Epey de bir gelişirdi hayal dünyaları benimle.

Özlüyorum inan o günleri insanoğlu,

Çok özlüyorum.

Kahrolurcasına hem de."

...

Corona salgını kısıtlamalarının kalkmasıyla,

Toprak da,

Çevre de ayrı ayrı isyanda gibi.

Yürüyüş yaparken,

Dolaşırken gördüğüm o ki;

Boş arsalarda,

Sahil kenarlarında,

Ağaç altlarında,

Parklarda,

Milletin bahçesi olarak yine milletin kullandığı alanlarda durum tam bir facia.

Meyve suyu,

Cola tenekeleri,

Bira şişeleri,

Sigara,

Cips,

Bisküvi,

Kraker paketleri,

Çekirdek kabukları,

Fıstık taneleri...

Nereye gittiyse insanoğlu,

Oralarda,

Yerlerde duruyor getirilen erzakların renk renk poşetleri.

Biz ki toprağı öyle temiz bilir,

Öylesine temizlik unsuru sayarız ki aslında milletçe,

Suyun olmadığı yerlerde toprak ile teyemmüm alırız bu arada.

Ayrıca hepimizin ortak noktası değil midir toprak!

Hepimiz üzerinde yaşıyoruz mevcut hayatımızı.

Ve de dönüp dolaşıp,

Eninde sonunda varacağımız yerdir kendisi aynı zamanda.

Eee...

Biraz saygı,

Biraz sevgi,

Bir parça titizlik,

Çokça duyarlılık,

Tabi bolca da tutarlılık lütfen ama.

Daha dün,

Herkes çok çok dersler çıkarmıştı ya salgından!

İşte tam da bugün,

O derslerden faydalanıp faydalanıp,

Koyulmalı artık insan gerekeni yapmaya.

...

'Yaşadığımız o zor zamanları unutmayıp toprağa, doğaya, çevreye, özlediği o çok çok eski kıymeti geri verebilmek ve toprakla yeniden barışabilmek dileğiyle...'

Yorumlar (0)