banner2

banner1

24.06.2020, 12:22

Şu Tabağı Ver!

Sevgi; hayatın her alanına, özellikle sanat eserlerine çokça konu edilen, dünyanın üzerine döndüğü iddia edilen, yokluğunda insanın fiziksel anlamda bile büyüyemediği benzersiz duygu. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk’u okurken sevgiden, sarılmadan, öpmeden mahrum kaldığı için beyin gelişimini tamamlayamayan çocukların varlığını öğrendim. Bu, sevginin insan gelişimi için temel bir ihtiyaç olduğunun en temel kanıtı olabilir.

            Ancak sevgi tek başına bir arkadaşlığı ya da evliliği yürütmek için yeterli değildir. Çiftlerle bir araya geldiğimde sık sık birbirleriyle konuşurken nasıl bir dil kullandıklarını gözlemlerim. Bunlardan bazıları epey moral bozucuydu. Havada uçuşan emirler, konuşurken asla yüzüne bakmama, çokça argo ifade kullanma, hatta küfürleşme… Aşkı, sevgiyi öldüren şey evliliğin kendisi değil bu iletişim tarzı. Evlenip biraz konfor alanına girdiklerinde artık eşlerine nazik davranma ihtiyacı hissetmiyorlar. Dildeki nezaketi kaybetmeyle başlayan sorunlar büyüyerek daha ciddi yıkımlara yol açıyor. Dilde ve bakışlarda başlayan sevgi kaba ifadelerle ve yüzüne bakmamayla günden güne eksiliyor. Bir süre sonra bu dil o kadar alışılmış hale geliyor ki çiftler artık sürekli bir tartıştıklarını fark edemiyorlar bile.

            Dildeki nezaketin kaybolmasını güvenin yavaş yavaş yitirilmesi takip ediyor. Dilinden hep olumsuz ifadeler dökülen eşlerinin söyledikleri bir süre sonra güvenilirliğini yitiriyor. Her söylenilenin altında farklı bir anlam, kötü niyet, saklanan bir şeyler arandığı için olmayan sırlar ifşa edilmeye çalışılıyor. Bu güvensizlik bir kere tetiklendiğinde insanın içini kemiren kuruntuların giderek büyümesine kim engel olabilir ki?

            Karşılıklı nezaket ve saygı bu tarz bozulmaların önüne geçebilir. Evet, evlilik belki bir çeşit rahatlık getirebilir ancak aslında eşlerin ikisi de aslında aynı kişidir ve sevgili dönemlerinde gösterilen özenin çoğunu tekrar görmek isterler. Örneğin “Bana tabağı uzatır mısın?” ve “Şu tabağı ver!” cümleleri birbirinden gece ile gündüz kadar farklıdır. Cümleyi beden dili desteklediğinde ise iki cümleye verilen tepki yine çok farklı olacaktır. İlkinde herhangi bir güçlü duygu uyanmazken ikinci cümlede tabağı karşıdakinin eline sertçe tutuşturursunuz. Dikkat ettiyseniz bu olay, uzun yıllarınızı beraber geçireceğiniz kişiyle yaşanması muhtemel olan üç saniyeden ibarettir. Ancak olayların birbirini zincirleme takip etmesiyle kendinizi kaba saba bir insanla yaşarken bulabilirsiniz. Bunu fark edemeyebilirsiniz, çünkü siz de aynı kabalıkla iletişim kuruyorsunuzdur.

            Evliliği ya da sevgililiği yürütmek için gereken şeyler bu gibi ayrıntılarla kendini belli eder. Herkes büyük hediyeleri, şaşalı yıldönümü kutlamalarını, ağdalı sevgi cümleleri duymayı istemeyebilir. Bu konuda fikir ayrılıkları çokça yaşanabilir. Ancak bahsettiğim ayrıntılar ve dildeki nezaketin önemi konusunda bir fikir birliği oluşması kaçınılmazdır.

İster evlilik, ister arkadaşlık, ister sevgililik olsun herkes belli bir oranda özen ister. Bu özenin nasıl gösterileceğiyse iki kişi arasındaki iletişimin özgünlüğüne bağlıdır.

Yorumlar (0)