banner2

banner1

15.05.2020, 21:13

Soma'yı Unutturmayacağız!

İlk vakanın çıkmasının ardından tam 2 ay geçti. Maskeleri, kolonyaları, kısıtlamaları, komplo teorilerini bir kenara koyarsak bize kalan yorgunluk, bıkkınlık ve korku emareleri oldu. Ülke olarak rutinlerimizi değiştirmeye başladık, yeni alışkanlıklar ediniyoruz. Ama edinemediğimiz alışkanlıklarımız var bizim. Unuttuğumuz kötü hatıralarımız…

6 yıl önce 13 Mayıs 2014’te Soma’da tam 301 madencimiz hayatını kaybetti. 2-3 kişinin hırslarına, görmezden geldikleri risklere kurban edildiler adeta. Diri diri toprağa girdiler. Akıllarında Zonguldak’lı bir meslektaşının dediği o cümle “yukarıda açlık kesin, aşağıda ölüm belki.”  Evlerine erzak götürmek, çocuklarını okutmak için girdikleri o madenden çıkamadılar. Millet olarak yardım ettik geride kalan ailelere. Destek çıktık, kolladık. Kısa sürede büyük yardım toplandı. Ama nafile.  Ateş düştüğü yerde kaldı her zaman olduğu gibi. Kısa süre sonra bir eşin, bir babanın yokluğunun yapılan yardımlarla kapatılamayacağı anlaşıldı.

Şimdi kaybettiğimiz o 301 madencimizin yerinde başka madenciler çalışıyor. Hem de çoğu aynı şartlarda. Madenin ismi değişse dahi şartları değişmemeye devam ediyor.  Peki şimdi bunun konumuzla ne ilgisi var diye düşünenler vardır elbet. Çok ilgisi var aslında. Sokakta sağlığımız için maske taktırdığımız, sosyal mesafene dikkat et diye uyardığımız insanlar, işyerlerine gittiklerinde hiç bir şey olmamış ya da olmazmış gibi çalışmaya devam ediyorlar. Riskler umursanmadan, önlemler alınmadan. Çünkü iş kazaları bulaşıcı değil…

Resmi rakamlara göre ayda en az 200’den fazla işçimiz hayatını kaybediyor.  Hem de önlem alınabilecek konular yüzünden. Ama elden ne gelir diye düşünüyoruz. Yanlışı da tam olarak burada yapıyoruz. Elden çok şey gelebilir. Para hırsları bir kenara bırakılıp çalışanlar için daha fazla önlem alınabilir. Üstüne gitmemiz lazım. İşyeri sahiplerine aynı pandemi sürecindeki gibi baskı yapmaya devam etmemiz lazım. Ateş ölçmek, maske dağıtmak yetmez. Üreten, emek harcayan, alın teri döken insanlara sahip çıkmak lazım. Onların başına bir şey gelmesin diye üstlerine titremek lazım.

Sonuç olarak; birileri kollanmamalı. Para “can’ları”  satın almamalı. Yoksa maske takarak girdikleri işyerlerinden kefenle çıkmaya devam edecekler…

Yorumlar (2)
Murat ÇAĞLAR 10 ay önce
Çok güzel bir saptama olmuş. Emeğinize sağlık.
Gökhan ALTUN 10 ay önce
Bir çok büyük işletme ve fabrikayı yakından görmüş biri olarak benim tespitim iş güvenliği ile ilgili kanun ve yönetmelikler neredeyse eksiksiz. Tek ve en büyük hatamız uygulamada. Çoğu zaman müdür veya patronlara yaranmak için bazen de ben yaparsam üzerime vazife kalır düşüncesiyle kuralları görmezden geliyoruz.
Ama farkında değiliz ama sonuçta olan biz çalışanlara oluyor ve yine biz ÖLÜYOR YADA SAKAT KALIYORUZ.