banner2

banner1

banner22

Yapılanları millet görüyor

Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Levent Bülbül, Haberlisin instagram yayınında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bülbül CHP’nin infaz düzenlemesini Anayasa Mahkemesine taşımasını terör örgütlerinin gönlünü almakla suçlarken, İYİ Parti’nin masa önerisini siyasi manevra olarak değerlendirdi.

SİYASET 24.05.2020, 13:05 Editör: Aysima Kortak
Yapılanları millet görüyor
banner48

MHP Grup Başkan Vekili ve Sakarya Milletvekili Levent Bülbül, İnstagram yayınında Güven Hasbaş’ın sorularını yanıtladı. Ülke gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İnfaz düzenlemesinden kim daha milliyetçi sorusuna kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Bülbül darbe konusunda da “kalkışan bedelini öder” dedi. Sağlıkta unvan değişikliği bekleyenlerin, PİKTES öğretmenlerinin ve TYP ile işe giren Özel Güvenlik Görevlilerinin durumlarını takip ettiklerini ve süreci hükümet temsilcileriyle birlikte sonuçlandırmak için takip etmeye devam edeceklerini söyledi

“BU RAMAZANIN DEĞİŞİK BİR HATIRASI OLACAK”

Pandemi sürecini değerlendiren Levent Bülbül, “Çok değişik bir atmosferde bir Ramazan geçirdik. Ramazan aylarında genelde eski ramazanlar konuşulur, herhalde bu ramazanın eski ramazanlardan değişik hatırası olacak diye düşünüyorum. Bu pandemi süreci, salgın hastalık süreci tabi çok değişik tecrübeler yaşattı hepimize, hayal edemeyeceklerimizi bizzat hayatımızda yaşamış olduk. Bu açıdan salgın hastalığın tatsız tarafları dışında Ramazan, ailelerimizle birlikte evlerimizde huzur içerisinde geçti diye ümit ediyorum. İnsanlarımız birbiriyle yardımlaştı, toplum, devlet birbiriyle kenetlenerek ramazanda ulaşılmadık kimse kalmasın duygusu ve düşüncesi ile insanlar birbirlerine ulaşmaya çalıştı. İbadetlerimizi kendimizce yapmaya çalıştık. Allah önümüzdeki Ramazanlara huzur içinde varabilmeyi nasip etsin” dedi.

“MEMLEKET MASASINI ÖNERENLER SAMİMİ DEĞİL”

Son dönemin en çok konuşulan konularından olan Memleket Masası’na da değinen Milletvekili Levent Bülbül, “Bir birliktelik oluşturuluyorsa memleket adına bu birlikteliği oluşturacak en anlamlı zaman 15 Temmuz ve sonrasıydı. 15 Temmuz ‘un sonrasında oluşan Yenikapı ruhu bizce memleket adına, birleşmek, beraber olmak, milli bir dayanışma içerisine girmek için atılan en önemli adımdı. O günden bu güne Türkiye’nin karşısında FETÖ, PKK terör örgütlerinin kullandıkları argümanları, aynı şekilde ağız birliği edercesine veyahut onlara fayda getirecek tarzda siyasetler ortaya koyanların, şimdilerde birlikten bahsetmesi inandırıcı değil.  15 Temmuz’dan bugüne kadar geçen süreci içerisinde milli olmayan gayri milli olan ne kadar yapı varsa bunların değirmenlerine su taşıyanların bugün gelip de Memleket Masası kuralım teklifini samimi görmemiz veya muteber olarak değerlendirmemizi kimse beklemesin. 3-4 senedir yaşadıklarımız madde madde sayıldığı zaman bunun samimi olmadığı kanaati herkesçe görülecektir.

“BU SİYASİ MANEVRA SÜRECİNİN SEBEBİ BELLİ”

Levent Bülbül, “ İyi Parti böyle bir teklifte bulundu diyelim biz bu teklifi 15 Temmuz hadisesi, kanlı darbe girişimi gerçekleştikten sonra, Genel Başkanımız Devlet Bey, Türkiye’ye çağrı yaptı. Dedi ki siyaset dünün şartlarıyla, dünün değerlendirmeleriyle, dünün anlayışıyla devam edemez. Türkiye daha fazla kutuplaştırıcı siyasetle yoluna devam edemez. Mesele beka seviyesinde bir meseledir. Böyle bir mesele olduğu zaman bunun siyasi malzeme olarak kullanılması ve Türkiye’de ciddi anlamda siyasi manada düşmanlıkları teşvik edecek tavır ve davranışların içine girilmesi son derece mahsurludur. Bir ve beraber olmalıyız diyerek Yenikapı ruhunun oluşmasında büyük katkı sağladı bu noktada. Biz MHP olarak Yenikapı ruhu gibi bir anlayışla Adalet ve Kalkınma Partisi ve milletimizle beraber yol alırken bir mücadele içerisine girdiğimiz ortamda bugün Memleket Masasını teklif edenler, MHP böyle bir tavır içerisine girdi diye MHP’nin içerisinde isyan çıkarmaya çalıştılar. MHP’den ayrılmayı tercih ettiler. Asla ve asla AK Parti ile beraber olunmaz, Cumhurbaşkanı ile beraber olunmaz diyerek, MHP’yi suçlayanlar ve bundan dolayı bu anlayışla siyasetlerini oluşturanlar,  sırf bu birlikteliğe tepki olarak kendilerini tarif edenler,  bugün kalkıp da böyle bir birlikteliği oluşturma gayreti içerisinde gösteriyorlarsa kendilerini bunun samimiyet ölçülerinin milletimiz tarafından da sorgulanacağını çok iyi bilmek durumundadırlar. Biz bunun samimiyet ölçüleri içerisinde olmadığını biliyoruz. Bu noktada altında başka siyasi manevraların ve hamlelerin de yer aldığını görüyoruz. Özellikle HDP ile bir araya gelinen ortamda, uzun süredir HDP, CHP ve İYİ Parti’nin birlikte hareket ettiği bir süreçte, bu yakın zamanda yaşanan gelişmeler, bir anda sanki PKK’nın siyasi uzantısı olduğunu yeni keşfetmişler gibi bir siyasi manevra sürecinin olduğunu görüyoruz. Bu siyasi manevra sürecinin de sebebi belli. Kendilerine oy veren, milli duygulara sahip olan seçmenlerimizin, bu birlikteliğin daha fazla deşifre olduğu bir ortamda artık daha fazla desteğinin olamayacağını anlayarak göstermelik bir tavır içerisinde olduklarını görüyoruz. Hiç kimse şüphe etmesin ki bu yapılar, bu partiler, seçim sürecine girildiğinde tekrar beşlik simit gibi bir araya dizilerek, Cumhur İttifakı’nın karşısında duracaklar ve Türkiye’de bu sistemi, milli ve yerli bu gidişatı bozmak noktasında birlikte hareket edeceklerdir” açıklamalarında bulundu.

CUMHUR İTTİFAKI NE KADAR SÜRE DEVAM EDECEK?

Cumhur İttifakının ne kadar daha devam edeceği sorusunu yanıtlayan MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, “Türkiye’de Cumhur İttifakı milli bir dayanışma ruhu içerisinde, Türkiye’nin geleceğini 2023, 2071 vizyonlarını ortaya koyarak Mustafa Kemal Atatürk’ün mubasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma idealini kendine ideal olarak benimsemiştir. Cumhur İttifakı’nın ittifak protokolünde bu vardır. Bu şekilde dünyada adaleti, merhameti hakim kılacak ve Türkiye’ye yönelen bütün tehdit ve tehlikeleri bertaraf edecek anlayış birliğiyle hareket eden bir yapıdır. Dolayısıyla bu yapı kenetlenmesini inşallah milletimizle gerçekleştirmektedir ve gerçekleştirecektir. Bundan sonra da yoluna bu şekilde devam edecektir” dedi.

“TERÖRLE MÜCADELENİN YANINDAYIZ”

İYİ Parti’nin Sırrı Süreyya Önder ile görüştüğü iddiasıyla tartışılmaya başlanan ve sonucunda “Kim daha milliyetçi?” noktasına çekilen olayla ilgili Milletvekili Bülbül “AK Parti çözüm süreci içerisindeyken bu sürece en şiddetli tepkiyi gösteren MHP idi. Sayın Binali Yıldırım’ın başbakan olduğu süreçte ‘Biz çözüm denilen bu meseleyi yerin yedi kat dibine yedi tane kilitle gömdük, bir daha çıkmamak üzere’ dediği ve Türkiye‘nin tarihi bir terörle mücadele sürecini ortaya koyduğu bir ortamda, bunu gördüğü yerde MHP samimi bir mücadelenin yanında durur. Samimi mücadele bugün AK Parti’nin ve hükümetin, Sayın Cumhurbaşkanı’nın terörle vermiş olduğu mücadeledir. Biz o gün yanlış bulduk, terörle müzakere edilmez, mücadele edilir dedik, karşısında yer aldık. Ama bugün terörle mücadele ediyorsa benim devletim, bu manada verilen mücadelede sonuna kadar Türkiye’de bu yapıyla olmak gerekir. Bugün ben terörle mücadelenin yanındayım, siz neredesiniz? Siz terörle mücadelenin yanında değil, terörle mücadelenin karşısında olan yapıların ve terörün siyasi uzantısı haline gelmiş, TBMM’de terör örgütünün siyasi emellerini yerine getirmek için faaliyet gösteren bir siyasi partiyle beraber iş tutmuşsunuz, beraber hareket etmişsiniz. Akiller diye Türkiye’de birilerini dolaştırmaya kalktılar, ben il başkanı olduğum dönemde Sakarya ‘da buna en net tepkiyi koyan MHP oldu, bunu herkes biliyor. Türkiye terörle mücadele ederken MHP’nin duracağı yer bellidir, önemli olan diğerlerinin nerede duracağıdır. Terör odağı haline gelmiş yapılarla yan yana durmaya devam edenlerin, AK Parti’ye müzakere sürecini hatırlatmaya hakları yok. AK Parti o gün bunu yaptım ama bugün bundan ben kesin bir dönüş yaptım diyorsa bu bir fazilettir. Aynı fazileti bugün gösteremeyenler eleştiri hakkına sahip değildir” dedi.

“BU MANEVRALAR SEÇİME KADAR SÜRER”

Terör örgütünün meclisteki uzantısı HDP’nin kapatılması durumunda oy vereceklerini söyleyen İYİ Parti’nin samimi olmadığını düşünen Levent Bülbül, “Bu çıkışları siyasi olarak değerlendiriyoruz. Göstermelik salvoları kimse yemez bu ortamda. Biz yerel seçimler sürecinde birbirlerini incitmemek için HDP’nin kürdistan çıkışları olduğu zaman, Doğu ve Güneydoğuyu kürt yerleri olarak ifade ettiklerinde, Türk milletine, Türk devletine, Türk tarihine kin kustukları zamanlarda onlara ne kadar tepki verip vermediklerini biliyoruz. Onlar birbirlerini kızdırmamak için seslerini çıkarmadılar o süreçte. O süreçte de konuşan MHP olarak bizler olduk. Dolayısıyla o dönemde bunlara ses çıkarmayanların bugün HDP’nin kapatılması söz konusu olursa biz oy veririz demelerini samimi değerlendirmiyoruz. Seçim süreçlerine kadar bu tür manevralar devam edecektir. Çünkü talip oldukları tabanın içerisinde kendisini milli düşünen,  milli bir tavır içerisinde olduğunu iddia eden bir seçmen kitlesi de var. Onlara bir şey anlatabilmeleri lazım. Onları ikna ettikten sonra yine sağ görüşte olan milliyetçi duruşu olan insanları bir şekilde sol tarafa, zillet tarafına oy kaymasını yapmaları lazım, onların görevi budur. Bunu Cihan Paçacı da 31 Mart seçimlerinden sonra ‘Tarihimizde ilk defa sağ taraftan sol tarafa oy taşımayı başardık’ diyerek itiraf etmiştir. Meral Akşener ‘de bir tek ‘muhafazakarlardan taşıyamadık’  demiştir. Onu da taşıyacak yapıları oluşturdular. Şimdi o yapılar vasıtasıyla herhalde zillet tarafına yüzde bir olsa da, sıfır buçuk olsa da bir şeyler taşımayı hedefliyorlar” şeklinde konuştu.

SEÇİMLE GELEN SEÇİMLE GİDER Mİ?

 Bülbül, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapısı, vasıfları anayasada sayılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Dolayısıyla demokrasiyi sadece sandıktan çıkmak olarak değerlendirmemeli, demokrasinin bir ayağı da hukuk devleti kısmıdır. Herkes bu noktada hukuka karşı sorumludur. Bugün son anayasal değişiklikle birlikte, Cumhurbaşkanı dahil hukuken yaptıklarından dolayı sorumludur. Netice itibariyle seçimle gelenin seçimle gideceği aşikardır, ama bu seçildiği süreç içerisinde hukuka aykırı bir takım faaliyetler içerisine girildiyse, hatta bu hukuka aykırılık Türkiye’nin anayasal faaliyetlerini bozmaya yönelik faaliyetler ise, buna yönelik olarak demokrasinin gereği hukuk açısından bu faaliyetlerin sorgulanması, sonuçlanması ve bununla alakalı işlemlerin yapılmasıdır. Kayyum atama işlemlerini zorbalıkmış ya da haksız bir işlem gibi göstermek Türkiye’nin hukuk devleti niteliğine karşı baş kaldırmaktır. CHP’nin şu an yaptığı şey budur. CHP toplumu bu noktada yanıltmaktadır” dedi.

“CHP, HDP’NİN OYLARI İLE KAZANDI”

CHP’nin HDP’den ciddi oy aldığına değinen MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, “CHP bugün kazandığı büyük belediyeleri HDP oylarıyla kazanmıştır. Bu karşılıklı al-ver devam edecektir. Kendileri bu noktada birbirlerine hizmet etmek durumundadırlar. Vatandaşımızdan sadece ne kadar gizleyebilirlerse o kadar iyi olacaktır. Cumhur İttifakı’nın geleceği, başarısı ne kadar şeffaf ve ne kadar aleni olduğuna bağlıdır. Ne kadar şeffaf ne kadar aleni olursak biz siyaseten o kadar başarılı oluruz. Zillet İttifakının da başarısı iç siyasi ilişkilerini ne kadar gizleyip ne kadar saklayabildiklerine bağlıdır. Eğer çok profesyonelce ilişkilerini gizleyip saklı tutabilirlerse kendileri açısından başarılı olabilirler siyaseten. Terör örgütlerinin arka planda yerleştiği, onların verdiği suflelerle güdülen siyasetin ortaya çıktığı bir ortamda Millet İttifakından Zillet İttifakına destek veren seçmenlerimizin onlara destek verme ihtimali yok” şeklinde konuştu.

CUMHUR İTTİFAKININ GELECEĞİ NE?

Cumhur İttifakının geleceği hakkında açıklama yapan Levent Bülbül, “Cumhur ittifakının devamıyla alakalı olarak, 2023 hedefi doğrultusunda Cumhur ittifakı birliğini, beraberliğini sürdürmektedir. Liderlerin son açıklamalarına bakıldığı zaman Cumhur İttifakıyla alakalı olarak yolumuza bu şekilde devam edeceğiz şeklinde sağlam bir irade söz konusu. Milletimizden de karşılık bulan, teveccüh gören, vatandaşımızın güvenine mahsar olan bir harekettir. En önemli vasfı aleniliğidir.  Hedeflerini ortaya koymuş ve hangi düşünceler doğrultusunda bir araya gelindiğini açıklamıştır. Bir araya gelen unsurların tam olarak ne olduğu vatandaşımız tarafından net olarak bilinmektedir. Gizli bir ajandası yoktur. Arka planı söz konusu değildir. Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin kökleşmesi, kurumsallaşması Cumhur İttifakı açısından son derece önemlidir. MHP bu kurumsallaşma sürecini son derece önemsemektedir. Bundan dolayı biz Cumhur İttifakı olarak bu desteği vereceğimizi açıkladığımız gün, bu desteğin ilk baştan 5 seneyi kapsayacağını sayın genel başkanımız peşinen ifade etmiştir. Şu an bu süreci yaşıyoruz. Ama devamında da bunun milli ve yerli bir anlayışla Türkiye’nin meselelerini çözme noktasında 2071 vizyonu gibi bir vizyon var karşımızda. Bunlar önemli hedefler, bu doğrultuda da geleceğe güvenle bakıldığını ifade etmek gerekiyor” dedi.

SAKARYA’DA MHP’DE NE DEĞİŞİKLİKLER OLACAK?

Sakarya’da MHP’nin İl Başkanı kim olacak aday çıkacak mı?İlçelerde kaç değişiklik olacak? Kongre takvimiyle alakalı bir gelişme var mı? Sorularını yanıtlayan Vekil Bülbül, “Malum koronavirüs ile mücadele dolayısıyla henüz bunlar konuşulabilir durumda değil. Ama hukuken de bunların yapılması gereken bir dönem, bir süre var. Bunlar o sürelere riayet edilmek suretiyle gerçekleşecektir. O konuda bizler de çalışmalarımızı teşkilatlarımız yürütecektir” şeklinde konuştu.

TÜVASAŞ’IN MERKEZİ ANKARA OLMAMALI

Sakarya’nın gündeminde olan TÜVASAŞ’ın durumu ile ilgili düşüncelerini dile getiren Levent Bülbül, “TÜVASAŞ meselesin de tabi ki bizim de hassasiyetimiz var. Bunlar da hükümetle ve ilgili bakanlıkla da paylaşılmış hassasiyetlerdir. Ancak devletimizin bu noktada vereceği kararı bizler de takip ediyoruz. TÜVASAŞ’ın merkezinin Sakarya olması bizim de arzumuzdur. Fakat her şekilde TÜVASAŞ Sakarya’da üretimine devam edecek. Fabrika Sakarya’dan taşınmayacak fakat organizasyonun da Sakarya’dan yürütülmesi tabi ki öncelikli arzumuz. Bunlarla ilgili görüşmelerimizi sürdürüyoruz” dedi. Cadde 54 ile ilgili takipçilerden gelen soruya Bülbül “Cadde 54 süreci devam ediyor. Dosya şu anda Yargıtay’ta” dedi. Nostaljik Tramvay projesini destekleyip desteklemediği sorulan Bülbül “Mesele benim destekleyip desteklememden öte, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem Yüce’nin seçim döneminde vaat ettiği bir proje. Milletimize, şehrimize yararlı bir iş olacaksa hayırlı olsun” dedi.

AÇIKLANAN EKONOMİK TEDBİR PAKETİ YETERLİ Mİ?

Pandemi sürecinde hazırlanan ekonomi paketinin yeterliliğini yorumlayan Vekil Levent Bülbü, “Pandemi süreciyle biz devletimizin başarılı bir şekilde mücadele ettiğini düşünüyoruz. Sadece sağlık yönüyle değil, sağlık bakanımıza ve sağlık çalışanlarımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Sakarya’da çok zorlu bir sürecin içerisinden geçti. Sakarya’da sağlık yönünden imkanlarımız kısıtlıydı, yapısal bazı eksikliklerimizden kaynaklanan, geçmişten gelen kronik problemlerimiz Sakarya’da mücadeleyi biraz daha zorlu hale getirebilirdi. Fakat buna rağmen Sakarya’daki bürokrasimiz başta valiliğimiz olmak üzere, il sağlık müdürümüz, hastanelerimiz, burada çalışan bütün sağlık çalışanlarımız, son derece önemli bir sıkıntıyı Sakarya adına bertaraf etmiş oldu. İlk başta çok yüksek sayılarla girdik fakat Türkiye genelinde plato sürecine birçok ilden daha önce girmiş olduk. Ekonomik tedbirler açısından da bakıldığında çalışma bakanlığının, hazine ve maliye bakanlığının, diğer bütün bakanlıkların almış olduğu tedbirlerde çok hızlı ve dinamik bir faaliyet yürütüldüğü kanaatindeyiz.  Tamamen eksiklikleri, sıkıntıları bertaraf edebilmenin yüzde yüz bir yolu yok ne yazık ki. Ama devletimiz mevcut ekonomik zorluklar içerisinde dahi son derece fedakarca hareket ederek, alt gelir seviyesindeki milyonlarca vatandaşımıza direk para yardımı yapmak suretiyle, esnafımıza, sanayicimize uzun vadeli düşük faizlerle vermiş olduğu kredi imkanlarıyla, kısa çalışma ödeneğiyle, ücretsiz izne çıkarılan çalışanlara verilen ödenekle, işçilerin 3 ay süreyle işten çıkarılmasının yasaklanması gibi önemli tedbirler geliştirildi. Bu konuda normalleşmeye gidilmesiyle birlikte yeniden bir takım bazı tedbirlerin devamı veya yeni bir takım tedbirlerin alınması da söz konusu olabilir. Bu bayram sonrası meclis açıldıktan sonra gündeme gelecek konulardan bir tanesidir. Vergiler, primler bunların tekrar yapılandırılması gibi meseleler gündemimizde olacak meselelerdir. Devletimizin elinden geldiği kadar ihtiyaçlara cevap vermeye çalıştığını görüyoruz. Bayram sonrası bir anda eskiye dönmemiz mümkün olmayacak. Biz yeni bir normali konuşacağız. Kontrollü bir sosyalleşme, faaliyet söz konusu olacak. Bu çerçevede bazı kısıtlalar yine devam ediyor olacak” şeklinde konuştu.

“DARBEYE KALKIŞAN BEDELİNİ ÖDER”

Ülkede darbe olur mu sorusunu yanıtlayan MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, “Kalkışan bedelini öder. 15 Temmuz’da neler olduğunu çok net bir şekilde gördü. Buna tekrar kalkışanlar kesinlikle acı bedellerini ödemeyi göze almalıdırlar. Bu noktada Türkiye’nin demokrasiden taviz vermesi gibi bir ihtimal söz konusu değildir. Hayallerini görenlerin olanların, bunları dillendirenlerin, heveslenenlerin olduğunu görüyoruz. Siyasi açıdan bir türlü milletin gönlüne giremeyenlerin bu noktada vatandaşın gönlünde yer etme noktasında ümidini yitirip, başka çare kalmayınca bu kalkışmalara ihtimalleri her zaman olabilir. Türkiye bu konuda tedbirlerini alıyordur. Siyaseten biz de bu konuda dikkatliyiz. Bu hevesleri olanların hevesleri kursaklarında kalır” dedi.

“CHP, TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİ İNFAZ YASASINDAN YARARLANSIN DİYE UĞRAŞIYOR”

İnfaz yasasını değerlendiren Bülbül, “Bu konu ilk başta istismar edilmeye çalışıldı. Biz cinsel suçları, terör suçlarını, uyuşturucu ticaretini, adam öldürme suçunu, eziyet, işkence gibi suçları bunlardan ayrı tuttuk. Bütün bu istisnalara, bunları ayrı tuttuğumuzu açıkça beyan etmemize rağmen bu suçlar da infaz yasasından yararlanacakmış gibi bir hava yaratıp AKP ve MHP’ye karşı siyasi bir argüman olarak kullanmaya çalışıldı. Ama süreç istismar edilebilecek bir süreç değildi. Biz çok hızlı bir şekilde bu yasayı çıkarmaya çalıştık. Bunun da sebebi cezaevinde 300 bin civarında mahkumun olmasıydı. Cezaevinde bu salgın hastalığın yayılması bir kabustur. Bunlar Türkiye’nin milli güvenliğine dair bir takım sıkıntıları dahi doğurabilir. Ama en önemlisi hangi suçları işlemiş olurlarsa olsunlar onlar da bizim insanımızdır. Dolayısıyla biz de bundan dolayı hızlı hareket etmeye çalıştık. İnfaz yasasından yararlanıp dışarı çıkan vatandaşlarımız covid-19’dan korunsun içeride yatan mahkumlar da en azından 30 kişilik koğuşlarda yatacağına 10 kişilik koğuşlarda yatsın, en azından sağlık açısından insani seviyelere erişsin. Bu güne kadar covid-19’un cezaevlerinde yayılmadığını görüyoruz, bu da infaz yasasıyla ve alınmış olan tedbirlerle olmuştur. CHP infaz yasasıyla ilgili anayasa mahkemesine iptal başvurusunda bulundu. Bütün ümidi eşitlik yasasına aykırılık gerekçesiyle iptal edilsin, terör örgütü üyeleri de bundan faydalansın diye şu an mücadele veriyorlar. İnfaz düzenlemesinin eşitlik ilkesiyle uyuşmadığını söyleyip, düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine taşıdılar. Bu HDP ile bir ve beraber hareket etme açısından da son derece önemli bir meseledir” şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)